Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Edebiyatla Yemek İç İçe -- "Bursa’nın yöresel lezzetlerini şık restoran konseptleri ile ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Gezen Çocuk Festivali -- "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesinin katkıları ile ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."

Bir kadın ve bir erkeğin farklı değerler, kültürler ve aile öyküleriyle bir araya geldikleri, kendilerini yeniden ortaya koydukları, ifade ettikleri, tanımladıkları, farklılıklarıyla bir arada yaşadıkları bir yapı olan evlilikte çiftler, "iyi günde kötü günde, bir ömür boyu sürmesi" beklentisiyle çıkılan yolda zaman zaman sorunlar yaşanmakta ve bazen evlilikler boşanma ile sonuçlanmaktadır.

Masalların sonunda, birbirini seven iki insanın birbirine kavuştuğuna, mutlu olduklarına "Onlar ermiş muradına...." sözüyle vurgu yapılırken, boşanmaya dair bir sona yer verilmemektedir. Bunun nedeni, boşanmanın herkes tarafından istenen, beklenen bir durum olmamasıyla, mutluluğun karşıtı bir durum olmasıyla ilgili olabilir; çünkü insanlar genelde mutlu olmak ve bu mutluluğun bir ömür boyu sürmesi dilekleriyle evlenirler.

Ne Oluyor da Evlilikler Boşanma İle Sonuçlanıyor?

Boşanma, sadece eşleri ve çocukları ilgilendiren bir durum gibi gözükse de aslında bu süreci yaşayan kişilerin ailelerini, yakınlarını, toplumu, toplumun sosyal yapısını, değer sistemini de etkilemektedir. Dünyadaki boşanma ile ilgili istatistiksel veriler boşanmanın ciddi bir sosyal sorun olduğunu göstermektedir.

Eşlerin evlilik öncesinde birbirlerini yeteri kadar tanımamış olmaları evliliğin boşanma ile sonuçlanmasına neden olabilmektedir. Eşlerin birbirini idealleştirme durumu ne kadar fazla ise eşe yüklenen umutlar ve beklentilerin gerçeğe uymama olasılığı da o kadar artar. Bu durum karşısında eşler kendilerini aldanmış ve aldatılmış hissederler.

Çiftler bazen de evliliklerinde kendi hayal ve beklentilerinin gerçekleşmesini isterler ama her nedense karşısındakinin hayal ve beklentisini unuturlar. Farklı sosyo-ekonomik çevreye ve farklı aile kültürlerine sahip olmak da olay ve durumları farklı şekilde anlamaya ve yorumlamaya neden olabilmektedir. Bu farklılıklarla yaşam sürdürülemediği zaman da evlilik sonlanabilir. Eşlerin birbirlerinin özgürlüğünü kısıtlamaları ve aralarındaki iletişim sorunları da evliliğe zarar vermektedir. Şiddet, aldatma, kıskançlık, ekonomik sorunlar, eşlerin ailelerinin evliliklere karışması ve kişisel problemler de evlilikleri bitirmektedir.

Evliliğin gerçekleşmesi gibi boşanma ile sonuçlanması da yaşamın bir parçasıdır. Kültürel değişimlerin bireylerin eğitim ve gereksinimlerine yansıması, aile yaşantılarının da farklılaşmasına neden olmaktadır.

Boşanmada Eşler Ne Yaşar?

Boşanma, insan yaşamında birçok değişikliği beraberinde getiren önemli bir stres kaynağıdır. Var olan düzenin, alışkanlıkların değişmesi ve yeni bir düzenin oluşturulması, yaşama geçirilmesi çiftler için zor ve sancılı bir süreçtir. Eğer evlilikte sahip olunan çocuk/çocuklar varsa süreç biraz daha sıkıntılı geçebilir. Bu süreçten etkilenme düzeyi herkeste farklı görülebilir. Özellikle kadınların ekonomik özgürlükleri yoksa ve çocuğun velayeti kendisinde ise yaşanılan sıkıntılar biraz daha fazla olabilir.

Yaptıkları duygusal yatırımda hayal kırıklığı yaşamaları nedeniyle boşanma sonrası hem kadınlar hem de erkekler duygusal problemler yaşamaktadırlar. Boşanan eşler, ilk başlarda sürekli olarak uzun bir süre boşanma öncesi ve sonrasında yaşananları düşünürler. Daha sonra da yeni bir yaşam kurma, yeni bir düzen oluşturma ve bu düzene alışma konusuyla meşgul olurlar. Geleceğe yönelik kaygı ve korku yaşarlar. Eskiye göre hassas, alıngan ya da sinirli olabilirler.

Boşanmada eşlerin bu kadar çok duyguyu bir arada yaşamaları çok doğaldır; çünkü boşanma kişinin hayatında önemli bir yaşam değişikliğidir.

Boşanmada Çocuklar Ne Yaşar?

Çocuklar doğal olarak, anne babalarıyla bir arada yaşamak ister. Ancak evde sürekli kavga varsa, anne baba mutsuz ise çocuklar da mutsuz olur. Böyle durumlarda boşanma ile hem çiftlerin hem de çocukların daha az zararla bu süreçten çıkmaları sağlanır. Evlilik çocuk için yapılmadığı gibi, evliliğin çocuk için sürdürülmesi de doğru değildir.

Aile yapısını ve aile üyelerini etkileyen en önemli değişimlerin başında boşanma gelmektedir. Ayrılık, boşanma insanın kendisi için olduğu kadar çocuğu için de bir sınavdır. Çocuklar boşanmanın seyircisi değil bu sürecin bir parçasıdırlar. Eğer evlilikte bir gerginlik varsa ve anne baba mutsuz ise çocukların bunu fark etmemesi mümkün değildir. Ancak evde anne-babasının kavgasını görmek, duymak bir çocuğu anne-babasının boşanmasına hazırlamaz.

Anne ya da babadan biri evden ayrıldığında veya boşanma gerçekleştiğinde, çocuk için zor bir dönem başlayacaktır. Yapılan araştırmalar okul öncesi dönemde ve ergenlik döneminde olumsuz etkilenmelerin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Boşanma ile birlikte, çocuk ve ergenlerde uyum ve davranış problemlerinin yanı sıra depresyon görülme riski de bulunmaktadır. Boşanmanın çocuk üzerindeki etkileri, çocukta hemen gözlemlenebileceği gibi bazı etkileri de uzun vadede ortaya çıkabilmektedir. Evdeki gerginlikler, tartışmalar, çocuğun alıştığı düzenin değişmesi, bir ebeveynin evden ayrılması, boşanma, çocuğun güven duygusunun azalmasına, çocukta geleceği ile ilgili belirsizlik oluşmasına, endişe, kaygı, kızgınlık duygularını yaşamasına sebep olur.

Çocuk, yaşı küçük ise anne babasının kendisi yüzünden boşandıklarını, anlaşamadıklarını düşünebilir. Bundan suçluluk duyabilir. Anne babasını tekrar birleştirme, bir araya getirme hayalleriyle planlar yapar. Boşanmada çocuğun bir suçu olmadığı anne baba arasındaki sorunlardan, anlaşmazlıklardan kaynaklandığı çocuğa anlatılmalıdır.

Kolay ve sık ağlama, çabuk öfkelenme, alıngan olma, çevresindekilerin kendisini sevmediğini sık söyleme, sevdiği şeyleri yapmama ya da bunlardan keyif almama, suçluluk duyma, gerginlik, mutsuzluk, uyku problemleri, daha küçük yaş gruplarında alt ıslatma, tırnak yeme görülebilmekte, biraz daha büyük yaş gruplarında ise okul başarısında düşme, arkadaşlık ilişkilerinde sorun yaşama, kendini yalnız, değersiz hissetme vb. gibi etkiler de gözlenebilmektedir.

Çocuğa Kim, Ne Zaman, Nasıl Söylemeli?

Boşanma kararının alınması ve bundan sonraki süreçte anne baba tutumları, çocuk ruh sağlığı açısından önemlidir. Boşanma kararı mümkünse, çocuğa anne baba tarafından birlikte anlatılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ortak bir dil kullanarak, suçlama içermeden bunu çocuğa anlatmaktır. Böylece çocuğun farklı iki hikâye duyması ve kafasının karışması engellenecektir. Eğer birden fazla çocuk varsa ve yaşları birbirine yakın ise onlara aynı anda anlatılmalıdır. Yaşı küçük olan varsa, büyük olana daha sonra daha detaylı anlatılabilir. Çocuğun önünde anne babanın kavga etme riski var ise, çocuğa boşanma kararını ayrı anlatmaları daha doğru olacaktır.

Boşanma kararı eşler arasında kesin olarak kararlaştırılmadan çocukla paylaşılmamalıdır. Kesin olmayan bir kararın paylaşılması çocuğun kafasında belirsizlik oluşmasına sebep olacaktır. Sık sık ayrılıp barışan çiftler, çocuğun, anne babasının ayrılmayacağına dair umut etmesine ve ardından hayal kırıklığı yaşamasına sebep olacaktır.

Boşanma kararı, çocuğun yaşına uygun olarak onun anlayabileceği cümlelerle, tutarlı, kısa, net ve açık bir dille anlatılmalıdır. Boşanmadan sonra yaşamında ne gibi değişiklikler olacağı, kimin yanında kalacağı, ne zaman ve hangi zaman aralıklarında diğer ebeveyni ile görüşeceği, yaşamının nasıl bir düzende devam edeceği bilgisi çocuk ile paylaşılmalıdır ki çocuğun kafasında oluşabilecek korku ve kaygıların ya da kötü senaryolarının önü kesilebilsin. Kısıtlı bir zaman dilimi yerine, çocuğun sorularının da olabileceği düşünülerek uygun bir zaman aralığı belirlenerek, yetişkinleri ilgilendiren detaylara girmeden çocuğun soruları cevaplandırılmalıdır. Bu karar ev ortamında konuşulmalı, yolda yürürken, arabada giderken ya da kafe, restoran ve alışveriş merkezleri gibi kalabalık ortamlarda yapılmamalıdır.

Çocuk Anne Babasının Boşanmasıyla Nasıl Baş Eder?

Anne babası yeni boşanmış olan 10 yaşındaki A. şöyle anlatıyor. "Hafta içi annemle kalıyorum. Annemle birlikteyken bana, babamla evliliklerinde, babamın kendisine ne kadar kötülük yaptığını, yaşadıkları, yaşadığımız birçok olayı tekrar tekrar anlatıyor. Babamla hafta sonu görüştüğümde, o da annemin kötü biri olduğunu anlatıp duruyor. Anneannem de zaten en baştan beri, babamı gözünün tutmadığını, sevmediğini söylüyor. Aynı şekilde halam da anneme kızıp söyleniyor. Ben ise ne yapacağımı bilemiyorum."

Boşanma sürecinde bazı çocuklar yukarıda A.'nın yaşadığı sürecin benzerlerini ya da daha fazlasını yaşamaktadır. Bazen boşanma sürecinde ve sonrasında eski eşler güç savaşına girip çocuklarının duygularını görmezden gelirler. Aslında bu süreç iyi yönetilemediği zaman çocuklar için risk taşıyan bir durumdur. Anne babaların çocuklarının ruh sağlığını korumak için boşanma ve boşanma sonrasında dikkat etmeleri gereken bazı noktalar vardır. Bunlara bakacak olursak;

  • Çocuğun yaşına uygun olarak boşanmanın ne olduğu açıklanmalıdır. Çocuğa, anne babasının birbirlerini eskisi gibi sevmedikleri ancak bir-birlerine saygı duydukları anlatılmalıdır.
  • Çocuğa, her zaman yanında olacaklarına dair güven verilmelidir.
  • Anne babalar boşanma süreciyle baş etmek için gerekiyorsa bir uzman desteği almalıdır; çünkü anne babaların bu süreci iyi atlatmaları çocuklarının da bu süreci kolay yaşamalarına yardımcı olur.
  • Boşanma sonrasında çocuk en çok düzene ihtiyaç duyar. Çok önemli bir durum olmadığı sürece çocukla görüşmeler aksatılmamalıdır.
  • Boşanma sonrasında, koşullar ölçüsünde mümkünse çocuğun yaşadığı ev ve okulun değiştirilmemesi çocuğun uyumunu destekleyecektir.
  •  Ayrılan bazı anne babalar kızgınlık ve kırgınlıklarını azaltmak için çocuklarına birbirlerini kötüleme eğilimindedirler. Eski eşler arasındaki çatışmalar olabildiğince en aza indirilmelidir. Diğer ebeveyni kötüleyici konuşmalardan kaçınmak gerekir. Aynı şekilde aile büyüklerinin ya da yakınlarının boşanma ile ilgili olarak diğer ebeveyni kötüleyici konuşmalar yapması çocuk için yıpratıcı olur.
  • Bazı anne babalar birbirleriyle hiçbir şekilde görüşmeyip çocuk aracılığı ile iletişimi sağlarlar. Bu durum çocuğun arada kalmasına ve mutsuz olmasına neden olacaktır.
  • Anne babalar kendi haklılıklarına vurgu yapıp diğer tarafın ne kadar haksız olduğunu sürekli anlatarak çocuğu taraf olmaya zorlamamalıdır. Çocuk, taşıması güç olan bir yükle karşı karşıya getirilmemelidir.
  • Anne babaların boşanma sonrasında ilişki düzeylerini ayarlamaları da önemlidir. Hiç görüşmemek, çocuk için ortak karar verilmesi gereken durumlarda bunu sağlayamamak çocuğa zarar verecektir ya da hiç ayrılmamış gibi çok sık görüşmek, beraber tatile gitmek gibi durumlar çocuğun kafasının karışmasına ve anne babasının tekrar evleneceği ile ilgili hayaller kurmasına neden olacaktır.
  • Çocuk için yapılan ortak paylaşımlar devam etmelidir. Doğum günü, karne günü vb. "Biz ayrılmış olabiliriz ama annen baban olarak yine özel zamanlarında seninle birlikte olacağız." mesajı çocuğa verilip gerçekleştirilmeye çalışılmalıdır.
  •  Anne babanın yaşamında yeni biri olduğunda, güvenilen ve yolunda giden bir ilişki ise, ileriye yönelik evlilik planı varsa çocukla tanıştırılmalıdır ki aralarında bir ilişki kurulabilsin.
  • Çocuğun, birlikte yaşamadığı ebeveyni ile görüşmesi konusunda olumlu yönlendirmelerde bulunulmalıdır.
  • Çocukla birlikte yaşamayan ebeveyn suçluluk duygusu ile çocuğun her istediğini yapmamalıdır.

Anne Babalıktan Boşanılmaz!

 Anne babanın nasıl boşandıkları, evliliklerinin bitişini nasıl karşıladıkları, boşanmadan sonra eski eşle ilişkilerini nasıl sürdürdükleri, yaşamlarındaki bu değişime nasıl uyum sağladıkları ve anne babalıktan boşanılmayacağının bilincinde olup çocukları ile ilgilenmeye devam etmeleri, çocuğun da bu süreci ruh sağlığı açısından daha iyi atlatmasına, gelecek yaşantısına sağlıklı bir birey olarak devam etmesine yardımcı olacaktır.

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top