Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Edebiyatla Yemek İç İçe -- "Bursa’nın yöresel lezzetlerini şık restoran konseptleri ile ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Gezen Çocuk Festivali -- "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesinin katkıları ile ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."

Kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliği temelinde oluşan ve kadının toplumsal olarak ikincil konumundan kaynaklanan fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddeti ifade etmektedir.

İstanbul Sözleşmesi’nin tanımına göre:

Kadına yönelik şiddet, bir insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimi olarak anlaşılmaktadır ve ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar veya ıstırap veren veya verebilecek olan toplumsal cinsiyete dayalı her türlü eylem ve bu eylemlerle tehdit etme, zorlama ve keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma anlamına gelir.

Aile içi şiddet, aile içerisinde veya hanede veya mağdur faille aynı evi paylaşsa da paylaşmasa da eski veya şimdiki eşler veya partnerler arasında meydana gelen her tür fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemi anlamına gelir.

Birçok toplumda kadınlar, toplumsal sınıf ve statülerinden bağımsız olarak şiddete maruz kalmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) araştırmasına göre, dünyada her üç kadından biri hayatlarının bir döneminde cinsiyet temelli şiddete maruz kalmıştır.

Neden şiddet?

Ağırlıklı olarak eş, nişanlı, flört ilişkisi içinde olunan erkek, baba ve erkek kardeş tarafından uygulanan şiddet, kadını baskı altında tutmayı amaçlayarak, erkek egemenliğinin sürdürülmesini sağlamaktadır.

Özellikle geleneksel toplumdan modern topluma geçiş sürecinde şiddet, kadının ikincil konumunun devam ettirilmesi amacıyla uygulanabilmektedir.

Şiddetin temelinde şunlar yer alır:

  • Erkek egemen toplumsal yapıda, kadının erkeğe göre güçsüz konumda tutulması ve toplumsal cinsiyet rolleriyle güçsüzlüğünün pekiştirilmesi
  • Erkeğin kadını yönetme ve kadından üstün olduğu inancı, erkeğin kadına şiddet uygulamasının meşru olarak görülmesi
  • Kadın cinselliği üzerindeki baskıya dayanan namus anlayışı
  • “Kadına sahip olma” üzerine kurulu evlilik anlayışı nedeniyle ayrılma, boşanma gibi durumların kabul edilmemesi

Kadının erkeğe ekonomik olarak bağımlı olması, çocuk bakımının devlet tarafından desteklenmemesi, kadınların iş yaşamına girişte karşılaştığı zorluklar, eğitimde yaşanan eşitsizlikler gibi nedenler, kadının şiddetle mücadelesinin zorlaştırarak şiddetin devam etmesine neden olmaktadır.

Şiddet Türleri

Şiddet, çoğu kez farklı eylemleri bir arada içerir ve karmaşık bir örüntüye sahiptir. Şiddet türlerinin birbirinin içine geçmiş şekilde uygulanması nedeniyle şiddeti türlere ayırmak zor gibi görünse de şiddet türlerini ayırarak ayrıntılı bir biçimde tanımlamak, şiddetin görünürlüğünün artması ve şiddet konusunda farkındalığın gelişmesi açısından önemlidir.

Fiziksel Şiddet

Kadının bedenine yönelik sertlik ve kaba kuvvet içeren, her tür acı ve zarar verici harekettir. Tokat atma, saç çekme, bir eşya fırlatma, itme, sürükleme, sarsma ve ağır dayaktan; işkence yapma, zehirleme, yükseklikten atma, yaralama ve cinayete kadar birçok biçimde uygulanabilmektedir.

Sert ve kızgın cisimler, taş, sopa, bıçak, silah, bomba gibi aletler kullanılabilir. Özellikle yüz bölgesine kaynar su dökülebilir, kezzap atılabilir. Kadının sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel olmak, ağır işler yapmaya zorlamak, sağlıksız fiziksel koşullarda yaşamaya mecbur bırakmak da fiziksel şiddet tanımı içine girmektedir.

Fiziksel şiddet sıklıkla duygusal, cinsel ve ekonomik şiddetle iç içe geçmiş durumdadır. Genellikle birçok kez tekrarlanır. Tokat ve itme gibi hafif şiddet biçimlerinden başlayarak daha ağır şiddet biçimlerine doğru ilerleyebilir.

Hamilelik döneminde fiziksel şiddete maruz kalma, hem kadına hem de bebeğe zarar vermekte, düşük ve ölü doğuma sebep olabilmekte, kadının ve bebeğin çeşitli sağlık sorunları yaşamasına yol açmaktadır. Bazı durumlarda fiziksel şiddet ilk kez hamilelik döneminde ortaya çıkmaktadır. Saldırı özellikle karın bölgesini hedef almaktadır.

Psikolojik Şiddet

Bağırma, küfür etme, hakaret etme, aşağılama, alay etme, başkalarının yanında utandırma, suçluluk duymasını sağlama, tehdit etme, korkutma, ihmal etme, görmezden gelme, sevgi sömürüsüyle baskı kurma, aşırı kıskançlık, duygu ve düşüncelerini ifade etmesini engelleme, kadını kendisinin istediği gibi davranmasına zorlama, kendini geliştirmesine engel olma, çocuklarla ilgili sorunlarda sürekli kadını suçlu hissettirme gibi eylemleri içerir.

Kıskançlık gerekçesiyle kadının sosyal ilişkilerini baskı altında tutarak, aile ve çevresiyle görüşmesini engelleme ve izine bağlama, takip etme, sokağa çıkmasını engelleme, eve kapatma ve kilitleme, yolculuk yapmasını engelleme gibi eylemler de sıklıkla gerçekleştirilir.

Erkeğin şiddet uyguladığını kabul etmemesi ve şiddeti hafife alması, şiddet konusunda kadını sorumlu tutması da psikolojik şiddet olarak sayılmaktadır.

Cinsel Şiddet

Erkeğin evli olduğu, birliktelik yaşadığı, yakın çevresinden tanıdığı ya da tanımadığı kadınların bedenine yönelik uyguladığı her tür cinsel taciz, zorlama ve saldırı, cinsel şiddet olarak kabul edilir.

Kadını cinsel ilişkiye zorlayarak tecavüz etme, istemediği yerde, zamanda ve istemediği şekilde ilişkiye zorlama, seks işçiliğine zorlama, zorla cinsel içerikli yayın izletme, cinsel organlarına zarar verme, bekaret kontrolü, kadın sünneti, zorla evlendirme, çocuk yaşta evlendirme, ensest uygulama, çocuk doğurmaya ya da doğurmamaya zorlama, kürtaja zorlama ya da kürtajı engelleme, doğum kontrol yöntemlerini kullanmasını ve diğer üreme sağlığı hizmetlerinden yararlanmasını engelleme ve kadını cinsel nesne olarak görme, cinsel şiddet biçimleridir.

Ayrıca kadına laf atma, takip etme, dokunma gibi çeşitli yollarla cinsel içerikli rahatsızlık verici davranışlarda bulunmak da cinsel şiddet tanımı içine girmektedir.

Ekonomik Şiddet

Kadının çalışmasına izin vermeme, istemediği işte zorla çalıştırma, para harcamasını engelleme, parasına el koyma, kadını kredi çekmeye zorlama, borçlandırma, çalışma yaşantısı içinde gelişmesine engel olma, çalıştığı işten çıkmasına neden olma, az para vererek çok şey bekleme, aileyi ilgilendiren önemli ekonomik konularda kadının fikrini almama gibi eylemler ekonomik şiddettir.

Kadına Yönelik Şiddetin Görünümleri

Kadına yönelik şiddet, dünyanın çeşitli bölgelerinde, farklı yaş dönemlerinde ve farklı kültürel değerler çerçevesinde değişik görünümlerde karşımıza çıkabilmektedir. Başlıcaları şunlardır:

Namus cinayetleri: Kadın cinayetlerinin önemli bir bölümü namus gerekçesiyle işlenir. “Erkeklik onurunun çiğnenmesi”, cinayetlerin hafifletici nedeni sayılabilmektedir.

Kumalık: Erkeğin ikinci bir kadınla evlilik yaparak aynı evde yaşamasıdır. Kadınlar üzerlerine kuma getirileceği endişesiyle özellikle çok sayıda çocuk doğurma ve her tür şiddete katlanma yoluna gidebilmektedir.

Berdel: Başlık parası vermemek için iki aile arasında kadın ve erkeklerin değiş tokuş edilmesidir. Berdel yoluyla yapılan evliliklerden birinin bozulması, diğerinin de bozulması anlamına geldiği için çiftler ayrılamaz ya da boşanamazlar.

Zorla evlendirme: Ağırlıklı olarak kadının rızası olmadan yapılan evliliklerde ailelerin kararı etkilidir. Akraba evliliklerinin bir kısmı ile çocuk evliliklerinin önemli bir kısmı zorla evlendirme yoluyla gerçekleşir. Hala birçok ülkede tecavüz sonucu erkeğin alacağı cezanın hafifletilmesi ve kadının “namusu”nu kurtarma gerekçesiyle tecavüzcü ile zorla evlendirme geçerliliğini korumaktadır.

Çocuk evliliği: Çocuk yaşta ve erken yaşta evlenen kadınların şiddete maruz kalma ve istemedikleri sayıda çocuk doğurma olasılığı çok daha yüksektir.

Bekaret kontrolü: Ancak yasal bir gereklilik nedeniyle mahkeme kararı ile yapılabilen bekaret kontrolünün, kadının “namusunu” denetleme amacıyla yapılmasına izin verilmemektedir.

Cinsel taciz: İstenmeyen cinsel içerikli görsel materyal, rahatsız edici söz ve fiziksel davranışlar yoluyla kadınların kötü hissettirilmesi, korkutulması ve bastırılması anlamını taşır.

Cinsel saldırı: Cinsel saldırıların yaklaşık yarısı 16 yaşından küçük kız çocuklarına yöneliktir. Kadınların ilk cinsel deneyimlerinin üçte biri zorla gerçekleşmektedir.

Evlilik içi tecavüz: Kadının rızası dışında gerçekleşen ve fiziksel şiddet de içerebilen cinsel saldırılar, erkeğin hakkı olarak görülebilmektedir.

Ensest: Aile üyesi erkekler tarafından kız çocuklarına ve genç kadınlara yönelik her tür cinsellik içeren eylemdir. Ortaya çıkarılmasında güçlüklerden dolayı genelde uzun yıllar sürebilen ensest, “aile bütünlüğü”nün bozulmaması için aile içinde gizli kalmaya devam edebilmektedir.

Kadın ticareti: Ülkelerin içinde çok daha fazla sayıda kız çocuğu ve kadın, cinsel sömürü ya da hizmetçilik amacıyla kadın ticaretine maruz kalır. Bu kadınların %60’ının daha önce fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldığı ortaya çıkmıştır.

Flört ilişkisinde şiddet: Flört ilişkisinde özellikle duygusal şiddet, genellikle şiddet olarak algılanmaz. Aşırı kıskançlık ve baskı altında tutma, ayrılığı kabullenememe gibi “aşk”la ilgili olduğu düşünülen şiddet biçimlerinin yanı sıra kadını aşağılama sıkça görülür. Fiziksel şiddet de flört ilişkisinde yaşanabilmektedir. Özellikle tehdit amaçlı kullanmak üzere, cinsel içerikli özel görsel kayıtların paylaşılmasına son yıllarda daha çok rastlanmaktadır.

Asit saldırıları: Kadınların özellikle yüzünü ve gözünü hedef alarak yakan saldırılardır. Kezzap saldırıları buna örnektir. Kadının toplumsal yaşamını bitirmeye yönelik bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılır.

Çeyiz cinayetleri: Hindistan’daki evlilik geleneğinde kadın evlendiğinde, erkek tarafına verilmek üzere çeyiz sunar. Çeyizin yetersiz bulunması durumunda kadın yakılarak öldürülebilmektedir. Çoğu kez kadının malına el koyma amacını taşır.

bigdata kurtarma

Hafta Hafta Gebelik

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top