Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Edebiyatla Yemek İç İçe -- "Bursa’nın yöresel lezzetlerini şık restoran konseptleri ile ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Gezen Çocuk Festivali -- "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesinin katkıları ile ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."

Çocukluk, yaşam zincirinin doğal ve değişmez halkalarından biridir ve çocukluk insan yaşamının bir evresi, yetişkinin de kaçınılmaz geçmişidir. Bu evrenin süjesi “çocuk” kimli veya kimsesiz, varlıklı veya varlıksız, suçlu veya suçsuz, beden veya ruh sağlığının bozuk olup olmaması göz önünde bulundurulmaksızın, “sağ ve tam doğduğu andan reşit olduğu ana kadarki çevrede bulunan gerçek kişi”dir.

Sözlük anlamı “insan yavrusu” olarak tanımlanan çocuk, ceza hukuku açısından belirli bir yaşın altında olan kişidir. Bu yaş sınırı ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, genel olarak 18 ile 21 yaşlar arasında olduğu görülmektedir.

Ancak son yıllarda cezai rüşt yaşını aşmakla beraber, tam olgunlaşmamış gençlerin durumu cezacıların da dikkatini çekmektedir.

Çağımızda Türkiye dahil, insanların 18 yaşını bitirdiklerinde tam bir olgunluğa kavuşmadıkları açıktır. Olgunlaşma en azından 21-22 yaşlarına kadar sürmektedir. Bu nedenle “çocuk suçluluğu” kavramı artık yalnızca çocukluğun son dönemini değil, gençlik çağının da önemli bir bölümünü kapsamaktadır.

 “Her doğan çocuk, daha önce kendisinden evvel dünyaya gelmiş yada daha sonra doğacak olanlara hiç benzemeyen, ana ve babasının özelliklerini taşımaktan öte bir varlıktır. Şöyle ki, vücudunun her hücresinde atalarının da eskiden beri süregelen katkıları söz konusudur.”

Çocukluğun tarihsel gelişimine baktığımızda, Eski Yunan ve Roma Medeniyetlerinde çocuğun yaşayıp yaşamayacağına karar verme yetkisinin babaya ait olduğu görülmektedir. O dönemin düşünürleri Aristo ve Platon da çocuğun bir eşya gibi babanın mülkiyetinde olmasını kabul etmişlerdir. Daha sonraki dönemlerde ise özellikle Hristiyanlığın kabulüyle çocuk, tanrının ve devletin malı olarak kabul edilmeye başlanmış; özellikle savaşların yoğun olduğu bu dönemlerde çocukların asker olarak kullanıldığı görülmüştür. 16. yüzyıla kadar 6 yaş sınır kabul edilmiş; bu yaşın altındaki çocuklar “çocuk” kategorisinde değerlendirilmiş, daha büyükler ise farklı kavramlarla nitelendirilmişlerdir.

“Çocukluk kavramı, toplumdan topluma, zamandan zamana değişen dinamik bir kavramdır. Bugün bile herkesin üzerinde görüş birliğine vardığı, çocuğun net bir tanımı yapılabilmiş değildir.”

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1. maddesine göre “daha erken reşit olma durumu hariç, 18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır” (UNICEF, 1998) şeklinde genel tanımı yapılan “çocukluk” kavramı üzerine çeşitli görüşler vardır.

Hukuki Açıdan Çocuk Kavramı

Türk Ceza Kanunu’nda “çocuk” kavramı 6. ve 31. Maddelerde tanımlanmıştır. “Çocuk” madde 6’da “henüz 18 yaşını doldurmamış kişi” olarak tanımlanırken, madde 31’de “çocukluk” 0-12, 12-15 ve 15-18 olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Buna göre; 12 Yaşını Bitirmemiş Olanlar Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

12 Yaşını Bitirmiş, 15 Yaşını Doldurmamış Olanlar Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı halinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği taktirde 12 yıldan 15 yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği taktirde 9 yıldan 11 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası 7 yıldan fazla olmaz.

15 Yaşını Bitirmiş, 18 Yaşını Doldurmamış Olanlar Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği taktirde 18 yıldan 24 yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği taktirde 12 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası 12 yıldan fazla olamaz.

T.C.K 33. maddede fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, 15 yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, 18 yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler hakkında; 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, 18 yaşını doldurmuş olup da 21 yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında da uygulanacağı belirtilmektedir.

Ç.M.K.’da Çocuk Kavramı

Çocuk Mahkemeleri Kuruluş Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, 21 Kasım 1979 tarihinde 2253 sayılı kanun olarak kabul edilmiş ve 6 Kasım 1981 tarihli 2552 sayılı ve 25 Şubat 1988 tarihli 3412 sayılı kanunlar ile iki kez değişikliğe uğramıştır.

2253 sayılı Ç.M.K. çocukları, yaş grupları bakımından fiili işlediği zaman 11 yaşını bitirmemiş olanlar ve fiili işlediği zaman 11 yaşını bitirmemiş olanlar olmak üzere ikiye ayırmıştır.

11 Yaşını Bitirmemiş Olanlar

Ç.M.K. 11. maddeye göre, fiili işlediği zaman 11 yaşını bitirmemiş olanlar hakkında kovuşturma yapılamaz ve ceza verilemez. Ancak, fiil kanunen 1 seneden ziyade hapis cezasını veya daha ağır bir cezayı gerektirir ise haklarında Ç.M.K. 10. maddedeki tedbirlerden biri uygulanır. Bunlar :

- Veliye, vasiye veya bakıp gözetmeyi üzerine alan akrabadan birisine teslim etme.

- Bakıp gözetmeyi üzerine alan güvenilir bir aile yanına yerleştirme.

- Bu maksatla kurulmuş çocuk bakım ve yerleştirme yurtlarına veya benzeri resmi yahut özel kurumlara yerleştirme.

- Genel ve katma bütçeli daireler, mahalli idareler, bankalar, iktisadi devlet teşekkülleri ve bunların ortaklıkları tarafından kurulmuş fabrika, müessese veya ziraat işletmeleri veya benzeri teşekküllerle işyerlerine yahut meslek sahibi bir usta yanına yerleştirme.

- Resmi veya özel bir hastaneye veya tedavi evine yahut eğitimi güç çocuklara mahsus kurumlara yerleştirme.

11 Yaşını Bitirmiş, 15 Yaşını Doldurmamış Olanlar

Ç.M.K. 12. maddeye göre çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğine bakılır ve yeterince gelişmemiş olanlara T.C.K. 31. maddedeki tedbirlerden biri uygulanır.

Ç.M.K.’nın 20. maddesine göre incelenip, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği tespit edilen 11 yaşını bitirip 15 yaşını doldurmamış küçükler hakkında indirimli cezalar verilir. Bunlar;

- İdam cezası yerine 15 sene, müebbet hapis yerine 10 seneden aşağı olmamak üzere hapis cezası verilir.

- Diğer cezalar yarı yarıya indirilir. Ağır cezaları hapse çevrilir. Ancak, bu fıkranın tatbiki suretiyle hükmolunacak cezalar her fiil için 7 seneden fazla olamaz.

- Kamu hizmetinden men ve genel güvenlik gözetimi altına alma cezaları uygulanmaz.

Ceza ve tedbirlerin uygulanmasından önce gerekirse küçüğün aile, terbiye, okul durumu, gidişatı, içinde yetiştiği ve bulunduğu şartlar veya bunlar gibi gerekli görülen sair hususlar çocuk mahkemeleri nezdinde görevlendirilmiş olan sosyal hizmet uzmanları veya yardımcıları veya pedagog, psikolog, psikiyatr gibi uzmanlar tarafından araştırılır.

Çocuk mahkemelerinde görevlendirilmiş bu personelin iş durumlarının müsait olmaması veya görevin bunlar tarafından yapılmasında engel bulunması veya atama yapılmamış olması hallerinde çocuk mahkemeleri araştırmanın yapılması için resmi veya özel kurum ve kuruluşlarda çalışan uzmanları, bunların da bulunmaması halinde bu araştırmayı yapabilecek nitelikte olan kimseleri görevlendirir. Yapılan inceleme sonucu gerekirse çocuğun bir müşahede merkezinde, müşahede altında tutulmasına karar verebilir.

bigdata kurtarma

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top