Türkiye'nin en iyi sağlık internet sitesine hoş geldiniz.

Kadınca Yaşam

Kadınca Yaşam (25)

Saçımı haftada kaç kez yıkamalıyım? Bu, kuaförlerin düzenli olarak aldığı bir sorudur. Kişinin sahip olduğu saç tipine, saç rengine ve diğer faktörlere bağlıdır. Saç yıkama sıklığı kişiye ve onlar için en iyi olanı bulmaya bağlıdır.

;açınızı yıkamak, sağlıklı büyümeyi sürdürmek ve sonunda kafa derisi enfeksiyonlarına yol açabilecek ürün veya yağ birikmesini önlemek için hayati önem taşır. Saçınızı hangi sıklıkla yıkamanız gerektiğine karar vermeden önce göz önünde bulundurmanız gereken bazı faktörler şunlardır;

1. Yağlı Saç;

Yağlı saçlar, saç derisinde ve saçta yağ birikmesini önlemek için en iyi şekilde günlük olarak yıkanır. Saçınız çok gür, uzun veya kıvırcık değilse, fazla yağlandığında günde bir kez yıkamanız yeterli olacaktır.

2. Kuru veya Hasarlı Saçlar;

Cildin ürettiği doğal yağlar saçı ve saç derisini koruduğu için kuru veya hasarlı saçlar çok sık yıkanmamalıdır. Saçınız susuz kalmışsa, iyileşmesi için zaman tanımak için her beş veya yedi günde bir yıkayabilirsiniz. Aşırı şampuanlama, özellikle arındırıcı bir şampuan kullanılıyorsa, saçların kurumasına ve hasar görmesine de neden olabilir.

3. Dalgalı veya Kıvırcık saç;

Yoğun ve kıvırcık saçlar da çok sık yıkanmamalıdır. Bunun nedeni, kafa derisi tarafından üretilen yağın saçı kaplaması ve iyice beslemesi daha uzun sürer. Temel kural, saçı her dört ila beş günde bir yıkamaktır. Bu işe yaramazsa, bir gün önce veya bir gün sonra yıkamayı deneyin.

4. İnce Saç;

İnce, düz saçlar en çabuk yağlanır, bu nedenle temiz tutmak ve büyümeyi desteklemek için gün aşırı yıkamanızda bir sakınca yoktur. Saçta çok fazla yağ kalmasına izin vermek de saçı ağırlaştırarak saçın daha az hacimli görünmesini sağlar.

5. Kalın Saç;

Bu saç dokuları daha uzun süre neme ve yağa tutunma eğilimindedir. Haftada bir yıkamak sağlıklı kalması için yeterlidir.

Saç Yıkama Programınız Mevsimlere Göre Değişmeli mi?

Kesinlikle! Mevsimsel değişimin saçın durumu üzerinde önemli bir etkisi olabilir. Örneğin kış, saç derisinin daha az yağ ve ter ürettiği için saçı daha kuru yapma eğilimindedir. Yaz ise kafa derisini terletir ve yağlandırır. Bu nedenle saç yıkama programınız, saçın yağlı veya dağınık hale gelmesinin ne kadar süreceğine göre değişmelidir.

Şampuanın Saçınıza Etkileri

Şampuan, yağı hapsederek ve suyla yıkarken dışarı taşıyarak çalışan bir emülgatördür. Saç derisi, cildi nemli tutmak ve tozdan ve bakterilerden korumak için doğal yağlar üretir. Saçınızı şampuanla yıkamak, fazla yağın deriden atılmasını ve saç sağlığını korumak için bir miktar geride kalmasını sağlar. Bununla birlikte, şampuan aşırı kullanıldığında, saç derisini ve saçı tüm uçucu yağlardan arındırarak hasara maruz bırakabilir.

Saçları kuru olan kişilerde kepek bazen şampuanla aşırı yıkamadan kaynaklanabilir. Şampuanlama saçlarınız için iyidir, özellikle birkaç gün yıkamadan sonra kaşıntı ve kepek yaşarsanız. Şampuan seçiminiz yanlış sonucu çıkarılailir.

Saçınızı Yıkamadan Ne Kadar Kullanabilirsiniz?

Bazı insanların saçlarını her gün yıkaması gerekirken, bazıları bir veya iki haftayı yıkamadan geçirebilir. Saçınızı yıkamak için ihtiyacınız olan genel belirtilerden bazıları şunlardır:

1. Saçınız Yağlı Hissetmek;

Bu, saçınızın yıkanmaya ihtiyacı olduğunu gösteren ilk işarettir. Parmaklarınızı parmaklarınızın arasından geçirdiğinizde saçınız yağlı hisseder ve parmaklarınızda biraz yapışkan, yağlı tortu oluşur. Bu aşamadan sonra beklemek saç derisinde kaşıntıya ve kokan saçlara neden olabilir.

2. Ürün Kullanma;

Saç spreyleri, şekillendiriciler, serum veya yağ gibi birkaç ürün kullanırsanız, saçta ve saç derisinde birikmeye başlayarak kalın ve yapışkan hale geldiğini fark edeceksiniz. Ürünler ağırlaştırdığı için saçınıza ince bir görünüm de verir.

3. Saç Karışıklığı;

Sonunda, yağ, saç ürünleri ve kir saça bulaştığında, saçlar birbirine karışır. Saçınızı taramak da daha zor hale gelir. Bu, kesinlikle yıkama zamanının geldiğini bildiğiniz zamandır.

4. Saç Dokusu Kapalı Görünüyor;

Yıkadıktan ve yumuşattıktan hemen sonra tanıdık saç dokusu veya salondan çıkar çıkmaz günlerce kalan doku, saçlar kirlendiğinde bozulabilir. Artık pürüzsüz hissetmediğinizde, yıkama zamanı.

5. Saçınız Garip Kokuyor;

Şampuanınızın/saç kreminizin saçınız hakkında harika hissetmenizi sağlayan kokusu gitmiş; yerini yağlı ve terli, saçı fırçalarken parmaklarınıza yapışan ya da etrafınızdaki havada hoş olmayan bir koku alır. Kokulu saçlar, umutsuzca yıkamanız gerektiğinin bir işaretidir.

Saç Yıkama Günlerinizi Nasıl Uzatabilirsiniz?

Saç yıkama arasındaki süreyi uzatmanın birkaç yolu vardır. Popüler bir yöntem, saçtaki fazla yağı emen bir toz veya sprey olan 'kuru şampuan' kullanmaktır. Teknik olarak saçınızı temizlemez ama yıkamalar arasında size biraz zaman kazandırır.

'Temizleyici yumuşatıcılar' ile birlikte yıkama, hızla büyüyen bir trend. Deterjan içermeyen tek bir ürün saçın hem yıkanmasını hem de bakımını yapar. Birlikte yıkama, doğru yapıldığında normal yıkamalar arasındaki zaman dilimini önemli ölçüde iyileştirebilir.

Saçınızın çok yağlı olmadığını fark ederseniz, normal şampuan yıkamaları arasında sade bir suyla yıkama yapabilirsiniz. Su, bazı kiri, teri ve poleni temizleyebilir. Bununla birlikte, saç kremi ile normal yıkamanın yaptığı gibi saçı temizlemez.

Saçınızın Yıkanmaya İhtiyacı Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

İşte saçınızın yıkanmaya ihtiyacı olduğunu söyleyen en önemli faktörler:

1. Yağ

Saç deriniz, cilde ve saça çeşitli faydaları olan sebum adı verilen yağlı bir madde salgılar. Yağ ayrıca saçınızın kirlenmesine ve dokusunu değiştirmesine neden olan suçludur. Üretilen yağ miktarı, genetiğinize, yaşınıza ve cinsiyet ve çevre dahil olmak üzere diğer birçok faktöre bağlıdır. Saçınız çok yağlıysa, her gün yıkamanızda bir sakınca yoktur.

2. Saç Tipi

Kıvırcık ve dalgalı saçlar yıkamadan daha uzun süre uzayabilirken, düz ve ince saçları her gün yıkayabilirsiniz. Öncelikle saçınıza düzenli olarak kimyasallarla işlem yapıyorsanız, aşırı sert şampuanlar kullanmamaya özen göstermelisiniz.

3. Ter Birikimi

Ter, saçlarımızın ne kadar dağınık ve kirli hale gelmesinde önemli bir rol oynar. Ter, cilt salgılarıyla beslenen ve saçınızın kötü kokmasına neden olan toz ve bakterileri biriktirir. Sıcak-nemli bir ortamda yaşıyorsanız, saçınızı düzenli olarak yıkamak onu temiz tutmalıdır. Terli bir antrenmandan sonra saçınızı yıkamak da iyi bir fikirdir.

4. Toz, kir ve polen

Açık havada seyahat ediyorsanız veya çok fazla ev temizliği yapıyorsanız veya bahçecilikle uğraşıyorsanız, saçınızda toz ve alerjenlerin birikme olasılığı yüksektir. Bu malzemeler sadece saçınıza zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda sizi alerjilere daha yatkın hale getirir.

5. Şekillendirici Ürünler

Saç şekillendirme ürünleri saçta ve saç derisinde birikir ve sonunda kokmaya başlar. Bu ürünleri sık sık kullanmak saçınızı sık sık yıkamanızı gerektirecektir. Bu maddelerin kafa derinizde çok uzun süre kalmasına izin vermek de iyi bir fikir değildir.

Saçınızı Nasıl Düzgün Yıkarsınız?

Saçınızı ne sıklıkta yıkamanız ve nasıl yıkamanız gerektiğine dair tek bir yaklaşım yoktur. En iyi sonuçları elde etmek için saçınızı nasıl yıkayacağınızı, doğru şampuanı nasıl kullanacağınızı ve ne sıklıkta yıkamanız gerektiğini bulmanız gerekir. Ancak saçınızı yıkamak için daima ılık su veya oda sıcaklığında su kullanın.

Saç tipinize uygun bir şampuan seçin ve şampuanı saç derinize nazikçe masaj yaparak tüm yağı almak için gezdirin. Kıvırcık saçları yıkarken şampuanınızı saçınızın her tarafına yaymanıza gerek yoktur, çünkü durularken saç uçlarına kadar ulaşır.

Son olarak, saç tipiniz kuru ise, saçınızı yıkadıktan sonra şekillendirmeniz çok önemlidir. Saç kremi uygulayın ve durulamadan önce beş ila yedi dakika orada bırakın. Alternatif yöntemler veya ürünler denemek istiyorsanız, her zaman adım adım başlayın ve ani geçişlerden kaçının.

Saçınızı yıkama sıklığı kişiden kişiye değişir. En iyi şampuan ve saç yıkama yöntemini bulmak için deney yoluyla bir rutinin anlaşılması gerekir. Saç kremi, özellikle kuru saça sahip kişiler için gereklidir.

Teknolojinin gelişmesi, hareketsiz yaşamı da beraberinde getiriyor. Ofiste masa başında uzun çalışma saatleri ile birlikte, kalorili beslenme ve obezitenin görülme sıklığı da her geçen gün artıyor. Obezite ile birlikte gelen metabolik sendrom ise bir çok hastalığa davetiye çıkarıyor.

Her sabah kalkmaya o kadar alışmışızdır ki, uyanmamız esnasında bedenimizde olup bitenleri genellikle pek düşünmeyiz. Oysa bu sırada bedenimizde mucizevi bir alarm sistemi harekete geçmiş ve bizi uyandırmıştır. Çünkü bedenimiz adeta zamanı algılayan bir saatle birlikte yaratmıştır.

Günümüzde kadınlar, gerek ekonomik zorunluluklardan dolayı aile bütçesine katkıda bulunmak amacıyla, gerekse yaşam standartlarını yükseltmek, meslek sevgisi, toplumda prestij kazanmak, çevre edinmek, yeni insanlar tanımak ve eşinin yanında konumunu yükseltmek gibi bir dizi psikolojik nedenlerle çalışma hayatında yerlerini almışlardır.

Anne ve baba adayı, anne adayının hamile olduğunun haberini aldıktan sonra aileye katılacak yeni üye hakkında hayal kurmaya başlar. Anne bu süre boyunca anneliğe özgü bir temsile sahip olur ve bilinçaltında çocuğunun kime benzeyeceğini, nelerden hoşlanacağını, nasıl vakit geçireceklerini, hatta hangi okullara gideceğinin hayalini kurar.

Her anne babanın çocuğuna öğretmek istediği en önemli değerlerden biri dürüstlüktür. Peki, dürüst olmak, doğrunun söylenmesi herkes için bu kadar önemliyken "yalan" neden ve nasıl ortaya çıkmaktadır?

Yüksek topuklu ayakkabılar günümüzde birçok bayan tarafından yoğun olarak kullanılmakta ve çok da sevilmektedir. Ancak hoş bir görünüm sağlaması ve boyu da uzun göstermesine rağmen bu ayakkabıların vücuda oldukça çok zararları bulunmaktadır.

Bazılarımız kışın evde yanan kalorifere rağmen 3 kat pijamayla uyur. Bazıları ise yazın sıcaklık 40 derece de olsa mutlaka bir hırka taşır. Peki, bu insanların sürekli üşüyor olmasının tıbbi bir açıklaması var mıdır? Yoksa, sadece nadir görülen bir intolerans mıdır?

William Shakespeare "Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz ? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar." demiş. Acaba bunu gerçekten yapabiliyor muydu, yoksa sadece yaşam tecrübesi bu yönde miydi bilemeyiz ama gerçekten yapabiliyorsa mutlu olmak için çok zorlanmadığı kesin.

Hiç düşündünüz mü bir arkadaşımızla karşılaştığımızda ona "Merhaba" demeden önce başka neler diyoruz? Sadece kullandığımız kelimeler ile mi sınırlı kalıyoruz? Kelimeler dışında hareketlerimizin, mimik ve jestlerimizin, beden duruşumuzun, insanlarla aramıza koyduğumuz mesafenin, giyimimizin iletişim içinde çok önemli bir yeri olduğunu biliyor muyuz?

Site İçi Arama