Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."
Doğumda Özgürlük

Doğum, bir insan hakları meselesidir ve özgürlük bir çeşit hak sahibi olmak, seçim yapma özgürlüğüne sahip olmaktır. İnsan haklarının "doğum"la başlaması ile doğum anında bebeğin özgürlüğünden, annenin, ailenin, eşin, sağlık çalışanlarının özgürlüğüne kadar pek çok kişinin sahip olduğu olması gerektiği özgürlüğü mevcuttur.

Özgürlük, kişinin kendi isteği doğrultusunda kendini her yönüyle ifade edebilmesi iken doğumla ilgili yapılması istenilenleri, tercihleri, kararları doktora aktarmak günümüzde gebeyi-eşi zorlayıcı bir faktördür.

Bunun temelleri incelendiğinde gebenin ya da eşin, doktoru bir otorite figürü olarak görerek otorite ile iletişim kuramaması olarak ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı kurulamayan iletişim doğrultusunda bir şekilde ifade özgürlüğü geri planda kalabilmekte ya da sağlık çalışanları ailedeki korkunun öfkeye dönüşmesiyle huzurla çalışma ortamına ulaşamamaktadır.

Doğumda herkesin gözü kadında, kadının performansındadır.

Kadının seçimleri bir şekilde (Hastane koşulları, doktorun mesleki tercihleri, ailenin baskın kararları vb.) geri planda kalabilmektedir. Bunlara rağmen, doğumda kadın;

■ Hareket özgürlüğüne (yürüyebilme, çömelme, eğilme, yaslanma vb.),

■ İsteklerini dile getirme özgürlüğüne,

■ Kendisine ve bebeğine uygulanacak her türlü müdahaleyi (epizyotomi, lavman vb.) kabul etme/etmeme ve bunun sorumluluğunu paylaşma,

■ Sezeryan tipini seçme,

■ Doğumun başlamasını bekleme, hamileliğiyle ilgili sorularını rahatça sorabilme,

■ Hamilelik sürecinde doğuma hazırlık için eğitim talep etme,

■ Doğumda mahremiyeti odanın ışık seviyesini-sesleri belirleme,

■ Kendini iyi hissettiren kendine ait sembolik bir eşyayı yanında bulundurma,

■ Doğum şeklini belirleme, çatı muayenesini kabul ya da reddetme,

■ Eşini doğumda görme, bebeğini ilk kucaklayan kişi olma,

■ NST takibini kabul ya da reddetme,

■ Doğumda yeme-içme-duşa girme özgürlüğüne sahip olmalıdır.

Bunları ve başka isteklerini dile getiremeyen ya da istekleri karşılanamayan kadın doğumdan "keşkeyle" ayrılabilmekte ve ileriki zamanlarda bitirilmemiş işler olarak kişinin hayatında yer edinebilmekledir.

Kadının yanı sıra doğum ekibinin de kendini daha rahat ifade edebilmesi için yeterli zamanı ve doğumda yaşadıkları pişmanlıkların-üzüntülerin-travmaların üstünden gelebilmek için psikolojik hizmet talep etme, ekip (hekim-terapist- ebe ve bunların backupları) olarak çalışma, gebelerini doğuma hazırlık eğitimi almaya yönlendirme, doğumla ilgili karar verme sorumluluğunu aileyle paylaşma vb. konularındaki     özgürlükleri kolaylaştırılmalıdır.

Bebekler, ilk doğdukları an itibariyle, düşünüldüğünden daha çok şeyi zihinlerine kaydederler. Doktorunu, ebesini, sesleri, ışığı, duyguları ... Ancak; tüm bunlar dil gelişimi oluşmadığı için hatırlanmaz, bilinç dışına atılır ve sonrasında yaklaşık beş yaşa kadar farklı dışavurumcu tekniklerle ortaya çıkartabilmektedir. Bebeğin doğumunu nasıl geçirdiği bu yüzden bu derece önemlidir ve doğum aslında bebeğin "Doğumundur, annenin değil.

Bebek, doğum anında herhangi bir komplikasyon yoksa geleceği zamanı kendi belirleyecektir. Gebelik için verilen tarih ortalama bir tarihtir, sperm ile yumurtanın ne zaman birleştiği gün olarak tespit edilmeyip, kadının son regl dönemine göre döllenmenin belirlenen bir hafta içerisinde olduğu düşünülerek doğumun yaklaşık ne zaman olacağına dair fikir yürütülmektedir.

Bu yüzden, doğum için beklenen doğum tarihi değil, beklenen doğum      ayı sahiptir. Ancak; bazı durumlarda doktorların back-up' larının olmaması, hastane koşulları, doğum için beklenen zamanın tatil gününe gelmesi, ailenin özel (yılbaşı bebeği, evlilik yıldönümü bebeği vb.) tarihlerde bebeğine temas etmek istemesi gibi nedenler bebeğin ne zaman geleceğini seçme, belirleme, tercih etme özgürlüğünün önüne geçmektedir.

Eşin ve ailenin doğuma dair önceliği sağlıklı anne, sağlıklı bebektir. Doğumun gidişatını öğrenmek ve doğuma eşle birlikte girme arzusu en tabi haktır. Ancak; eşlerin gebe eğitimlerine (sakin olmayı öğrenme, nasıl destek olacağını bilme vb.) katılmayı tercih etmemeleri ile sağlık ekibi tarafından doğuma müdahale edici risk faktörü olarak görülmesi ya da doğum odasında enfeksiyon riski gibi nedenlerle doğuma giremediklerine şahit olunabilmektedir.

Ancak; baba adayının eşle birlikte doğuma girme isteği kabul edilmeyince ailenin doktor/hastane değiştirdikleri, bu isteğin gerçekleştirildiği koşulları bulana kadar araştırdıkları durumlar da mevcuttur. Bu sebeple, baba adayının eşle birlikte doğuma girme (anne adayı da istediği müddetçe) arzusu bir seçim ve gerçekleştirilebilme özellikleri bulunması nedeniyle de bir çeşit çiftin doğuma dair özgürlüğüdür.

Doğum bir ekip işidir: Ebesi, hekimi, ailesi, terapisti ile. Tüm ekip anne ve bebek için birdir. Karşılanabilecek her arzu doğumun huzuruna, saygısına hizmet eder. 2014 yılının en iyi belgeseli seçilen "MicroBirt’re göre; doğum anının nasıl olduğu genlerde var olan malzemelerin ortaya çıkış şeklini belirliyor. Astım, obezite, ruhsal patoloji vb. pek çok hastalığın nedeni doğum anına gidiyor, bu yüzden gelecek nesiller için doğum anları güzelleşmeli, iyileştirilmeli, doğana-doğurana-doğum ekibine saygı duyulmalı ve keşkesiz doğumlar için bir olunmalı ...

 

Uzm.Psk. Ceren SEZEN

Doğum Psikoloğu

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Çocuklarda İnatlaşma

Çocuğunuzun son zamanlarda her söylediğinize "Hayır"

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top