Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Edebiyatla Yemek İç İçe -- "Bursa’nın yöresel lezzetlerini şık restoran konseptleri ile ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Gezen Çocuk Festivali -- "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesinin katkıları ile ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."

Nafaka dendiği zaman aklımıza hemen eşler arasında geçen, boşanmayla mali durumu yoksulluğa düşen tarafın diğer taraftan ödenmesini talep ettiği “nafaka” kavramı gelmektedir. Yardım nafakası ise nafaka türlerinden bir tanesi olup eşler arasında talep edilen nafaka türünden oldukça farklıdır.

Yardım nafakası nedir?

Yardım nafakası Türk Medeni Kanunundan ileri gelmektedir. Türk Medeni Kanun uyarınca Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri refah içinde bulunmalarına bağlıdır.

Yardım nafakası; kendisine yardım edilmediği zaman yoksulluğa düşecek olan kişinin üst soyundan ya da alt soyundan talep ettiği parasal yardımdır.

Yardım nafakası davalarını kimler açabilir?

Uygulamada bu tür davaları 18 yaşını geçmiş ancak eğitim hayatı devam eden çocukların ebeveynlerine açtığı davalar olarak görmekteyiz. Kanun tanımına baktığımızda yoksulluğa düşmüş her kişi bu davaları açabilir.

Yardım nafakası davaları kimlere karşı ileri sürülür?

Bilindiği üzere evlilik birliğinde dünyaya gelmiş müşterek çocukların velayeti boşanma sonrasında ya annede ya da babada kalmaktadır. Her ne kadar ülkemizde çok yaygın olmasa da ortak velayet de söz konusu olabilir. Ancak ebeveynlerin çocukları üzerindeki velayet hakkı çocukların 18 yaşına girmeleriyle son bulur. Günümüzde ise bir bireyin 18 yaşında ayakları üzerinde durabilecek maddi olgunluğa sahip olmadığı aşikardır. Eğitim hayatı sonlanmamıştır, dolayısıyla çocuklar bu dönemde hala ebeveyn desteğine ihtiyaç duymaktadırlar.

Bazı ailelerde ebeveynler çocuklarına maddi destek sağlamak konusunda gönüllü olmazlar. İşte bu noktada 18 yaşını geçmiş, eğitimi devam eden, geçinmek için yeterli maddi kazanç elde edemeyen bireyler ebeveynlerine karşı yardım nafakası davası ikame edebilirler.

Elbette ki bu davanın tarafları bu kadarla sınırlı değildir. Kanun tanımından hareket edecek olursak bu dava; çocuklara, torunlara, anne, babaya, büyük anne ve büyük babaya ve kardeşlere karşı ileri sürülebilir.

YARDIM NAFAKASI DAVALARINDA İSTİSNAİ DURUMLAR VAR MIDIR?

Yardım nafakası konusu kişilerin vicdanına bırakılmayan, ahlak kuralları çerçevesinde değerlendirilen sosyal bir ödev olarak kanunda yer almıştır. Bu nedenle de bu ödevin ortadan kaldırılması yasa maddesi ile sınırlandırılmıştır. Buna göre;

  • Aile bağlarının zayıflamış olması nafaka ödevini ortadan kaldıran bir neden değildir.
  • Aileye karşı sorumluluklarını ihmal edenler, nafaka talebinde bulunamazlar.
  • Mirasçılıktan çıkarılma nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir nedendir.
  • Çocuğun yüksek öğrenim görmesi, ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyecek bir işte çalışması nafaka sorumluluğunu ortadan kaldıran bir neden değildir.

Yardım nafakası miktarı nasıl belirlenir?

Yardım nafakasının amacı, talep edenin geçimini sağlayacak kadar miktarın talep edene ödenmesidir. Dolayısıyla bu dava, talep eden tarafından zenginleşme aracı olarak kullanılamayacaktır. Davanın ikame edildiği kişinin ise mali gücüne uygun bir miktar belirlenmesi gerekir. Yani, davalıdan istenecek meblağ, üzerinde karar verildiği takdirde davalının fakirleşmesine, yaşam güçlüğü çekmesine neden olmayacaktır.

Faydalı olması dileğimle…

Av. Şaha Elif ERGİN

bigdata kurtarma

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top