Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."
Sağlığınızla Oynamayın Akıllı İlaç Kullanın!

İlaç, sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez önemde bir ürünüdür. Piyasaya çıkmadan önce kapsamlı araştırmalara ve sıkı kontrollere tabi tutulur. Bu uğraşların sonuçları yetkili mercilerce onaylanması koşuluyla insanların kullanımına ilaç olarak sunulur.

İlaçların kullanılması gerekenden fazla ya da az kullanılması veya hatalı kullanılması hem sağlık problemlerinin oluşmasına hem de kaynakların israf olmasına yol açmaktadır.

“Türkiye'de her yıl milyonlarca liralık ilaç çöpe atılmaktadır.”

Ülkemizin genç nüfusuna karşın ilaç tüketimimiz oldukça yüksektir. Bu sonuçtan da yola çıkarak ilaç tüketimindeki bu artışın çok önemli bir kısmının hastaların "gerçek ihtiyacından değil" gereksiz yere hekimlere "evde bulunsun" ısrarından kaynaklanmaktadır.

Halkımız reçete yazılmadığında ya da reçetede sayısal anlamda kendince yeterli sayıda ilaç görmediğinde iyileşeceğine inanmadığı gibi ilacın yetersiz olduğunu da düşünüp başka doktora gitmektedir. Oluşan bu hatalı kültür evlerimizi adeta bir eczaneye çevirmektedir.

“Lüzumsuz yere evde bulunan ilaçların yeni sorunlara zemin hazırlayacağı da unutulmamalıdır.”

Dünya sağlık örgütünün tahminlerine göre; tüm ilaçların yarısından fazlası uygunsuz reçetelenmekte, satılmakta ya da dağıtılmaktadır. Hastaların ancak yarısı ilaçları doğru almaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü, akılcı ilaç kullanımını; "Kişilerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre uygun ilacı, uygun süre ve dozajda, en düşük fiyata ve kolayca sağlayabilmeleri" olarak tanımlamıştır.

“Reçeteniz ve ilaçlarınızın kullanımı hakkında bizzat eczacının bilgi verdiği eczaneleri tercih edin.”

Akılcı Olmayan İlaç Kullanımı Ne Demek?

Akılcı olmayan ilaç kullanımı, ilaç etkileşimlerine, bazı ilaçlara karşı direnç gelişmesine, hastalıkların tekrarlamasına ya da uzamasına ve de hastaların tedaviye uyma isteğinin azalmasına yol açmaktadır. Aynı zamanda tedavide başarısızlık, tedavi süresinin uzaması ve maliyetinin artmasıyla ilaç harcamalarının gereksiz büyümesine hatta yanlış antibiyotik kullanımına bağlı olarak bakteriyel direnç gelişimine neden olmaktadır.

Sıklıkla Rastlanan Akılcı Olmayan İlaç Kullanımlarına Örnekler

Gereksiz ve Aşırı Antibiyotik Kullanımı

Enfeksiyonlu hastalıkların çoğu bakteriler ve virüsler olarak bilinen iki çeşit mikroptan oluşur. Antibiyotikler bakterileri tedavi eder, virüsleri ve enfeksiyona sebep olan diğer mikropları tedavi edemez. Oysaki gelinen nokta gereksiz ya da uygunsuz antibiyotik kullanımı toplumda ve hastanelerde büyük bir problem haline gelirken antibiyotik direncine de sebep olmaktadır.

Antibiyotik direnci, antibiyotiğin belli bir bakteriyi öldürme veya üremesini durdurma özelliğini kaybetmesidir. Bu hem toplum kaynaklı hem de hastane enfeksiyonlarında ciddi seyirli hasta oranlarının artmasına, tedavinin başarısızlığına, hatta ölümle sonuçlanan vakalara yol açmaktadır. Dirençli bakteri, antibiyotik karşısında hayatta kalarak çoğalmaya devam ederken, hastalığın daha uzun sürmesine yol açar. Bu durum, tedavinin uzamasına sebep olurken hem hasta hem de Kurum için maliyetleri artırmaktadır.

“Dirençli bakteriler hastanın durumuna bağlı olarak idrar yolu, akciğer, cilt ve kan dolaşımı enfeksiyonlarına da yol açabilmektedir.”

Toplumdaki bazı yanlış kanılar antibiyotiklerin gereksiz kullanımını tetiklemektedir. Örneğin nezle, grip gibi ateşli hastalıklarda hemen antibiyotik alınması yaygın olarak gözlemlenmektedir.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarının (ÜSYE) çoğunu soğuk algınlığı nezle, grip gibi hastalıklar oluşturur. Tüm bu hastalıklarda etkenler virüsler olduğu için antibiyotik tedavisi gereksizdir. Bu hastalıklarda antibiyotikler iyileşme sürecini kısaltmaz, virüslerin diğer insanlara yayılmasını engellemez. Aksine antibiyotik direncine, vücut hücrelerinin ölmesine, vücut direncinin azalmasına ve antibiyotiğin yan etkilerine maruz kalarak iyileşme sürecinin uzamasına neden olur. Antibiyotik gerçekten gerekli olduğunda artık işe yaramaz. Hatalı antibiyotik kullanımının en sık üst solunum yolu enfeksiyonlarında yapıldığı gözlenmektedir.

Antibiyotikler ateş düşürücü ilaçlar değildir. Ateşi düşürmek amacıyla antibiyotik kullanımı toplumumuzda yanlış yerleşmiş bir kanıdır. Hastalık uygun antibiyotikle tedavi edildiğinde, diğer belirtilerle birlikte ateş de düşer. Antibiyotik tedavisine karar verecek olan tedavinizi düzenleyen doktordur.

Gereksiz antibiyotik kullanılmasında bir etken de doktorlara, hasta ve yakınlarının antibiyotik verilmesinde ısrarcı olmalarıdır. Bilmelisiniz ki her ateşli durumda antibiyotik alınması gerekmez. Doktorları antibiyotik reçete etmeleri için asla zorlamamalısınız.

Hastanın doktora gitmeden eczaneden antibiyotik temin etmesi ise gereksiz ilaç kullanımında diğer bir etken olarak gözüküyor. Avrupa ülkelerinde reçetesiz antibiyotik satılamamaktadır.

Gereksiz ve Uygunsuz Ağrı Kesici Kullanımı

Günümüzde ağrı kesici ilaçlar, diğerlerine kıyasla yan etkisi az ve nispeten masum ilaçlar olarak görülmekte, bu nedenle de çok kullanılmaktadır. Bütün ilaçlarda olduğu gibi hiçbir ağrı kesici masum değildir. Hekim önerisi olmadan, "evde bulunsun" diye eczaneden alınan ağrı kesiciler, çoğu zaman baş, eklem ve ağrıları için de kullanılmaktadır. En çok yapılan yanlışlardan biri doktorun bir kez yazdığı ağrı kesicinin, doktora danışılmadan merkezleri için sürekli kullanılmasıdır. Tüm ilaçlarda olduğu gibi ağrı kesici ilaçların da kullanılmakta olan diğer ilaçlarla etkileri söz konusudur.

Özellikle kalp hastalarında, karaciğer ve böbrek hastalığı olanlarda ağrı kesici ilaçlarla ilgili ciddi yan etkiler ortaya çıkmaktadır.

Ağrı kesici nitelikte ilaçların bir kısmı beraberinde başka etken maddeler de içermektedir. Bu ilaçların bir bölümü kan basıncını (tansiyonu) yükseltirken kalp atışlarını da hızlandırmaktadır. Kalp ve damar hastalığı, tansiyon yüksekliği ve kalp ritminde sorun olan hastalarda bu ilaçlar önemli problemlere neden olmaktadır.

Romatizmal hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bir kısım ağrı kesiciler tansiyon yükselmesine neden olmaktadır. Tansiyon yüksekliğine bağlı baş ağrısı olanlarda ağrı kesici olarak bu nitelikte bir ilacın kullanılması tansiyonu daha da yükselterek ciddi beyin hasan ve felçlere neden olabilmektedir. Diğer yandan yine romatizmal hastalıklarda kullanılan bir kısım ağrı kesiciler de kalp ve damar hastalarında pıhtı oluşumunu engellemek amacıyla kullanılan aspirinin yan etkilerini arttırıyor ve özellikle kanama riski doğurmaktadır.

“Sağlıklı beslenen kişilerin vitamin takviyesi alması gerekmez”

Bitkisel Ürünlerin Bilinçsiz Kullanımı

Ülkemizde bitkilerin çiçek, yaprak, kabuk ya da farklı kısımlarından değişik yöntemlerle elde edilen ürünleri kullanma eğilimi giderek artmaktadır. Kanserden diyabete kadar, neredeyse her türlü hastalığı tedavi ettiği iddiasında olan bitkisel ilaçlar medyanın da özendirici yayınlarıyla bilinçsiz ve kontrolsüz şekilde kullanılmasına neden olmaktadır. Bu ürünlere ve yayınlara karşı dikkatli olmak gerekir.

Bitkilerden elde edilen ürünlerin kullanımıyla ilgili olarak "Bu ürünler doğal maddeler olduğu için zararlı etkileri yoktur." gibi bilimsel olmayan görüşler ileri sürülüyor. Oysaki "Bitkisel ürünler asla masum ve zararsız değildir". Eczanelerin dışında çeşitli marketlerde ve satış mağazalarında satılan, bazıları bitkisel olabilen gıda katkılı maddelerin bir kısmının ciddi yan etkileri olduğu hatta ölümlere sebebiyet verdiği bilinmektedir. Dolaysıyla bilgi kirliliklerine karşı da daha dikkatli olunmalıdır.

Göz Ardı Edilmemesi Gereken Etkileşimler

İlaç-İlaç Etkileşimleri ve İlaç-Gıda Etkileşimleri

İlaçların birbirleriyle etkileşime girmesi bazen ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir. Bir ilaç kullanıyorken başka bir ilacı kullanmak gerektiğinde öncesinde muhakkak hekiminize danışın.

Bazı besinler de ilaçlarla birlikte tüketildiğinde etkileşim göstermekte. Mesela, greyfurt suyu, düzenli alınan ilaçlarla etkileşime girerek ilacın vücutta birikmesine ve ciddi yan etkilere neden olmaktadır. Greyfurt suyu ile ilaç kullanırken doktor tavsiyesi dışına çıkılmamalı ve ilacın kullanım talimatı dikkatli okunmalıdır. Örneğin kan sulandırıcı ilaçlardan bazısı birçok besinle etkileşime girerken hekiminin önerilerini dikkate almayanlar kanama nedeniyle hastanelere başvurmaktadır.

Yeterli Olmayan veya Aşırı Dozda İlaç Kullanımı

İlacın dozu hastanın kilosu, yaşı ve hastalığının ne ve hangi aşamada olduğuna göre değişir. Her hastanın ilaçlara tepkisi farklı olabilir. Kimileri çok hassastır, kimileriyse yüksek dozda ilaç almasına rağmen istenen etki elde edilemez. Bilinçsizce çok sayıda alınan ağrı kesicilerin karaciğer, özellikle de böbrekte ciddi tahribat yaptığı bilinmektedir.

Kendi Kendine Uygunsuz İlaç Kullanımı

İlaçlar iki tarafı keskin bıçak gibidir. Doğru biçimde, yerinde, uygun doz ve sürede kullanıldığında hayat kurtarıcıdır; ancak gereksiz, zamansız, yetersiz ya da aşırı dozda ve sürede kullanılmaları halinde zararlı olurlar. Yanlış ilacın kullanılması durumunda ise zarar listesi ölüme kadar gider.

Bir doktor, ilaç yazmadan önce ilacın hasta için yarar ve zararını hesaplar. Eğer fayda tarafı ağır basıyorsa kullanır, değilse kullanmaz. Tıpta bu yaklaşımı özetleyen "önce zarar vermemek" şeklinde bir düstur vardır. Bu yüzden kendi kendinize uygunsuz ilaç kullanarak sağlığınıza zarar vermemelisiniz.

“İlaç bir zehirdir. İlaçla zehiri birbirinden ayıran miktardır. (Paraselsus 1493-1541)”

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Çocuklarda Fazla Kiloya Dikkat

Obezite vücutta artmış yağ kitlesini ifade eder.

+ Devamı

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top