Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."
Böbrek Taşını Önlemenin 10 Yolu

Böbrekler, yaşamın devam edebilmesi için atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlamasının yayında vücut için gerekli olan bazı maddelerin seviyesini ayarlamak gibi filtre görevi de bulunmaktadır.

Böbreklerin işleyiş mekanizmadaki sorunlara bağlı olarak taş oluşumu gerçekleşmektedir. Böbreğin işleyiş mekanizmasının neden bozulduğu halen net olarak bilinmese de taş hastalığının beslenmeden genetiğe, yaşanılan coğrafyadan cinsiyete kadar çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Bazen sessizce bekleyen bu taşlar bazen de idrar yoluna düşerek hastaların dayanılmaz ağrılarla sağlık kuruluşlarına başvurmasına neden olabilmektedir. Genellikle en sık görülen böbrek taşı türünün kalsiyum oksalat taşlarıdır. Böbrek taşlarının en tipik belirtisini ağrı oluşturmaktadır. Ancak bazen de böbrek fonksiyonunu bozuncaya veya kalıcı hasarlar oluşturuncaya dek şikayet yaratmadan sessizce büyüyebilmektedir. Bu nedenle taş oluşumunu önlemek ve böbrekleri düzenli olarak takip etmek önem taşımaktadır.

1. Böbrekleri suyla besleyin

Büyük bir çözelti olarak nitelendirilen idrar, yaklaşık 50 maddenin çözülerek vücuttan atılmasını sağlamaktadır. Yeterince su içildiğinde idrarın yani çözeltinin miktarı artıyor ve daha fazla oranda madde çözülmektedir. Böylelikle böbreklerde kristalleşme azalıyor, var olan küçük kristallerin de vücuttan atılması sağlanmaktadır. Az su tüketildiğinde ise çözelti miktarı azalmakta ve taş oluşumuna neden olan kalsiyum, oksalat ve benzeri maddeler kristalleşmeye başlamakta ve zaman içinde taşa dönüşmektedirler.

Sağlık için günlük su tüketiminin yaklaşık 2 litre olması gerekmektedir. İdrarın mümkün olduğunca renksiz ve kokusuz olması, yeterince su tüketildiğini göstergesidir.

2. Protein alımını kısıtlayın

Özellikle hayvansal proteinlerin, kalsiyum ve oksalatın böbreklerden daha fazla atılımına neden olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle özellikle böbrek taşı hastası olanların taşın şiddetine göre protein alımlarına dikkat etmeleri gerekmektedir. Örneğin bir öğün hayvansal protein tüketen kişinin diğer öğünde lifli besinlere yönelmesi ya da sabah fazla peynir tüketen kişinin öğlen et yememesi önerilmektedir.

3. Tuzla aranızı açın

Tuz, en sık görülen böbrek taşı bileşiminin elemanları olan kalsiyum ve oksalatın böbrekten daha fazla atılmasına neden olmaktadır. Herkesin metabolizması, böbrek dinamiği, böbreğin içindeki idrar akımı farklılık gösterdiği için tuz tüketimi ile ilgili bir miktar önermek doğru olmamaktadır. Sağlık için tuz kullanımını mümkün olduğunca azaltması gerekmektedir.

4. Limonu çok sevin

Böbrekte taş oluşumunu önlediği bilinen ‘sitrat’ maddesi limonda bol miktarda bulunmaktadır. Bu nedenle her gün taze sıkılmış yarım veya bir limon suyu içebilir, salatalarınıza bol bol limon sıkabilir ya da kendinize taze bir limonata hazırlayabilirsiniz

5. Oksalat kaynaklarından uzak durun

Oksalat maddesi, her besinde var ancak bazılarında daha fazla bulunmaktadır. Domates gibi oksalat içeren sebzeler beslenmenin vazgeçilmezlerinden olsa da bazıları sadece keyif için tüketilmektedir.

Çay, kahve, ıspanak, kakao, çilek ve kabuklu kuruyemiş gibi gıdaların fazla tüketiminden kaçınarak oksalat alımını azaltmak mümkündür. Öte yandan içeriğinde oksalat bulunan çavdar ve kepek ekmeklerinin tüketimini de sınırlamak gerekmektedir.

6. Kalsiyumdan korkmayın

Güçlü kemiklere sahip olmak için ihtiyacınız olan kalsiyumun böbrek taşına neden olabileceği endişesine kapılmayın. Çünkü yapılan son çalışmalar kalsiyum tüketiminin bu konuda önemli bir rol oynamadığını ortaya koymaktadır. Doktor önerisi bulunmadığı sürece kalsiyum tüketiminin sınırlanmasına gerek bulunmamaktadır. Yetişkinlerin ise günlük 1000 mg kalsiyum alması gerekmektedir.

7. Gazlı içeceklere hayır deyin

Limonda bulunan sitrat böbrek taşı oluşumunu engellerken, gazlı ve kolalı içeceklerin ise vücuttaki sitrat miktarını azalttığı tahmin edilmektedir. Bu nedenle gazlı içeceklerin mümkün olduğu kadar az tüketilmesi önerilmektedir.

8. Hareket edin

Hareket etmek vücuttaki tüm mekanizmaları dengeli hale getirirken, hareketsizlik ise tam tersi bir etki yaratmaktadır. Bu tür yaşam, böbrek taşına neden olanlar dahil olmak üzere vücuttaki birtakım maddelerin daha fazla salgılanmasına yol açmaktadır.

Gün içinde her fırsatta yürüyen, haftada en az beş gün yarım saat düzenli yürüyüş yapan, markete yürüyerek gitmeyi tercih edenler hem kilolarını dengede tutmakta hem de böbreklerinin daha iyi çalışmasını sağlamış olmaktadırlar.

9. Böbreklere stres yaşatmayın

Yapılan çalışmalar stresin de böbrek taşı oluşumunda rol üstlendiğini ortaya koymaktadır. Şehir hayatının yoğun temposunda stresten uzak durmak zor görünse de herkesin içinde bulunduğu stresin farkında olup bunu iyileştirmek için çalışması, sakinleştirici yöntemlerden faydalanması önerilmektedir.

10 Check-up’ı ihmal etmeyin

Böbrek taşlarının oluşumunda genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Bu nedenle ailesinde böbrek taşı hastalığı olan kişilerin benzer sıkıntılar yaşama riskinin daha yüksek olduğunu bilmeleri ve böbrek sağlığı kontrollerini yılda bir kez düzenli olarak yaptırmaları önerilmektedir.

Böbrek taşı kendini ağrı ile belli ediyor

Böbrek taşları bir kum taneciğinden 7 cm’e hatta bazen daha büyük ölçülere kadar değişiklik gösterebilmektedir. Taşların varlığı genellikle bel bölgesinde ya da böbrek yolundaki konumuna göre karın ve kasık bölgesinde ağrı ile anlaşılmaktadır. Ağrının erkeklerde yumurtalıklara, kadınlarda ise vajinal dudaklara yansıması da mümkündür.

Hastalarda bazen bulantı, bazen kusma hatta ateş görülebilmektedir. Ağrının şiddeti ise hastadan hastaya değişebilmektedir. İhmal edilen taş, böbrek yetmezliğine götürebilmektedir.

Böbrek taşları bazen böbrek fonksiyonunu bozuncaya veya kalıcı hasarlar oluşturuncaya dek belirtisiz büyüyebilmektedir. Hatta böbreğinde taş olduğunu bildiği halde bir uzmana başvurmakta geç kalarak organ kaybı yaşayan hastalar görülmektedir. Taşın böbrekte yaratabileceği sorunlar bulunduğu yere göre değişiklik göstermektedir.

Taşın, böbrekte üretilen idrarı mesaneye taşıyan ‘üreter’in ağzına yerleşmesi idrar çıkışının azalmasına ya da durmasına neden olmakta, bu durumun uzun sürmesi halinde idrarın geriye dönüp böbreğe baskı yaptığını ve şişmesine neden olmaktadır. Hidronefroz olarak adlandırılan bu durum taşa bağlı ya da bir başka nedenle oluşmuş tıkanıklığı göstermektedir. Tek taraflı tıkanıklık idrarda belirgin bir azalmaya neden olmadığı için fark edilmeyebiliyor.

Yılda bir kez kontrol şart!

Böbrekte taş varlığının neden olduğu bir başka hastalık ise böbreğin bakteriyel enfeksiyonu ile ortaya çıkan pyelonefrit olmaktadır. Taşın bulunduğu bölgede oluşan enfeksiyon doğru ve zamanında tedavi edilmediği takdirde hastayı böbrek yetmezliğine götürebilmektedir. Her iki durumda da taşa müdahale edilerek böbreğin geri döndürülmesi mümkün olmaktadır. Ancak taşların geri dönülemeyecek kadar zarar verdiği ve böbreğin alınmasının söz konusu olduğu hastalarla da karşılaşılmaktadır.

Hastanın kendisinde ve ailesinde taş öyküsü varsa böbreğin yılda en az bir kez ultrason ile takip edilmesini önerilmektedir. Bir böbreği alınmış hastaların ise 3-6 aylık aralıklarla takip edilmesi ve diğer organın çok iyi korunması gerekmektedir.

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Çocuklarda Fazla Kiloya Dikkat

Obezite vücutta artmış yağ kitlesini ifade eder.

+ Devamı

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top