Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."
Ramazan Ayında Beslenmemize Dikkat

Ramazan ayının gelmesiyle alıştığımız yeme düzeninde değişiklikler olur. 0ç ana öğün ve ara öğünlerden oluşan beslenme düzenimizi iki veya tek öğüne indirir bu öğünlerde de çok çeşitli yiyecekleri fazla miktarda kısa süre içerisinde tüketiriz.

Oysa yaklaşık 12-13 saat boyunca dinlendirdiğimiz sindirim sistemimizde ve metabolizmamızda değişiklikler oluşmaktadır. Öğün sayısının azalması ve öğün aralarındaki saatlerin alışılmışın dışında uzaması, vücudun alışılmış beslenme ritminin çok dışına çıkmasına neden olur.

Ortalama 14 saat aç kalan mide iftar topuyla kalori bombardımanına tutularak maalesef başta sindirim sistemi rahatsızlıkları başta olmak üzere pek çok sağlık sorunlarına sebep olabilir. .Açlık durumunun uzun süre devam etmesi halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık, dalgınlık, dikkatsizlik, uykuya meyil, sinirlilik, hazımsızlık, şişlik, ekşime gibi sorunlara neden olur, iş verimi düşer. Özellikle iftar saati yaklaştıkça sinirlilik, ani öfke patlamaları, konsantrasyon bozukluğu, baş ağrısı mide bulantısı ve halsizlik gibi belirtiler artar.

Ramazanda oruç tutarak kilo verileceğine inanmak yanlış bir düşüncedir. Böyle düşünenlerin sonu hüsran olabilir.. Genellikle bu dönem, dikkat edilmezse kilo almayla bile sonuçlanabilir. Ancak daha önce zayıflama programına başlamış kişiler az ve sık yiyerek diyetlerine devam edebilirler.

Bu dönemde kiloyu sabit tutmak bile hedeflenebilir. Ramazan ayında da diğer zamanlarda olduğu gibi sağlıklı, yeterli, dengeli ve çeşitli beslenmeye özen göstermek, bu dönemde alınacak kiloların önlenmesi açısından çok önemlidir.

Uzun süren açlık dönemlerinin, yavaşlayan metabolizmanın vücuda verdiği olumsuzlukları en aza indirmek için bu dönemde beslenmede birtakım değişiklikler yapılmalıdır. Oruç tutma kavramının beslenme açısından en hassas yönü vücudun uzun süre besinsiz kalması nedeniyle, metabolizma ile ilgili değişikliklere yol açabilecek olmasıdır. Besin alımının az öğünler şeklinde (iftar-sahur, 2 öğün ) fakat yüklü alınması tüketilen besinlerin daha çok depolanmasına (ya beni tekrar aç bırakırsa korkusuyla), kan şekerinde dengesizliklere, uzun sürede kilo artışına neden olmaktadır. Bunun için Ramazan’a özel beslenme alışkanlıkları edinmelisiniz.

Mutlaka Sahura Kalkımalı !

Sahura Yatmadan önce yemek yeme ve sahura kalkmamak veya sahurda sadece su içmek yapılan en büyük yanlışlardan biridir. Açlık süresini böylece 18–19 saat gibi uzun bir zamana çıkartmış oluruz ki bu da hipoglisemiye (şeker düşmesi )sebep olur. Ayrıca uyku anında metabolizma hızı en düşük düzeyde olduğu için yediklerimizin çoğunun yağa dönüşmesine yani kilo artışına neden oluruz. Sahur yemeklerinde seçilen besinler yüksek enerji içeren ve kolay hazmedilecek ve bizi uzun süre idare edebilecek glisemik indeksi düşük yani kolay kana karışmayan yiyecekler tercih edilmelidir. Şekerli gıdaların alımı ise hipoglisemiyi kolaylaştırır.

Aşırı tuzlu gıdalar vücudun su ihtiyacını arttırır. Bu nedenle aşırı tuzlu ve şekerli gıdalar yerine süt, peynir, yumurta, posalı çorbalar (mercimek, sebze çorbası vb.) meyve ve kepekli, çavdarlı ekmekler tercih edilmelidir. Protein içeriği yüksek olan besinler midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdikleri için sahurda tüketilmeleri daha uygundur.

Ramazan ayında ihmal edilmemesi gereken en önemli şeylerden biri de sıvı tüketimidir. Unutulmamalıdır ki günlük sıvı ihtiyacımız 2–2,5 litre kadardır. Gün içinde su kaybının önlenmesi için sahurda ve iftarda yemekle beraber su tüketimini biraz daha kısıtlayarak daha çok iftar ile sahur arası 2 litre (10 su bardağı) su içmek daha doğru bir davranış olacaktır.

İftarda, boş mideye birden yüklenilmemelidir. İftar yemeği yavaş yavaş ve küçük porsiyonlar halinde yenmelidir. Azar azar, iyi çiğneyerek ve sık aralıklarla besin tüketilmeli; çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir. Yaklaşık 12-14 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, iftar sonrasında hazımsızlık çekilmesine neden olabilir.

Çorba düşük kalorili ve yüksek hacimli bir besin olduğu için ve kısa zamanda doygunluk hissi oluşturduğu için daha düşük kalori alarak sofradan kalkmamızı sağlar, bu nedenle başlangıç için favori besinimiz çorba…..Çorba ve kahvaltılık ürünler ve salata ile oruç açıldıktan 1 saat kadar sonra ana öğün tüketmemiz hem metabolizmamızı çalıştırmak hem de boş mideye birden yemek yememizin yol açabileceği sağlık sorunlarını engellememize yardımcı olacaktır.

Etli veya etsiz sebze yemekleri, kepekli makarna ve pirinç, esmer ekmek gibi tahıllar, kurubaklagil yemekleri, yoğurt, ayran, cacık, salata, meyve gibi lif oranı yüksek alternatiflerden oluşan bir iftar yemeği sağlıklı bir tercih olacaktır iftar ile sahur arasına küçük ara öğünler eklenmeli, böylece bir hem bir defada fazla miktarda yemenin vereceği olumsuzluklar engellenmeli hem de yavaşlayan metabolizmaya destek olunmalıdır.
Ağır hamur tatlıları (baklava, helva gibi) yerine daha hafif olan sütlü tatlılar ve meyve tatlıları tercih edilmelidir. Tatlı ve meyveleri ara öğün olarak yemeklerden sonra tercih edilebiliriz.

Özellikle kızartmalardan, mayalı besinlerden(hamur işlerinden), aşırı şeker ve yağ içeren besinlerden, şerbetli tatlılar, çok tuzlu veya baharatlı yemekler, sucuk, sosis, pastırma gibi şarküteri ürünleri, bal/kaymak ve gazlı içeceklerden uzak durmamız, bizi gece oluşabilecek hazımsızlıklardan, mide yanmalarından, reflüden ayrıca kilo alma problemlerinden koruyacaktır.

Ramazanda kilo almamak için

Orucunuzu hafif bir kahvaltı ile veya çorba ile açın, yemeğinizi iftardan 1–2 saat sonra yiyin Bol sıvı tüketin (asitli içecekler hariç) Bol hareket edin (yemekten 1-2 saat sonra) Gece yatmadan önce yemek yemeyin, mutlaka sahura kalkın Sahurda glisemik endeksi düşük gıdalar tüketin

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Çocuklarda Fazla Kiloya Dikkat

Obezite vücutta artmış yağ kitlesini ifade eder.

+ Devamı

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top