Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ya­sak­lan­ma­ya­ca­ğı bü­yük ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Edebiyatla Yemek İç İçe -- "Bursa’nın yöresel lezzetlerini şık restoran konseptleri ile ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Gezen Çocuk Festivali -- "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesinin katkıları ile ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Bebeğin Vücut Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Bebeğin cildi, tırnakları, saçı, gözü, ağız içi, burnu, kulağı, göbeği, bez bölgesi, özel ilgiye muhtaçtır.

Cilt bakımı

Doğumdan sonra ailenin en genç ve en fazla bakıma ihtiyaç duyan üyesi olarak evine gelen bebeğin, özellikle ilk aylar içerisinde dikkat edilmesi gereken en önemli organlarından birisi de cildidir. İlk bir ay bebeğin cildi dikkatle izlenmeli ve oluşabilecek sorunlar baştan çözülmelidir. Bebeğin cildi eve geldiği ilk günden itibaren önce belirgin sarılığının olup olmaması, sonra da ortaya çıkabilecek sivilce, pişik, kuruluk, soyulmalar, döküntüler, vücut sıcaklığı değişiklikleri gibi özellikler açısından izlenmelidir.

Cildimiz tüm vücudumuzu sardığından, en büyük ve en duyarlı organımızdır. Bir santimetrekare boyutundaki cilt bölgesinde 3 milyon adet hücre, 3 bin adet sinir ucu, 1 metre toplam uzunluğa ulaşan kan damarları ve 100 adet ter bezi mevcuttur. Bebeklerin cildi erişkinlere göre son derece ince ve narindir. Bebeklerin cildindeki dermis tabakası erişkindekinden 3,5 kat daha incedir.

Yeni doğan bebeğin ciltaltında belirgin bir yağ tabakası henüz yoktur, yeni doğan bebekler bizlere göre daha çok üşürler. Bebek cildinde su kaybına karşı doğal koruma azdır, cildin yüzeyini kaplayan, yağ içeren ince tabakanın koruyucu fonksiyonları yeterince gelişmemiştir. Bebeklerin sinir sistemi henüz ter salgılanmasını uyaracak olgunluğa ulaşmamıştır. Bebek ve çocuklarda yağ bezleri yavaş çalışır, bebeğin cildindeki yağ içeren tabaka çok yavaş yenilenir. Tüm bu nedenlerle bebeğin cildi;

  • Temiz tutulmalıdır.
  • Nemlendirilmelidir.
  • Güneşten korunmalıdır.
  • Belirgin kuruluk mevcutsa özel önlem alınmalıdır.

Cilt temizliği

Bebeğin cilt temizliği için ph değeri cilt ph’sına uygun bebek sabunları ile doğal pamuk içeren, parfüm ve katkı maddesi içermeyen ıslak temizleme mendilleri kullanılmalıdır.

Cildi nemlendirme

Bebeğin cildinin nem kaybına karşı nemlendirici losyonlar, nemlendirici kremler ve bebek yağları kullanmak gerekir. Nemlendirici losyonlar her gün düzenli olarak kullanıldıklarında ciltteki nem kaybı dengelenmiş olur ve cilt kuruluğuna karşı korunma sağlanır. Nemlendirici kremler bebeklerin el, yüz ve dirsekleri için kullanılması gereken ürünlerdir. Bebeğin cildini uzun süre nemlendirirler ve hassas bebek cildine lipit, yani yağ tabakası sağlarlar.

Banyolardan sonra ise bebeğin karın ve sırt bölgelerine hafif bir masaj eşliğinde bebek yağı uygulanmalıdır.

Cilt kuruluğu

Bebeklerin en az yarısında cilt belirgin olarak kuru olabilmektedir. Normalde bebek cildi nem dengesini sağlayabilmekteyken, bebeğin cildi kuru ise ciltte nem dengesi oluşamamakta ve pullanma, döküntü ve alerjik reaksiyonlar ortaya çıkmaktadır. Kuru ciltte cilt bütünlüğü de bozulduğundan kolaylıkla cilt enfeksiyonları da ortaya çıkabilmektedir. Bebeğin cildi çok kuru ise pantenol, çinko oksit ve zeytinyağı özü içeren bebek bakım kremleri tercih edilmelidir. Kuru ciltlerde zeytinyağı olumlu etki gösterir.

Güneşten korunma

Bebek cildi henüz tam gelişmemiş ve erişkinle kıyaslandığında çok daha ince olduğundan, hiçbir bebek doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmamalıdır. Bebekler, ilk günden itibaren güneşin zararlı ışınlarına karşı korunmalıdırlar.

Bebekler ve çocuklar, sıcak günlerde, gökyüzü bulutlu olsa bile 11.00 ile 16.00 arası saatlerde direkt güneşe çıkarılmamalıdırlar; güneşten koruyan kremler kullanılmış olsa bile. Deniz kenarında olunduğunda deniz suyu bir ayna gibi güneş ışığını yansıttığından, plajdaki kumlar da yansıtıcı özellik gösterdiklerinden, bu saatler içerisinde, gölgede kalınsa bile bebekler deniz kenarına götürülmemelidirler. Aynı koşullar kış aylarında karla kaplı bölgelerde güneş kendini gösterdiğinde de ortaya çıkar, kar güneş ışığını yoğun olarak yansıtır.

Yoğun güneş ışığına maruz kalmak, ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek cilt kanseri hastalığının en önemli sebebi olduğundan, güneş ışınlarından korunmak büyük önem taşır. Biz anne ve babaların çocukluk dönemleriyle kıyaslandığında, atmosferin, güneşin zararlı ultaviyole ışınlarından dünyayı koruyan ozon tabakası günümüzde daha güçsüz olduğundan, güneşten korunma ürünleri daha da büyük önem kazanmaktadır.

Bebeklerde cilt üzerinde oluşturduğu film tabakasıyla zararlı ultraviyole ışınlarını yansıtarak etki gösteren, mineral filtre özelliği gösteren koruyucu kremler kullanılmalıdır. Erişkinler için üretilen ürünlerde kimyasal filtre özelliği gösteren ürünler kullanılabilmektedir, bu tarz ürünler çocuklarda cilt alerjilerini tetikleyebilir. Bebeklerde mineral filtre özelliği aranmalıdır. Bebekler için tercih dilecek ürünler en az 25 koruma faktörlü olmalıdırlar. Bu ürünler parfüm ve boya içermemelidirler.

Tırnak bakımı

Bebek eğer tırnakları uzun ise yüzünü kolaylıkla çizebileceğinden, tırnaklarının kısa tutulması gerektiği aşikârdır. Bebeğin tırnakları, eğer uzunsa, bebek eve gelir gelmez kesilmelidir. Bebeğe uygun bir çıt çıt makasla bebeğin tırnakları kesilmelidir. Bebek tırnakları kâğıt gibi incedir ve çok kolay kesilir. Çok hareketli olan bebeklerin tırnakları uyku sırasında kesilmelidir. Bebeğin tırnakları kesilirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, tırnakların verev kesilmemesi, düz bir hat oluşturacak şekilde kesilmesidir. Bebeğin tırnakları verev kesildiğinde tırnakların tırnak etine batma ihtimali ortaya çıkar. Bebek cildi her tür travmaya karşı çok hassas olduğundan, tırnak kenarlarına denk gelen cilt bölgelerinde kolaylıkla kızarıklık ve şişlikler oluşabilir. Böylesi durumlarda tırnak kenarlarına günde iki kez antibiyotik içeren pomat sürülerek bir cilt iltihaplanmasının önüne geçilmelidir.

Saç bakımı

Bebeklerin henüz olgun olmayan vücut yapıları, ilk aylar içerisinde pek çok sorun yaşamalarına neden olur. Bebeklerin saçlı derisinde en sık yaşanabilecek sorun konak sorunu olacağından, bebeğin her banyosundan önce saçlı deriye bol sızma zeytinyağı sürülmesi gereklidir.

Göz bakımı

Yeni doğan bebeklerin gözleri, düzenli bakım gerektirir. Yeni doğan bebeklerin çoğunda gözyaşı kesesi ve gözyaşı kanalı dardır. Bu nedenle yaşı ufak bebeklerde gözlerde çapaklanma, sık rastlanan bir durumdur. Bebeğin gözlerinin saf suyla ıslatılmış pamukla sık sık silinmesi gerekir.

Bebeğin göz bakımı çok iyi yapılsa bile bebeğin gözlerinin sık sık çapaklanması mümkündür, gözyaşı kanalı ve kesesi geç olgunlaşabilmektedir. Bu durumda sabırlı olmak ve göz masajı uygulamak gerekir. Günde 3-4 kez, her seferinde de 15-20 kez bebeğin kaşından gözpınarına doğru, göze dikkat ederek başparmakla bastırılmalıdır. Gözyaşı kesesi ve kanalı geç olgunlaşan bebeklerin büyük bir kısmında bu sorun kendiliğinden düzelir. Bir yaşına gelmesine rağmen, bu sorunun kendiliğinden geçmediği bebeklerde bir göz hekiminin müdahalesi gerekebilir.

Ağız içi bakımı

Bebeklerin her gün ağız içi bakımına ihtiyaçları vardır çünkü havada ve toprakta, hemen hemen her yerde mevcut olan mantar sporları, biz erişkinlere herhangi bir şey yapamazken, bebeklerin ağız içerisine yerleşmeyi ve birmantar enfeksiyonu olan pamukçuk hastalığını oluşturmayı kolaylıkla başarırlar. Mantarlar bebeğin ağız içerisine yerleştiğinde sert ve yumuşak damakta pamuk atılmış gibi görüntü oluşturan beyazlıklar gözlenir.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta, bebeğin emdiği anne sütünün çoğu zaman bebeğin dilinin üzerinde bir tabaka oluşturmasıdır. Bu tabaka, akla pamukçuk hastalığını getirebilse de, pamukçuk değildir, doğal bir durumdur.

Bebeğin ağız içi her gün, pamukçuk hastalığı oluşmasın kaygısıyla, kaynatılmış soğutulmuş suyla nemlendirilmiş ince bir tülbentle silinmelidir. Eğer pamukçuk hastalığı oluşmakta ise, ağız içerisinde damaklarda beyazlıklargözlenmekte ise, bebeğin ağız içi bu durumda günde birkaç kez karbonatlı suyla ıslatılmış ince tülbentle silinmelidir.

Karbonatlı su hazırlamak için eczaneden karbonat alınmalı ve bir çay bardağı suya bir çay kaşığı karbonat eklenerek karbonatlı su hazırlanmalıdır. Bebeğin ağız içini karbonatlı suyla silmenin amacı, karbonat sayesinde ağız içerisinde oluşacak alkali ortamın (asit ortamın tersi), pamukçuk hastalığına yol açan mantarların yaşama şanslarını yok etmesidir. Ağız içerisini karbonatlı suyla silmek, bir tedavi yöntemidir. Mantarları yok eder. Eğer bebekte basit yöntemlerle geçirilemeyecek kadar yoğun pamukçuk oluşmuş ise, bu durumda bebeğin hekimi en uygun tedaviyi önerecektir.

Burun bakımı

Bebeklerin her gün burun bakımına ihtiyaçları vardır. Özellikle kış aylarında bebeklerin burunları tıkanabilir,kolaylıkla katı sümük oluşabilir. Bebeklerin burunlarını açık tutmak ve burunda oluşan katı sümükleri uzaklaştırmak çok önemlidir çünkü burun tıkanıklığı bebeklerde kolaylıkla hırıltılı bir solunuma yol açabilir. Bebek nefes alırken hırıltı hissedilmesi ise anneyi en sık kaygılandırabilecek durumlardan biridir.

Bebeğin nefes alışı çok az bile zorlaşsa, bebek üşüttü mü yoksa hasta mı oldu düşünceleri annenin beynini meşgul etmeye başlar. Üstelik bebekler kolay kusabildiklerinden, kusmuk ise çoğu zaman burundan da gelebildiğinden, bebeğin burnunun kolay tahriş olması da çoğu zaman söz konusudur. Kolay tıkanan, kolay tahriş olan bebek burnu için en iyi dost, nemli bir ortam ve serum fizyolojiktir.

Bebeğin odası, ilk aylar anne ve babanın yatak odası olduğundan, kış ayları boyunca evin yatak odası nemlendirilmelidir. Bebeğin her iki burun deliğine, hiçbir şikâyeti olmasa bile her sabah ve her akşam birer damla serum fizyolojik damlatılmalıdır. Eğer bebeğin burnu belirgin olarak tıkalı ise, serum fizyolojik burna saat başı, sık sık damlatılmalıdır. Bu durumda bebeğin burnunu temizlemek için burun aspiratörü de kullanılmalıdır.

Kulak bakımı

Bebeğin öncelikle kulak yapısına dikkat etmek gerekir. İki kulağın kıvrımları farklı farklı olmamalıdır, karşıdan bakıldığında kulaklardan biri diğerinden daha aşağıda konumlanmış görünmemelidir. Bazen kulak çevresinde et benleri de mevcut olabilir. Kulak kepçesi ve yerleşimi farklıgörünen, kulağa yakın bölgelerde et beni olan bebeklerde hekim görüşü alınmalıdır.

Bebeklerde de aynen erişkinlerde olduğu gibi kulak kiri oluşur. Dışkulak içerisinde oluşan ve dışkulağın iç yüzeyini, duvara sürülen badana gibi sıvıyan ifrazat, kulak kiri olarak karşımıza çıkar. Bu ifrazat, dışarıdan gelebilecek kum ve benzeri yabancı maddelerin kulak zarına kadar ulaşmasınıengellemeye yarayan, önemli bir savunma mekanizmasıdır.

Bu nedenle kulak kiri yararlı bir oluşumdur. Bebeklerde kulak kirini temizleyeceğim düşüncesiyle asla kulak içine herhangi bir cisim sokulmamalıdır. Aksi takdirde hem mevcut olabilecek yabancı cisim hem de kulak kiri, kulak zarına doğru itilebilir. Tek yapılması gereken bir tülbentle kulağın sadece dış kısımlarını silmektir.

Göbek bakımı

Yenidoğan bebeğin göbeği düşene kadar göbeğin çoktemiz tutulması büyük önem taşır. Henüz göbek bağının kuruyup düşmediği ve göbeğin tamamen kapanmadığı ilk günlerde mikropların kolayca yerleşeceği bir bölgedir göbek bölgesi. Bu nedenle göbeğin üzerinde her zaman steril gazlıbez olmalı, günde üç kez göbeğe pansuman yapılmalıdır.

Pansuman yapmak amacıyla steril gazlı bez üzerine ya Amerikan tentürdiyodu ya da % 70’lik alkol dökülmeli ve bununla göbeğin başlangıç kısmına denk gelen bölge güzelce silinmelidir. Bu pansuman günde üç kezden fazla yapılmamalıdır; tentürdiyot iyot içerdiğinden, alkol ise cildi tahriş edebileceğinden daha sık pansuman uygun değildir. Göbek düşene kadar bebeğin cildi nötr Ph’lı, yani asit ya da bazlı olmayan sabunla sık sık silinmeli, bebek yıkanmak istenirse sadece kaynatılmış soğutulmuş içme suyuyla yıkanmalıdır. Göbeğin kolay mikrop kapabileceği unutulmamalıdır.

Erkek bebeklerde bebek bezlenirken penis aşağıya doğru yönlendirilmelidir. Yukarıya doğru yönlenirse göbek bölgesi idrarla kolaylıkla ıslanabilir, bu da istenecek bir durum değildir. Bebeğin göbeği düştüğü gün not edilmelidir. Genelde en fazla bir hafta ya da on gün içerisinde göbek düşecektir.

Göbeğin daha geç düşmesi durumunda bebeğin hekimi bu durumu not alacaktır; göbeğin geç düşmesi bir hastalık demek değildir, sadece bebeğin bağışıklık sisteminin geç olgunlaşabileceği anlamını taşıyabilir.

Göbek düştükten sonra göbek bir süre daha izlenmelidir. Göbek düştükten sonra göbekte belirgin kanamalar gözlenirse, K vitamini eksikliği akla gelmelidir. Her yeni doğan bebeğe hastanede K vitamini zaten kas içine iğne olarak uygulanır. Bu K vitamini uygulaması bebeğin kolay kanama yaşamasını engeller. Yeni düşmüş göbek gibi kanamaya eğilimli bir noktada bir iki damlanın ötesinde, belirgin kanamalar gözlenirse, bebeğin hekimi K vitamininin tekrar uygulanması kararını verecektir.

Kolay kanayabilen göbeğin, bezlenme sırasında kolay tahriş olmaması için bebek 1 aylık olana kadar göbeğin üzerinde steril bir gazlı bez bulundurmak iyi bir çözümdür. Üzeri açık göbek bölgesi bebek bezlenirken kolay tahriş olabilir çünkü.

Göbek düştükten sonra bazen göbekte kabarık bir doku gözlenebilmektedir. Granülasyon dokusu denen bu doku, fazladan oluşmuş gereksiz bir dokudur. Bu dokunun geçmesi için, bebeğin hekimi dokunun üzerine gümüş nitrat sürecektir. Bu basit önlemle granülasyon dokusu kendiliğinden kaybolur.

Bazı bebeklerde göbekte fıtık oluştuğu da gözlenir. Bebeklerde kasık fıtığı gözlendiğinde bir çocuk cerrahının hemen müdahele etmesi gerekirken göbek fıtığında sadece beklemek uygun olacaktır. Çoğu zaman göbek fıtığı kendiliğinden geçer, üzerine herhangi bir obje bağlamak, özel bir şey yapmak gerekmez. 1 yaşına gelen bebekte hâlâ göbek fıtığı kendiliğinden geçmediyse bebeğin bir çocuk cerrahının takibinde olması gündeme gelir.

Bez bölgesi bakımı

Bebeğin bez bölgesi, annenin en fazla dikkat edeceği, en fazla gözlemesi gerektiği ve en iyi koşullarda bakımını yapması gerektiği bölgedir. Anne, bebeğin çişi ve kakasına dikkat etmek, bebeğin bezini açtıkça bebeğin cinsel organlarını ve kalça eklemini gözlemek, bebekte pişiğin olmaması için en iyi cilt bakımını bu bölgede gerçekleştirmek zorundadır.

bigdata kurtarma

Hafta Hafta Gebelik

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top