Türkiye'nin en iyi sağlık internet sitesine hoş geldiniz.

Çocuk Eğitimi

Çocuk Eğitimi (6)

Alt kategoriler

Çocuklar İçin Hangi Kitapları Seçmeliyim?

Çocuklar İçin Hangi Kitapları Seçmeliyim? (0)

Kendisine kitaplar okunarak büyüyen bir çocuğun gelişimsel olarak yaşıtlarından daha ileri bir algılama düzeyine sahip olduğu bilinen bir gerçektir. O halde hem gelişimlerini desteklemek hem de ilerde kitap okuma alışkanlığı kazanmış bireyler yetiştirebilmek için kitap seçimi özel bir öneme sahiptir.


Hangi yaşlarda hangi kitapları seçmeliyiz?

Genel olarak dikkat edilebilecek noktalar:

0-1 yaş grubunda çocuğun dünyasında bulunan nesnelerin, canlı resimlerin olduğu kitapları tercih edebilirsiniz. Böylece çocuğun ilgisini daha kolay çekebilirsiniz. Seçtiğiniz kitabı okurken ya da anlatırken kullanacağınız ses tonunuzla, jest ve mimiklerinizle, dinlemeyi daha da zevkli hale dönüştürebilirsiniz.

Okurken ya da anlatırken ilgili resimleri parmağınızla göstermeniz, çocuğunuzun kavramları öğrenmesini de kolaylaştıracaktır. Ayrıca basit tekerlemelerin, kafiyeli kelimelerin yer aldığı kitapların okunması, çocukların kelimelerdeki anlamı tam olarak anlayamasalar bile dilin ritmini öğrenmelerini kolaylaştırır.

1-3 yaş grubunda genelde belli bir konu içermeyen, daha çok nesne, varlık ve kavram tanıtıcı kitaplar seçilebilir. Bu kitaplardaki nesne resimlerinin aslına uygun renk ve şekilde olması önemlidir. Yine okuma-anlatma sırasında resimlere işaret etmek, işaret edilen resimler hakkında konuşmak çocuğun dil gelişimini destekleyecektir.

3-5 yaş grubunda ise belirgin bir konusu olan, gerçekçi hikâyelerin anlatıldığı kitaplar seçile-bilir. 3 yaşla birlikte çocukların hayal gücü de gelişir. Yeni edinilen bu hayal dünyası pek çok korkuyu da beraberinde getirebilir. Bu nedenle çocuklara, gerilim yaratan, korkutucu masallar, hikâyeler okumaktan kaçınılmalıdır.

Okunacak masal ve hikâye açık bir dille yazılmış, kısa ve basit cümlelerden oluşmalıdır. Kitaptaki resimler de anlatılanı desteklemelidir. Okuma sonrasında resimlere bakarak çocuğun, masalı hikâyeyi anlatmasına fırsat verilmesi çocuğun dil becerilerini ve hafızasını da güçlendirecektir. Kitaptaki resim ve şekillerin ilgili yazıyla aynı sayfada yer alması ise çocuğun kitabı takip edebilmesi için önemlidir.

Bu yaştaki çocukların dikkatte devamlılık süreleri henüz gelişmekte olduğundan okunacak kitaplar kısa sürede bitmeli ve anlaşılır olmalıdır. Ayrıca okuma sırasında yazıların parmakla soldan sağa takip edilmesi, sayfaların çevrilmesi de çocuğun okumayla ilgili temel kavramları öğrenmesinde etkili olacaktır. Böylece ilkokul yaşantısında karşılaşacağı okuma-yazma çalışmalarında yazma ve okumanın soldan sağa olacağına yönelik bir farkındalık kazanacaktır.

5-8 yaş grubunda doğa, hayvan ve diğer çocukları da içine alan kısa ve bol resimli masal hikâye okumak keyif verecektir. Kelime, kavram, dil ve anlatım yönünden gelişmiş, çocuğun anlamını bildiği kelimelerden oluşan kitaplar seçilebilir. Ancak yine de yeni birkaç sözcük olması çocukların kelime dağarcığının gelişip zenginleşmesini sağlayacaktır. Masalın hikâyenin konusu ciddi ya da gülünç olabilir ama mutlaka bir ana fikri olmalıdır.

Okumayı yeni öğrenen çocuklar için 20 sayfayı geçmeyen ve 16 puntolu harflerle yazılmış kitaplar tercih edilebilir. 7-8 yaşlarında ise yazı puntoları küçülürken yaşla birlikte kitap sayfa sayısı da artırılmalıdır. Satır aralarının, 1,5 olması çocuğun kitabı kolay takip edebilmesi için daha uygundur. Seçilen kitapların cümlelerindeki sözcük sayısının 6'yı geçmemesi de bu yaş grubunun okuduğunu anlayabilmesi açısından önemlidir.

8-12 yaş grubunda konusu doğa, insan yaşamı olan, seyahat, serüven olan masallar ya da hikâyeler çocukların ilgisini çekecektir. Yine bu yaş grubunda, giderek mizahtan hoşlanma ve çizgi roman okuma da başlar. 9-10 yaşlarında cinsiyet farklılığının belirginleşmesi, erkeklerin kahramanlık, macera, bilim ve buluşlara; kızların ise daha çok günlük yaşamı içeren konulara ilgi duymasına neden olur.

Masal ve hikâyeler sayısız yararlarının ötesinde, çocuklarınızla keyifli zaman geçirebilmenize olanak sağlayan, onların dünyasına dokunabildiğiniz, yaşamları boyunca hatırlayacakları özel çocukluk anıları olarak kalacaktır.

Ögelere bakın...

Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya başlanmasının doğru olup olmadığı konusunu gündeme getiriyor. Tek düşüncemiz çocuklarımız için daha iyi olanın hangisi olduğu.

Ebeveynlik dünyanın en zor işlerinden biridir. Sosyoekonomik durum, yaşadığı çevre ve ebeveynlerinin eğitim düzeyi gibi, bir çocuğun başarısını etkileyen çok sayıda etmen bulunur.

Çocukların keşfetmek ve öğrenmek için doğal bir eğilimleri bulunmaktadır. Öğrenme çok erken yaşlarda başlar ve hayat boyu devam eder. Çocuklar dünyaya geldikleri ilk andan itibaren, daha okula başlamadan çok önce öğrenmek ve keşfetmek için büyük bir heves duymaktadırlar.

Birçok anne, bebeklerine tuvalet eğitimini ne zaman vereceği ve nasıl vereceği konusunda tereddüt eder. Çoğu anne, yanlış uygulamalar yapmaktan kaçınır veya hangi adımları izlemesi gerektiği hakkında detaylı bilgi sahibi olmaz.

Okul korkusu, okul reddi adı ile de bilinen okul fobisi, ilk kez okul öncesi eğitime veya 1. Sınıfa başlayan çocuklarda görülür. Kuvvetli bir endişe şeklinde kendini gösteren bu fobi, okula gitmemek için çeşitli bahaneler uydurma veya bazı rahatsızlıkların görülmesi ile kendini gösterir.

Daha önceden kuralları belirlenen ya da o an belirlenen kurallara uygun hareket edilerek eğitsel bir amaç doğrultusunda yapılan etkinliklere eğitsel oyunlar denilmektedir. Eğitsel oyun, öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesini de kolaylaştırmaktadır.

Site İçi Arama