Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Edebiyatla Yemek İç İçe -- "Bursa’nın yöresel lezzetlerini şık restoran konseptleri ile ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Gezen Çocuk Festivali -- "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesinin katkıları ile ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."

Duygusal zekâ veya yaygın İngilizce ifade edilişiyle EQ, bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü olarak tanımlamaktadır. Göreceli bir kavram olan duygusal zekâ'nın tanımlanışı sürekli değişmekte ve güncellenmektedir.

Her bireyin sahip olduğu zeka kapasitesi farklıdır. Bundan dolayı bazı araştırmacılar duygusal zeka kavramını ayrı bir yetenek olarak incelemeye başlamışlardır.

Araştırmacılar, kişilerin çevresindeki ilişkiler ile beraber, bulundukları ortamdaki uyum süreçlerinin yanında zekanın kapsamı, işleyişi, duygusal boyutları ve mantığın birbiriyle olan ilişkisini de dile getirmişlerdir. Diğer taraftan, zeka üzerinde çeşitli araştımalar yapan bilim adamları duyguların da en az akıl kadar önemli bir boyutta olduğuna değinmişlerdir.

Sonuç olarak duygusal zeka, bireyin hislerini anlaması, bu hisleri kontrollü bir şekilde yönetebilmesi, motivasyonunu yüksek tutması ve diğer bireylerin hislerini fark ederek iyi bir iletişim kurabilmesidir. Bununla beraber duygusal zeka, duyguların kontrol edilmesi, duyguları yönetebilmek, uyum sağlamak, problemleri çözebilmek, kendini iyi hissettirecek bir ruh hali oluşturma ve bireyin kendisini harekete geçirmesidir.

Duygusal Zeka Neden Önemlidir?

Duygusal zeka düzeyleri insanlara kalıtımsal bir özellik olarak bahşedilmediği gibi, bu süreç ilk çocukluk dönemlerinde ortaya çıkmamaktadır. IQ’ nun genetik bir faktör olarak sabit kalmasının tam zıttı, duygusal zekanın yaşayarak öğrenilme olasılığı yüksektir.

İnsanlar yaşamlarına devam ederken tecrübelerinden ders çıkardıkça duygusal zeka düzeyleri gelişmeye devam etmektedir. Yapılan araştırmalarda duygusal zekası yüksek olan kişilerin genellikle iyi bir ruh hali sergileyerek verdikleri kararların daha sağlıklı olabildiği tespit edilmiştir.

Duygusal zeka düzeyi yüksek olan kişiler; hissettikleri duyguları daha etkili bir şekilde yönetebilmektedir. Bu kişiler, duygusal bir problem ile karşı karşıya kaldıklarında, bunun çözümünde ve de stres ile başa çıkabilmekte daha başarılı olup, sosyal hayatlarında ve aile ile olan ilişkilerinde verdikleri tepkilerin daha olumlu olduğu gözlenmektedir.

Bunun tam tersi olarak, duygusal zeka düzeyi düşük olan kişiler ise, iş hayatında ve bulundukları sosyal hayatlarındaki ilişkilerde daha az başarılı olmakla beraber saldırgan davranışlar göstermektedirler. Bundan dolayı bu kişilerin ilişkileri olumsuz olarak etkilenmektedir. Duygusal zeka seviyesinin yüksek olduğu kişiler diğer insanlarla ilişkilerinde daha iyi iletişim kurabilmektedir.

Duygusal Zekâ Nasıl Geliştirilir?

Duygusal zekâ doğuştan gelen bir zekâ türü olmayıp, sonradan öğretilebilen ve geliştirebilen çok önemli bir zekâ türüdür. Çocuğun eğitiminde dikkat edilecek en önemli unsur hem akademik hem de duygusal zekânın gelişimine katkı sağlayacak ortamı hazırlayabilmektedir.

Çocuğun ilk eğitim kurumu da ailesidir. Aile çocuğun ilkokulu, anne ve babası da ilk öğretmenleridir. Bu eğitim ortamında yaşayacağı duygusal tecrübe ve deneyimler çocuğun tüm yaşantısını etkileyecektir. Aile için duygusal zekânın gelişimi açısından en çok dikkat etmesi gereken durum, ailenin çocuklarına olan sevgilerini göstermesi ve onların değerli bir birey olduklarını hissettirmesidir.

Bazı aileler sevgiyi göstermek ve değerli olduklarını hissettirmek denildiğinde çocukların her istediğini yapması veya her istediğini alması olarak düşünebilmektedir. Oysa duygusal zekâ gelişimine katkı sağlayacak durum bu değildir. Aileler, çocukların yaşadığı duyguyu paylaşırken duygusunu açığa çıkarmasına imkân sağlayacak psikolojik ve fiziksel ortamı sabırla ve onu eleştirmeden sağlamalıdır.

Çocukların yaş ve gelişim özelliklerine uygun sorumluluklar verilmeli, sorumluluklarının yerine getirilmediğinde oluşabilecek sonuçları yaşamaları sağlanmalıdır. Örneğin ödevini yapmayan ya da okula ders kitabını götürmeyen bir öğrencinin, ailesinin ödevi yapması ya da kitabı peşinden getirmesi yerine, öğrencinin öğretmenine bu durumu kendisinin açıklaması, düşük puan alması sonucu ile karşılaşması daha yararlı olacaktır. Çocuklar okulda sadece akademik zekânın gelişimini destekleyecek olan kurslar yerine sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlere katılması için de desteklenmeli, teşvik edilmelidir.

Duygusal Zekanın Yaşamınızdaki Etkisi Nedir?

Her birimiz, yaptığımız işlerden bağımsız olarak, birçok kişiyle iletişim halindeyiz. Kendi duygularınızı anlama, bunların farkında olma ve bu duyguların diğerleriyle iletişimlerinizi ve davranışlarınızı nasıl etkilediğini bilme kapasiteniz, sizin “insan” ilişkilerinizi geliştirecek ve daha tatmin ve başarılı olmanıza destek olacaktır.

Çocuklarda duygusal zeka gelişimini sağlamak için;

Çocuğunuzun duygularını etiketleyin;

Çocukların nasıl hissettiğini nasıl tanıyacaklarını bilmeleri gerekir. En azından çocuğunuzun hissettiğinden şüphelendiğiniz duyguya, duygularına bir ad vererek çocuğunuza yardım edebilirsiniz. Diyelim ki çocuğunuz bir oyununu kaybetti, “Şu anda gerçekten kızgın hissediyor gibisin. Bu doğru mu?” veya üzgün görünüyorsa, “Bugün Büyükanne ve Büyükbaba’yı ziyaret edemeyeceğimiz için hayal kırıklığına uğruyor musun?” diyebilirsiniz. “Kızgın”, “üzgün”, “utangaç” ve “acı verici” gibi duygusal sözcüklerin hepsi duygularını ifade etmek için bir kelime hazinesi oluşturabilir. “Sevinç”, “heyecanlı” ve “umutlu” gibi olumlu duyguların sözlerini de paylaşmayı unutmayın.

Empati gösterin;

Çocuğunuz üzüldüğünde, özellikle duyguları dramatik, üzgün göründüğünde nasıl hissettiğini söylemek işe yarayabilir. Daha iyi bir yaklaşım duygularını doğrulamak ve empati göstermektir. Çocuğunuz odasını temizleyene kadar parka gidemediğinizi söylediğiniz için ağlıyorsa, “Ben de istediğim şeyi yapamadığım zaman üzgün hissediyorum. İstemediğim zaman çalışmaya devam etmek zor” gibi empatik cümleler kurabilirsiniz.
Çocuğunuz içinde nasıl hissettiğini anladığınızı gördüğünde, davranışlarında nasıl hissettiğini göstermek için daha az kendini zorlar. Duyguları anlaşılmayan çocuklar davranışlarıyla tepki gösterir. Üzüldüğünde hırçınlaşır… Öyleyse çığlık atıp, sinirlendiğini göstermek için ağlamak yerine, çoktan üzüldüğünü anladığınızı açıkça belirttiğinizde daha iyi hissedecektir.

Duyguları ifade etmenin uygun yollarını modelleyin;

Çocukların duygularını sosyal olarak uygun bir şekilde nasıl ifade edeceklerini bilmeleri gerekir. Bu yüzden, “Duygularım incindi” demek ya da üzgün bir yüzün resmini çizmek yararlı olabilir, çığlık atmak veya bağırmak uygun değildir. Duygularını ifade ederken uygun yolları modelleyebilirsiniz.

Çocuğunuza duyguları nasıl ifade edeceğini öğretmenin en iyi yolu bu becerileri kendinizin modellemesidir. Günlük sohbette duyguları kullanın ve onlar hakkında konuşma pratiği yapın. “Çocukların oyun alanında kötü davrandıklarını görünce sinirleniyorum” veya “Arkadaşlarımızın akşam yemeğine gelmesini sağladığımda mutlu hissediyorum” gibi şeyler söyleyin. Duygu kartları satın alabilir ve onlarla duygularla ilgili çalışmalar yapabilirsiniz. Ters yüz filmini çocuğunuzla izleyip duyguları tanıyıp, üzerine sohbet edebilir ne zaman üzgün ne zaman kızgın olduğunuzu konuşabilirsiniz. Araştırmalar duygusal olarak zeki ebeveynlerin duygusal olarak zeki çocuklara sahip olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, çocuğunuz için etkili bir rol model olabilmeniz için becerilerinizi geliştirmeye odaklanmayı açıkça alışkanlık haline getirin.

Sağlıklı başa çıkma becerilerinin öğrenmesine yardımcı olun;

Çocukların duygularını anladıktan sonra, bu duygularla sağlıklı bir şekilde nasıl başa çıkacaklarını öğrenmesi gerekir. Kendini sakinleştirmeyi, neşelenmeyi ya da korkularıyla yüzleşmeyi bilmek yaşça küçük olanlar için karmaşık olabilir. Özel becerileri öğretin. Örneğin, çocuğunu sakinleştirmek için sinirlendiğinde birkaç derin nefes almayı öğrenmek fayda sağlayabilir.

Ayrıca çocuğunuzun duygularını düzenlemesine yardımcı olacak bir kit yaratmasına yardımcı olabilirsiniz. Bir boyama kitabı, favori bir şaka kitabı, dinlendirici müzik duyularını meşgul etmeye ve duygularını sakinleştirmeye yardımcı olabilecek birkaç örnektir. Öfke kutusu hazırlayabilir ve öfkelendiğinde yazıp içine atmayı sağlayabilirsiniz. Ardından, sinirlendiğinde, ona sakin kitini almasını (boyama kitabı, dinlendirici müzik, öfke yastığı vb.) ve duygularını yönetmek için araçlarını kullanarak pratik yapmasını hatırlatabilirsiniz.

Problem çözme becerileri geliştirin;

Duygusal zekanın oluşturulmasının bir kısmı, problemlerin nasıl çözüleceğini öğrenmeyi içerir. Duygular etiketlendikten ve ele alındıktan sonra, sorunun kendisinin nasıl çözüleceği ile ilgili araştırma zamanı.

Belki de çocuğunuz kız kardeşi bir video oyunu oynarken onu rahatsız etmeye devam ettiği için kızmıştır. Bu sorunu çözebileceği en az beş yolu belirlemesine yardımcı olun. Çözümler iyi fikirler olmak zorunda değildir. Başlangıçta amaç, fikirleri sadece beyin fırtınası yapmaktır.

En az beş olası çözüm belirledikten sonra, her birinin avantaj ve dezavantajlarını değerlendirmesine yardımcı olun. Ardından, en iyi seçeneği seçmesi için onu teşvik edin.
Çocuğunuz hata yaptığında, farklı bir şekilde yapılabilecek şeyleri ve çocuğunuzun kalıcı sorunları çözmek için neler yapabileceğini araştırın. Gerçek problem çözücünün yerine koç gibi davranmaya çalışın. Gerektiğinde rehberlik sağlayın, ancak çocuğunuzun sorunları kendi başına barışçıl ve etkili bir şekilde çözme yeteneğine sahip olduğunu görmesine yardım etmeye çalışın.

Duygusal zeka hakkında konuşun;

Çocuğunuzun duygusal olarak zeki olması çok da önemli değil, her zaman gelişim için yer vardır. Ve çocukluk ve ergenlik boyunca bazı iniş ve çıkışlar olması muhtemeldir. Büyüdükçe, becerilerini zorlayacak engellerle karşılaşması olasıdır. Bu nedenle, beceri geliştirmeyi günlük yaşamınıza dahil etmeyi bir hedef haline getirin. Çocuğunuzla, her gün duygular hakkında konuşun. Kitaplardaki veya filmlerdeki duygu karakterleri hakkında konuşun, duygularımızı tanıyalım kitapları faydalı olabilir.

Çocuğunuzun hatalarını daha iyiye gitmek için fırsat olarak kullanın. Öfkeli olduğu veya birinin duygularını incittiği zaman, gelecekte nasıl daha iyi olabileceği hakkında konuşmak için zaman ayırın. 

Devam eden desteğiniz ve rehberliğiniz ile çocuğunuz, yaşamında başarılı olması için ihtiyaç duyacağı duygusal zekayı ve zihinsel gücü geliştirebilir. Siz onun bu hayat yolundaki en iyi yol arkadaşı ve rehberi olabilirsiniz…

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top