Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."
Kış Mevsiminde Neden Ağırlık Basar?

Sıcak bir yaz mevsimini geride bıraktığımız şu günlerde havaların soğuması ile daha kalın, koyu renkli ve örtücü kıyafetlerin tercih edilmesi, yürüyüş ve açık alan gezmelerinin kapalı mekanlara kayması, iştahımızın daha açık olması sonucunda çok şekerli ve enerjili besinleri tercih etmek gibi nedenler sonucu kış aylarında kişilerin yaz döneminde verdikleri kilolarını tekrardan alma eğiliminde olduğunu biliyoruz.

Peki, neden ağırlığımız artıyor?

Bu soruyu biraz enerji dengesine değinerek açıklamaya çalışayım. Bedenin düzenli çalışması, vücut sıcaklığının korunması, hareketlerin düzenlenmesi, her bireye özgü uygun miktarda enerji ile sağlanır.

Alınan enerji ile harcanan enerji arasında denge olması gerekir. Alınan enerji harcanan enerji ile eşit miktarda ise ağırlığımız aynı kiloda, alınan enerji harcanan enerjiden daha az ise ağırlığımız azalma yönünde, aldığımız enerji harcadığımız enerjiden daha fazla olduğunda ağırlığımız artma yönünde ilerlemekte ve şişmanlık gelişmektir.

Bireylerin almaları gereken enerji; yaş, cinsiyet, vücut bileşimi, vücut ağırlığı, çevre sıcaklığı, hastalık durumları, yapılan fiziksel aktivite durumu gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Her yaş için alması gereken enerji çeşitli yöntemler kullanılarak belirlenir. Harcadığımız enerjisinden fazlasını aldığımız zaman bu fark miktar yağ hücrelerine dönüştürülerek vücutta depolanır ve ağırlığımıza eklenir. Yani kilo almış oluruz.

Ağırlığın artışını kontrol etmek için sağlıklı yaşam ve beslenme önerileri;

Karar verme

Kişiler öncelikle ağırlıklarını bir yaşam boyu kontrol etmeye karar vermeli, yılmamalı ve motivasyonlarını düşürmemelidirler.

Kahvaltı atlanmamalı

Sabah kahvaltısı günün en önemli ve temel öğünüdür. Gece uzun bir açlıktan sonra yeni güne zinde, sağlıklı, enerjik başlamak ve kan şekerinin düzenlene girmesi için, diğer öğüne çok büyük bir açlık bırakmamak için mutlaka her sabah içeriği çeşitli ve dengeli bir kahvaltı yapılmalıdır.

Dengeli, yeterli ve çeşitli beslenin

Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenmek sağlımızı korumanın temelidir. Tek tip beslenme yerine öğünlerinizde dört temel besin gruplarından( et, yumurta, kuru baklagiller; süt ve ürünleri; sebze ve meyveler; tahıllar) tabağınızda bulundurmaya özen gösterin. Renkli çeşitli bir tabak yapın. Besin gruplarından günlük gereksinimi kişinin yaş, cinsiyet, metabolik durumu, vücut ağırlığı gibi etkenlere göre farklılık gösterdiğinden besin türü, çeşitli ve günlük tüketim miktarları konusunda diyetisyeninizden bilgi alınız.

Ara öğünün önemi

Ara öğünler gün içinde kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemekleri arasındaki vakitlerde tüketilen günlük alınması gereken besin öğelerini tamamlayan, açlık kan şekerini dengeleyen ve iştahınızı düzenleyen ufak öğünlerdir. Ara öğünlerde yoğurt, bir adet orta boy meyve, ceviz, fındık, badem, süt, kuru meyveler, peynir, tam buğday ekmeği, bitki çayları gibi seçenekler bireye özgü miktarlarda tüketilebilir.

Ana öğünler geçiştirilmeyin

Öğün atlayarak uzun süre aç kalarak ağırlığınızın azalacağını düşündürüyorsanız tartıda azalan değer vücudunuzdaki su ve yağsız doku kaybı olduğunu bilmiyorsunuz demektir.. Oysaki kilo vermek yağ ağırlıklı olduğu sürece kalıcı, sağlıklı ve ideal olandır.

Ana öğünleri atlamak sizin uzun vadede yetersiz beslenmenize, vücuttaki değerli proteinlerin yapılaşarak oluşturduğu kaslarınızın yıkılarak enerji olarak kullanılmasına, saç dökülmesine, soğuğa karşı dayanıksızlık, cilt ve deri sorunlarına, halsizlik, sinirlilik, mide bulantısı, baş ağrısı, konsantrasyon ve dikkat bozuklukları gibi etkilere yol açabilir. Öğün atlarsanız daha çok acıkırsınız ve farkında bile olmadan ilk öğünde daha fazla miktarda ve daha enerji yönünden zengin besinleri tüketme iştahı içinde olabilirsiniz.

Su içmek için susamayı beklemeyin

Vücudumuzun yaklaşık % 60 su içermektedir. Bireysel farklılık olmakla birlikte solunum, terleme, boşaltım sonucu yaklaşık 2- 2,5 litre günlük sıvı kaybı olmaktadır. Ayrıca vücutta yapılan birçok enzimatik ve kimyasal reaksiyon için sulu bir ortama ihtiyaç vardır.

Bol su içmenin bazal metabolizmayı hızlandırıcı etkisi olmakla birlikte terleme ile vücut sıcaklığı dengelemektedir. Susuz kalındığının en basit belirtisi koyu renkli idrar çıkarma durumudur. Susama hissinin gelişmesinde vücudun susuz kaldığının göstergesidir. Ortalama sağlıklı bir yetişkin günlük 8-12 su bardağı su tüketmelidir.

Tatlı krizini düşük enerjili biyo yararlı besinler ile atlatın.

Sağlıklı beslenmek için en ideali şeker içeriği yüksek besinlere yönelmemektir. Bu tür gıdalarında basit şeker içeriği fazladır, kana hızlı karışırlar, kan şekerini hızlı yükseltirler ve çok çabuk yeniden acıkmanıza neden olurlar. Aldığınız bu yüksek enerjiyi de harcamadığınız zaman yağ olarak depolanır şişmanlık gelişir.

Tatlı krizlerini düşük enerji ve besin içeriği zengin besinlerle tercih ederek geçirebilirsiniz. Şerbetli, hamurlu, kremalı tatlılar, çikolata, jelibon, tatlı bisküviler, sürülebilen kakaolu karışımlar vs. yerine yoğurdunuzun içine meyve doğrayarak üzerine 1 tatlı kaşığı pekmez ilave ederek hem tatlı hem demir ve kalsiyum yönünden zengin besin tüketmiş olabilirsiniz.

Kuru meyveler (kuru incir, gün kurusu, kayısı, yaban mersini vs) ile ceviz, fındık ve bademi ölçülü miktarlarda tüketebilirsiniz; sürülebilir kakao karışımları yerine tahin ve pekmez karışımını tahıllı bir ekmek üzerine sürebilirsiniz; ideal kilosuna daha yakın kişilerde sütlü tatlılar veya az şekerli meyve tatlıları da tercih edilebilir.

Yavaş yemek, öğün konsantrasyonu sağlayın.

Öğün vaktiniz geldiğinde vaktiniz kısıtlı bile olsa yemek için vakit ayırın; iş, televizyon seyretmek, oyun oynamak, telefonla konuşmak, çok fazla sohbet etmek gibi sizin besinleri iyi çiğnemenizi ve yediğiniz miktarı fark etmemenizi sağlayacak unsurlardan uzak durun. Beslenme için zaman ayırın, besinleri ağzınızda yavaş ve iyi parçalayın midenizin sindirim için yükünü azaltın ve doyma hissini bekleyin.

Hareketli bir yasam düzenine geçin.

Kişiler hareketli bir yaşama geçmelidirler. Arzu edilen haftanın en az üç günü bir saatlik tempolu bir spor aktivitesidir. Günlük hayatta da daha hareketli olmak için çaba sarf etmeliyiz. Daha az araç ile ulaşım, öğle aralarında ufak yürüyüşler, ev içerisinde sağlık durumu uygun kişilerin uygun egzersizler, merdiven kullanma alışkanlığı gibi.

Fiziksel aktivite sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Yağların daha hızlı kullanılması, bazal metabolizma hızının artması, depresyon gibi ruhsal sorunlar, diyabet, insülin direnci, kalp ve damar hastalıkları, obezite (şişmanlık), yüksek tansiyon gibi hastalıklardan korunmada ve mevcut hastalığın olumlu yönde seyretmesinde etkilidir.

Sağlıklı beslenmeyi bir yaşam stili haline getirin

Kısa süreli hedefler ile kilonuzu verip yeniden geriye almak veya bir daha vermek yerine sağlıklı beslenme ilkelerine uyarak hayat boyu ideal ağırlığınızda kalabilir, yetersiz ve dengesiz beslenmenin neden olduğu hastalıklardan korunabilirsiniz.

Yağ türlerine ve tüketimine dikkat edin

Hayvansal yağların (tam yağlı süt ve ürünleri, tereyağı, yağlı etler, sucuk salam, sosis gibi işlenmiş et ürünleri ) tüketimini azaltın, trans yağ içeren besinleri, kızartılmış fast food ürünleri, hazır kek, pasta, bisküvi, hamur işleri, yağlı etler) tüketmeyi tercih etmeyin. Bitkisel sıvı yağları (ayçicek, zeytinyağı, mısır özü, soya yağı vb.) ile yemeklerinizde karışık olarak ve 1 kg sebze, 2 su bardağı kuru baklagil ve 2 su bardağı esmer pirinç için 2-3 yemek kaşığı kullanınız.

Kalp sağlığınız için omega-3 yağ asitlerinzden zengin yağlı balıklardan (somon, uskumru, sardalya, taze ton balığı) haftada en az 2-3 kez tüketmenizi öneriyoruz.

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Çocuklarda Fazla Kiloya Dikkat

Obezite vücutta artmış yağ kitlesini ifade eder.

+ Devamı

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top