Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."
Depresyon

Depresyon, kalp hastalıkları ve inme gibi vasküler hastalıkların oluşumunda bir risk faktörüdür. Bu nedenle günümüzde hem kamu bilincinde hem de kamu sağlığını koruma stratejileri kapsamında çok daha fazla dikkat edilen sigara, obezite ve fiziksel hareketsizlik gibi klasik risk faktörleri ile muhtemelen aynı anlama sahiptir.

Depresif bir hastalık aynı zamanda, osteoporoz ve Tip 2 diyabetin ortaya çıkmasına önayak olur. Bu nedenle depresyon beynin yanı sıra diğer birçok organ sistemini etkileyebildiği için günümüzde «sistemik» hastalık olarak görülüyor. Bütün bunlar, doğru zamanda, dikkatli ve sürdürülebilir bir tedavinin büyük önemini vurgular.

«Stres-Depresyon» nasıl tetiklenir?

Depresyonun nadiren tek bir nedeni olur. Genellikle çeşitli faktörlerin kombinasyonu, konjenital bir duyarlılık nedeniyle, hastalığa yol açar. Önemli bir yakının kaybedilmesi veya ölümü ya da kronik aşırı yükleme durumları gibi akut stresler depresif bir hastalığın tetikleyicisi olabilir. Yeni koşullara uyum gerektiren (örneğin evlenme, işsizlik, emeklilik) sosyal faktörler de depresyonun ortaya çıkmasından önce artan bir şekilde görülür.

Bununla birlikte tüm hastalarda bu şekilde tetikleyici faktörler olmaz. Birçok depresyon hasta kişiyi birden bire yakalar. Bu nedenle depresyonun zor yaşam şartlarına sadece makul, anlaşılır bir tepki olarak algılanmasına karşı çok dikkatli olunmalıdır. Kaderin ağır darbeleri üzüntüye, çökmüş ruh haline ve ruh hali bozukluklarına neden olur, fakat tam olarak bir depresyon değildir. Ancak depresif bir hastalık ortaya çıkarsa, kalıcı olarak tedavi edilmelidir.

Çoğu kez genellikle uzun süre bir hastalığa yol açmayan yıllar süren stresten ibarettir. Genellikle kişisel olarak görece küçük bir olay bardağı taşırmak ve hastalığı tetiklemek için yeterlidir. Depresyon sırasında beyin metabolizması bozulur: Sinir nörovericiler Serotonin, Noradrenalin ve Dopamin dengesi bozulur. Stres hormonu için bozulan kontrol sisteminin nedeni:

Stres hormon sisteminin devamlı aşırı aktivasyonu, sinir hücresi metabolizmasını nöroverici üretimini ve ayrışmasını sona erdirecek kadar bozar. Ya çok düşük konsantrasyonlarda bulunurlar ya da iletim artık tam olarak işlev görmez. Sinir hücreleri arasındaki iletimbu vesile ile bozulduğu takdirde, yavaş yavaş duygu ve düşüncelerde yansıması görülür. Bu, motivasyon eksikliğine, iştah azalmasına, uykusuzluğa, konsantrasyon güçlüğüne ve depresyonun diğer belirtilerine yol açar.

Bu noktada antidepresan ilaçlar devreye girer ve stres hormon regülasyonunu normalize ederek beyin metabolizmasını tekrar dengeye getirir. Aynı şeyi psikoterapi de yapar. Bu nedenle orta ve ağır depresyonlarda psikoterapi ve ilaç tedavisi kombinasyonunun neden en iyi sonuçları elde ettiği aşikardır.

Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

Depresif hastaların etkin tedavisi bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Süreç içinde kognitif davranışçı terapi, psikodinamik terapi ve konuşma terapisi gibi çeşitli psikoterapi yaklaşımları her hastanın ihtiyaçlarına göre seçilir veya tek tek birleştirilir.

İlaç tedavisine ek olarak, bireysel ve grup terapileri ve belirtilere bağlı olarak farklı ve bireysel nitelikte yaratıcı terapötik yöntemler, gevşeme teknikleri ve stresi yenme eğitimi (örneğin Biofeedback, Jacobsen'e göre progresif kas gevşetme, Yoga, Çigong, Tai Chi) gibi ek fiziksel yöntemler uygulanır.

Psikoterapi

Depresyon tedavisi daima psikoterapi içermelidir. Bu ideal olarak stresin davranış değiştirmesine ve negatif bireysel değerlendirmenin düzelmesine ve kişisel stresli kritik durumların iyileşmesine yol açar. Psikoterapötik yöntemlerde, davranışçı terapi (DT) ve kişiler arası psikoterapi (KAP) günümüzde en iyi şekilde araştırılır ve etkin olarak kullanılır.

Ayrıca uzun vadede nüksetme riskini azaltırlar ve hem ayakta tedavide hem de hastanede başarılı bir şekilde kullanılırlar. Bu modern terapi yöntemlerinde tedavinin ağırlık merkezi esas olarak çözüm bulmaya ve kaynak mobilizasyonuna odaklanır, sadece önceki çatışmaları ve nedenlerini araştırmaya ve açıklarla uğraşmaya odaklanmaz.

Duygularımız, düşüncelerimiz ve eylemlerimiz birbirlerinden daima etkilenirler ve fiziksel fonksiyonlarımız üzerinde etki yaparlar. Bu şekilde depresif ruh hali, örneğin negatif düşüncelerle daha da pekiştirilir. Genellikle kötü sağlık durumunun doğal sonucu olan toplumdan çekilme yine hoş olmayan duygu ve düşünceleri pekiştirir.

Bu, depresif insanları gerçek anlamda yakalayarak bu kısır döngüyü daha da pekiştiren yeni stresler meydana getirir. Psikoterapötik tedavi, depresyonun kısır döngüsünü kıran yaklaşımlar ortaya koyar. Terapötik destekle ruh halini düzelten aktivitelere yeniden başlamak genellikle önemlidir. Depresyon durumunda bunlar tek başına yapılamaz. Aynı zamanda depresyonda belirli durumların, belirli negatif duygu ve düşünceleri neredeyse otomatik olarak nasıl tetiklediğinin farkında olmak önemlidir. Tipik depresif düşünce tek taraflıdır ve biçimi negatiftir.

Depresyon her şeyi karanlık bir gözlükle görmek zorunda bırakır. Psikoterapi bu gözlüğü yavaşça çıkarmaya yardımcı olur.

Davranışçı Terapi

Her insan yaşamı boyunca kişisel tecrübe ve taklit yoluyla kendisi için tipik davranış kalıpları, yaklaşımlar ve duygusal reaksiyon biçimleri öğrenmektedir. Depresyon gelişimi ile ilgili olarak, ciddi yükleme durumları ve kronik stresle birlikte hastalığa yol açan bir dizi tipik düşünce ve davranış kalıpları bulunmaktadır. Tedavide sorunlu davranış biçimleri, düşünce kalıbı ve yaklaşımlar somut olarak ele alınır ve araştırılır. «Davranışçı terapi» hem negatif düşünce kalıplarına hem de davranış düzeyine oturtulur.

Memnun edici eylemlerin ve sosyal faaliyetlerin yeniden tesisi gibi davranış değişikliği, yavaş yavaş pozitif duygulara ve yeni tecrübelere yol açar. Bunlar diğer taraftan düşünce içeriğinin değişmesine yol açar ve tersi de doğrudur. Davranışçı terapinin amacı diğer şeylerin yanı sıra başarılı ve tatmin edici sosyal ilişki tasarımı için beceri kazanma ve kendi duygularıyla ilgilenmedir. Başka bir amacı, geçmiş stresli deneyimlerin, mevcut krizlerin ve zor yaşam koşularının iyileşmesini teşvik etme olabilir.

Kişiler Arası Psikoterapi (KAP)

Kişiler arası psikoterapi özellikle depresyon tedavisine uygun hale getirilmiştir. İnsanlar arası (kişiler arası) ilişkilerin depresyon gelişimine önemli ölçüde katkıda bulunabileceği varsayılmaktadır. Hastanın, daha önceki insanlar arası ve psikolojik deneyimlerinin mevcut davranışlarında ortaya çıkacağı varsayılmaktadır.

Bu nedenle yaşamdaki stresli olaylar (örneğin bir yakının ölümü veya partnerlerin ayrılması) ve zor yaşam şartları (işyerinde taciz, işini kaybetme ve emeklilik veya yakınlarıyla sürekli tartışma) depresif belirtilerin ortaya çıkmasına yol açabilir.

Diğer hastalar için kayıp deneyimlerinin (matem) tedavisi veya belirli sosyal roller arasındaki geçişlerin üstesinden gelme (örneğin çocuklar evi terk ettiği zaman veya emeklilik durumunda) önemli olabilir. Kişiler arası psikoterapinin amaçları depresif belirtilerin hafifletilmesi ve insanlar arası ilişkilerin özel yaşamda ve/veya iş çevresinde iyileştirilmesidir.

Psikoterapinin Diğer Unsurları

«Stres yönetimi» psikoterapinin diğer bir önemli yapı taşıdır. Bazı durumlarda, psikanalitik veya psikodinamik terapi çok yararlı olabilir. Burada çocuk gelişimine büyük önem verilir: Psikanaliz, yaşamın ilk yıllarının etkilerinin insan ruhu üzerinde izler bıraktığını varsayar. Hastalara yönelik gizli veya bastırılmış çatışmalar tedavide ortaya çıkarılmaya ve işlenmeye çalışılır.

«Sistemik terapide (Aile terapisinde)» ağırlık merkezi olarak bireyin yaşadığı gruba (sisteme) odaklanılır. Bu sistem evli bir çift, bir aile, arkadaş çevresi veya çalışma ekibi olabilir. Hasta kişinin sadece bir «belirti taşıyıcısı»olduğu ve sorunlarının nedenlerinin tüm sistem içinde aranması ve tedavi edilmesi gerektiği varsayılır. Kişiler arası psikoterapide olduğu gibi insanlar arası ve sosyal yön, merkezi konumda bulunmaktadır

Farmakolojik Terapi

Hastalığın hafif formlarında sadece psikoterapi ile birlikte genellikle çok iyi tedavi sonuçları elde edilebilir, orta ve ağır formdaki depresyon tedavisinde ek olarak antidepresanlarla ilaç tedavisi uygulanır. Tüm ilaç tedavisi 50 yılı aşkın bir süre önce İsviçre'de Roland Kuhn tarafından keşfedilen sinir nörovericilerin (Serotonin, Noradrenalin, Dopamin) etkin takviye prensibine dayanır. Uzun süre, antidepresanların etkisinin sadece bu haberci maddelerin (nörovericiler) konsantrasyonundaki artışa bağlı olduğu düşünülmüştü.

Ancak günümüzde, stres hormon aktivitesinin normalizasyonu olduğu biliniyor. Ayrıca hafif ve orta şiddetteki depresif hastalıklarda, diğerlerine ilaveten, etkili bir bitkisel ilaç olan Kılıç otu (Hypericum perforatum) Serotonin ve Noradrenalin üzerinde etki yapar. Gereksiz ve erken ilaç değişikliği nedeniyle zaman kaybını mümkün olduğu kadar önlemek için, antidepresan etkinin genellikle ancak 2-4 haftadan sonra ortaya çıkacağını akıldan çıkarmamak gerekir. Bu nedenle reçeteli ilaç değişikliği en erken yeterli dozdan sonra ve dört hafta sonra yapılmalıdır.

Muhtemel yan etkileri (örneğin nadir durumlarda kilo artışı, cinsel işlev bozuklukları, sinirlilik), tedavinin öyküsü ve mevcut hastalık epizotlarının bireysel belirtileri, antidepresan ilaç seçimi için önemlidir. Uyku bozuklukları, huzursuzluk, sinirlilik, anksiyete veya intihar eğilimi gibi örnek belirtilerin ön planda olması durumunda, sedatif (yani yatıştırıcı) antidepresanlar, gerektiğinde bir Benzodiyazepin ile geçici bir kombinasyonda ilk tercihtir.

Uyku bozukluklarında – geleneksel uyku ilaçlarının aksine – antidepresanlar depresyonla bozulan uyku yapısını tekrar normal hale getirmesi ve bu nedenle dinlendirici bir uykuya neden olması dolayısıyla avantajlıdır.

Antidepresanlar intihar riskini artırmazlar. Bununla birlikte farmakoterapi tedavinin erken döneminde özel durumlarda intihar düşüncelerini ve eylemlerini ihtimal dahilinde kötüleştirebilir, zira bu sırada antidepresan etkinin harekete geçirilmesinden önce sinir metabolizmasının stimülasyonu ile sinirlilik ve aktivasyon meydana gelebilir. Bu tür yan etkiler genellikle bitkisel preparatlarla (fitoterapi) azaltılabilir veya ortadan kaldırılabilir. Çarkıfelek çiçeği, kediotu kökü, öksürük otu kökü, melisa yaprağı etkilidir.

Kanıtlanmış tamamlayıcı ilaçsız tedavi biçimleri

«Uyanık kalma tedavisi» (uyku yoksunluğu tedavisi) veya ışık terapisi gibi, ilaç tedavisine alternatif olarak tamamlayıcı ve kolaylaştırıcı diğer kanıtlanmış tedavi olanakları bulunmaktadır. Ağır vaka durumlarında özel uzmanlık merkezlerinde yeni yöntemler «Vagal Sinir Uyarımı» (VNS) veya «Transkranial Manyetik Uyarım» (TMS) başarıyla uygulanabilir. Tedaviye tamamlayıcı tıbbi yaklaşımlar ilave edilebilir, örneğin fitoterapi, naturopatik yaklaşımlar (bitkisel tedavi) ve hidroterapi (su uygulamaları, örneğin Kneipp terapi), geleneksel Çin tıbbı (örneğin Akupunktur, Çigong), masaj ve aromaterapi.

Uyanık Kalma Tedavisi

Uyku yoksunluğu ruhsal durumunuzu düzeltir. Bu başlangıçta oldukça tuhaf gelebilir, zira birçok depresif hasta zaten uykusuzluktan muzdariptir. Bununla birlikte depresyon tedavisinde uyku yoksunluğu genellikle sadece kısmen kanıtlanmıştır. İnsanlar normal şekilde uyurlarve sabah saat bir sularında tekrar uyandırılırlar.

Önemli olan, uyanık kalma tedavisi sırasında ve ertesi gün çok kısa bir süre dahi olsa asla uykuya dalmamanızdır. Bu tüm yükselen ruh halinize zarar verebilir. Bu tedavi tek başına uygulaması çok zor olduğu için, genellikle terapötik olarak eşlik eden bir grup dahilinde gerçekleştirilir.

Işık Terapisi

Yan etkisi hemen hemen olmayan bu terapi sadece kış depresyonunun tedavisinde değil aksine tüm depresyon biçimlerinde çok etkili şekilde uygulanmaktadır. Parlak bir ışık (2’500 - 10’000 Lüks) önünde her gün sabahları 30 ile 60 dakika geçirilir. Bu esnada herhangi bir şey de okuyabilirsiniz. Sabah ışık terapisi ne kadar erken yapılırsa, genellikle tedavi başarısı o kadar daha iyi olur. Sonbahar ve kış aylarında tipik olarak tekrarlayan depresyonda, tedavi önleyici olarak ta kullanılabilir.

Depresyonun Tedavisine Yönelik On İki Kısa Temel Kural

1. İyileşme konusunda sabırlı olun! Depresyon genellikle yavaş gelişir ve tedavi edilirken de adım adım geriler. Tedavi zaman alır – Buna değer.

2. İlaçlara ihtiyaç duyduğunuzda, lütfen bunları tamamen doktor reçetesine göre alın. Sabırlı olun, etkisi genellikle gecikmeli olarak ortaya çıkar.

3. Antidepresanlar bağımlılık yapmazlar ve kişiliği değiştirmezler.

4. Doktorunuza sağlık durumunuzdaki herhangi bir değişikliği bildirmeniz ve tedavi kapsamında muhtemelen edineceğiniz endişelerinizi, korkularınızı ve kuşkularınızı açık ve emin bir şekilde konuşmanız önemlidir.

5. Hoş olmayan yan etkileri hemen sorun. Bunların çoğu zararsızdır ve sadece başlangıçta görülür.

6. Kendinizi daha iyi hissettiğinizde bile, ilaçları bırakmayın!

Bunun dikkatlice planlanması gerekmektedir.

7. Her günü bir önceki akşam mümkün olan en doğru şekilde planlayın (örneğin bir zaman tablosu ile). Keyifli faaliyetlere de zaman ayırın.

8. Küçük ve gerçekleştirilebilen hedefler koyun. Doktorunuz veya terapistiniz bu konuda size yardımcı olacaktır.

9. Bir ruh hali günlüğü tutun. Doktorunuz veya terapistiniz bunun nasıl yapılacağını ve tuttuğunuz kayıtları birlikte düzenli olarak nasıl değerlendireceğinizi açıklayacaktır.

10. Uyandıktan sonra derhal kalkmalı ve yatağı terk etmelisiniz. Depresyon durumunda yatağın içinde «saplantılı düşünceler» hazırda beklemektedir. Bu genellikle çok zordur. Bu durumda terapistinizle

birlikte stratejiler üzerinde çalışın.

11. Fiziksel olarak aktif olun: Hareket antidepresiftir ve sinir hücrelerinin yeniden oluşumunu destekler.

12. Daha iyi hissetmeniz durumunda: Kişisel olarak yeniden nüksetme riskini azaltmak konusunda doktorunuzla veya terapistinizle birlikte çalışabilirsiniz. Erken uyarı işaretleri ve bir kriz planı üzerinde çalışın.

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Çocuklarda İnatlaşma

Çocuğunuzun son zamanlarda her söylediğinize "Hayır"

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top