Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Edebiyatla Yemek İç İçe -- "Bursa’nın yöresel lezzetlerini şık restoran konseptleri ile ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Gezen Çocuk Festivali -- "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesinin katkıları ile ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."

Neden çocuklar kardeşlerini kıskanır? Hatta en büyük kavgalarımız hep kardeşimizle yaptığımız kavgalardır. Peki, neden böyle olur? Üstelik çoğumuzun büyüdükten sonra en yakın arkadaşı olacak kişi kardeşiyken bu kıskançlık da neyin nesi?

Aslında bu duruma açıklık getirmek hiç de zor değil.

Düşünsenize evin ilk çocuğu sizsiniz. Ailenizin göz bebeği.. Bütün ilgi sizin üzerinizde.. Adeta evde saltanat sürüyorsunuz.  Yaptığınız en saçma bir hareket bile yargılanmıyor, hatta her yaptığınız davranış büyük ilgi uyandırıyor. Ama sonra aniden adına kardeş dedikleri biri katılıyor ailenize ve saltanatınız elden gidiyor. Bütün aile hatta belki siz bile onun etrafında pervane oluyorsunuz ancak öte yandan da içten içe tahtınızı elinizden aldığı için ona karşı öfke duyuyorsunuz.

Empati kurarak baktığınızda aslında ilk çocuğun kardeşini kıskanması ne kadar da doğal değil mi? Zaten olması gereken de budur. Asıl doğal olmayan kıskaçlığın olmamasıdır. Ancak bu kıskançlığın dozu abartılırsa işte o zaman ortaya bir problem çıkar ve bu probleme acilen çözüm üretmek gerekir.

Aslında ikinci çocuğun dünyaya gelmesi anne baba açısından da oldukça zordur. Maddi manevi koşullar, o zaman ki hayata bakış açısı, ilk çocukta yapılan hatalar, yaşanılan deneyimler her iki çocuğa karşı olan davranışlara muhakkak yansır.

 Ebeveynler çoğu zaman farkında olmadan çocuklar arasında kıyaslama yapabilirler. Çocukları birbirleri arasında yarıştırabilirler. Ancak çocuklarını birbirlerini rakip olarak değil ekip olarak görmeleri için çaba gösterilmelidir. Paylaşma ve yardımlaşmayı öğrenebilmeleri için ortak oyuncakları, ortak yaşam alanları ve ortak eşyaları olmalıdır. Tabi bunları yapmadan önce aradaki yaş farkını da gözetmek gerekir. Eğer aralarındaki yaş farkı fazla ise ayrı ayrı odalarda olmaları daha sağlıklı olacaktır. Hep birlikte zaman geçirmeye dikkat edildiği kadar bireysel zaman paylaşımını da dikkat edilmelidir. Böylece çocukların kendilerini önemli hissetmeleri sağlanmış olur. Ancak bunların hiçbiri yapılmazsa ortaya ciddi sorunlar çıkacaktır.

“İyi ama bu dediklerinizi biz zaten yapıyoruz, yine de sorun çıkıyor.” Dediğinizi duyar gibiyim. Bazen doğrusunu bildiğimiz şeyleri hatalı davranışlarla ifade ederiz ve bunun farkında bile olmayız. Biz ne kadar farkında olmasak da çocuklar bu yanlış davranışları hisseder. 

 

 

 

Ailelerin farkında olmadan en sık yaptığı hatalı davranışlar:

Küçük Çocuğu Korumak: Ebeveynler daha zayıf ve fiziksel olarak daha güçsüz olduğu için en küçük çocuğun ezileceğini düşünürler. Farkında olmadan küçük olanın güçlenmesi ve ezilmemesi için iki kardeş arasında çıkan ufak bir sorun karşısında bile onun yerine savunmaya geçerler. Küçük çocuğun hakkını aramaya çalışırlar. Bu tarz bir hatalı davranış her iki çocuk için de zararlıdır. Ebeveynlerin böylesi bir yaklaşımı karşısında büyük kardeş anlaşılmadığını düşünerek ailesi ile arasına duygusal mesafe koyabilir. Kendini yalnız hissedip sürekli savunmada kalma ihtiyacı hissedebilir. Küçük kardeş ise çaresizlik duygusu pekişir ve kendini savunma becerisi gelişme gösteremez.

Büyük Çocuğa Fazla Sorumluluk Yüklemek: Her ne kadar kardeşinin sorumluluğunu almak ona kendini bir yetişkin gibi hissettirse de büyük çocuğa sürekli kardeşiyle ilgili sorumluluk vermek, kardeşini korumak zorunda bırakmak zamanla ağır sorumluluk duygusunun yerini öfke alabilir. Aslında kendisi de halen ilgi ve bakım bekleyen bir çocuk nihayetinde. Ancak kardeşini korumaya harcadığı zamanın kendi eğlence ve oyun zamanından çaldığını düşünebilir. Bu da öfke duygusunu daha yoğun hissetmesine sebep olur. Böyle durumlarda kardeşine zarar verecek davranışlarda da bulunabilir.

Çocuğu Terk Edilmekle Tehdit Etmek: Bazen anne babalar çocuklarını cezalandırmak için onlara terk etmekle ilgili tehditler savurabilirler.  “Yeter bıktım artık, alır başımı gideceğim uzaklara. Ölsem de kurtulsam.” Gibi çok sık kullanılan bu tarz ifadeler çocuklarda terk edilme kaygısı uyandırır. Böyle bir kaygıyla büyüyen çocuklar yetişkin bir birey olduklarında aynı kaygıyı sevdikleri insanlara yansıtabilirler. Anne ya da babasını kaybetme korkusuyla büyüyen çocuk ilerde arkadaşını ya da eşini kaybetmemek için kendinden aşırı ödün verebilir.

Haklı – Haksız Ayrımı Yapmak: Her kardeşin aralarında anlaşamadıkları sorunlar olabilir. Böyle durumlarda aileler araya girerek çocukların arasında haklı haksız ayrımı yaparak çözüm bulmaya çalışırlar. Haklı olduğuna karar verilen çocuk ailesinden destek gördüğünü düşünür ve kardeşiyle ilgili yaşadığı sorunları kendi aralarında çözmek yerine ebeveynlerinden yardım ister. Bu şekilde bir davranış onu problem karşısında pasif bir hale getirir. Haksız olarak görülen kardeş ise gerçekten haksız olsa bile ailesi tarafından anlaşılmadığını düşünerek onlardan uzaklaşabilir.

 

 

Kardeşler arasında yaşanan sorunlar karşısında daha etkili ve kalıcı çözüm üretmenin yolu çocukların ihtiyaçlarını anlayabilmekten ve onlara yol gösterebilmekten geçer. Çocuğun yerine karar vermek, onun ihtiyaçları söz konusu olduğunda fikrini almamak kolaya kaçmasına sebep olur. Bu şekilde büyütülmüş çocuklar bir sorun karşısında kendi başlarına çözüm üretmek yerine çoğu zaman başkalarından yardım isteme ve yardım bekleme davranışları içerisinde bulunurlar.

Psikolojik Danışman Gülbahar Bozkurt

https://www.gulbaharbozkurt.com/

Ayvalı Mah. 209. Cd. No:1/3 Etlik ANKARA

0 552 508 8298

bigdata kurtarma

Hafta Hafta Gebelik

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top