Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ya­sak­lan­ma­ya­ca­ğı bü­yük ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Edebiyatla Yemek İç İçe -- "Bursa’nın yöresel lezzetlerini şık restoran konseptleri ile ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Gezen Çocuk Festivali -- "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesinin katkıları ile ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."

Anne, baba ve çocuklar arasında yaygın karşılaşılan sorunlardan en çok karşılaşılanları anne ve babanın yapamadıklarını çocuklarına yaptırabilme ve çocuklarını başka çocuklar ile kıyaslayarak onlar gibi veya daha iyi olmasının sağlama istediğidir.

- Anne ben piyano kursunda sıkılıyorum. Piyano çalmak istemiyorum.

- Piyano öğren diye o kadar para veriyoruz kursa. Ayşe hanımın kızı da gidiyor. Bak o çoktan öğrendi. Çok çalış ki sende ona yetişebilesin.

- Okuldan geliyorum bir sürü ödevim oluyor. Kursa gidiyorum, akşam geliyorum. Resim yapmayı çok seviyorum ama yorgunluktan hemen uyuyorum. Oyun da oynayamıyorum.

- Oyun, resim sana ne kazandıracak? Hem bak hafta sonu da özel öğretmen tuttuk. Sırf sen iyi bir okul kazan diye. Her şey senin iyiliğin için çocuğum. Bırak resmi, oyunu. Sen boş işlerle uğraş diye çabalamıyoruz biz.

- Off anne! Bıktım artık!

- Söylenme! Haydi ödevlerinin başına.

Bu diyaloğu okurken neler hissettiniz?

Çocuğunun iyiliğini düşündüğünü söyleyen anne mi haklı? Yoksa çocukluğu elinden alınan çocuk mu? Aslında haklı haksız aramaya da gerek yok. Burada anne diyaloğa kapalı. Çocuk haklı olarak isyanlarda. Çünkü oyun oynamak istiyor ve resim yapmayı çok seviyor ama onun için neyin iyi neyin kötü olduğuna annesi karar veriyor.

Muhtemelen bu çocuğumuz büyüdüğünde kendi kararlarını vermekte zorlanan, doğru ve yanlış arasında bocalayan bir yetişkin olacak. Tabi bunun tersi de olabilir ama bunun için etkili bir farkındalık gerekir. Bu farkındalığa ulaşmanın bedeli de uzun süre içsel yeterliliğe ulaşamamak ya da çeşitli psikolojik rahatsızlıkların sürecinden geçmek olabilir.

Her anne baba elbette çocuğunun iyi olmasını ister. Çocuk için en iyisi olduklarına inandıkları şekilde kararlar verirler. Burada elbette bir yanlışlık olduğunu savunmuyorum ama atladığımız bir nokta olduğu kesin. Çocuklarımıza seçim hakkı vermiyoruz. Onların da bir birey olduğunu unutup sahiplenme duygusu içerisine giriyoruz. Böylece onların kendilerine olan inançlarını ve becerilerini yok ediyoruz. Bunun sonucunda da çok iyi piyano çalıp mutsuz olan, ders notları çok iyi olup akranlarıyla iletişim kuramayan, insanlardan kaçan, yalnızlığa meyilli asosyal çocuklar yetiştiriyoruz.

Mutlu yetişkin olmanın sağlam temelleri çocuklukta atılır. Bırakalım çocuklarımız çocukluğunu doya doya yaşasın. Piyano çalmıyor diye içindeki ressamı öldürmeyelim. Piyano çalmak istemeyen çocuk sadece bir örnekti. Her aile bunu kendi içerisinde özelleştirebilir. Benzer örnekleri kendisinin ve çocuğunun hayatında bulabilir. Çocuğumuza baskı ortamı yaratarak onun bireyselliğini elinden alıyoruz.

Yapmamız gereken ise çok basit aslında. Çocuğa seçim hakkı vermektir. Resim yapmak veya piyano çalmak çocuğun seçimi olmalı. Çocukların dili oyundur ve onların saf ve özel dünyalarını en iyi oyun ortamında gözlemleyebiliriz. Oyunla kendilerini ve ne istediklerini anlatırlar. En mutlu hissettikleri anlar bir oyunun ortasında olduğu anlardır. Ebeveynler olarak çocuklarımızın oyunlarını elinden almak gibi bencilce bir tavır içerisine girmek yerine oyunlarına katılmalı ve onların dünyasında yerimizi alabilmeliyiz.

Bugün çocuklarımızın dünyasına kapılarımızı kapatırsak, yetişkin olduklarında aynı tavrı onlarda bize gösterecek ve buna kızmaya hakkımız olmayacak. Vakit geç olmadan doya doya sarılın çocuklarınıza. Bırakın işler biraz beklesin. Haydi bugün ter içinde kalana kadar birlikte oyun oynayın. Çocuklar büyüdüklerinde belki sizinle oynadıkları oyunu hatırlamayacaklar ama o oyunları oynarken neler hissettiğini de asla unutmayacaklar. Onlara tatlı çocukluk hatıraları bırakmanın şimdi tam zamanı. ☺️

Kübra ÖZENÇ

bigdata kurtarma

Hafta Hafta Gebelik

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top