Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."

Otizm bir spektrum bozulduğudur. Otizmli kişilerin özelikleri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu kişilerde görülen belirtiler ve bunların dışa vuranları da farklıdır. Yapılan araştırmalar, otistiklerin beyinlerindeki anormalliklerin nörolojik organizasyonun gelişimi İle ilişkili olduğunu göstermektedir.

Otizmin tanımı ve teşhisi

Otizm olguları geniş bir spektrum içinde farklı özellikler sergilemektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda, otizm tanısının geniş kapsamlı bir gelişimsel bozukluğu ifade ettiği düşüncesi ağırlık kazanmıştır.

Bu görüşe bağlı olarak yaygın gelişimsel bozukluklar; erken çocuklukta sosyal beceri, dil ve davranış alanlarında uygun gelişememe belirtilerinin olduğu bir grup psikiyatrik bozukluk olarak tanımlanabilir. Genel olarak bu bozukluklar gelişimin birçok alanı etkiler ve süregelen işlev bozukluklarına yol açarlar. Amerikan Psikiyatri Birliği, 1994 yılında yaygın gelişimsel beş bozukluktan oluşan bir grup olarak sınıflandırmıştır. Bunlar; otistik bozukluk, rett bozukluğu, çocukluk dezmtegratif bozukluğu, asperger bozukluğu, başka türlü adlandırılamayan yaygın gelişimsel bozukluklardır..

Otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkmakta ve sosyalleşme, dil, iletişim gibi birçok alam yaşam boyu etkilemektedir. Aileler ve uzmanlar, iki - iki buçuk yaş civarında konuşmanın görülmediğini, akranlarına karşı ilgisizliğin olduğunu ifade etmektedirler. Ayrıca, bu çocukların yaşamlarının erken dönemlerindeki gelişmelerinin normal olduğu, kucaklanmaktan, dokunulmaktan hoşlandıkları ve mimiklerini amaçlı olarak kullandıkları ifade edilmiştir. Fakat on iki-on beşinci aylar arasında; sözlü iletişim, mimik ve jestlerin kullanımı ile ilgili sistemin gelişiminde bir duraklama görülmektedir.

Otizmli çocukların yeni yürümeye başladıkları dönemde ise, annelerinin veya babalarının ellerim tutmak istememe, karınları acıktığında sözel olarak veya işaretle bu isteklerini irade edememe davranıştan gözlemlenmektedir. Aileler bu çocukların sese, dokunmaya aşın duyarlı olabildiklerini ve basit kelimeler ile mimikleri anlamadıklarım ifade etmektedirler. 6u dönemde dilin gelişimi durabilmekte, çocuk içine kapanmış, amaçsız ve katı bir hal sergileyebilmektedir.

Bununla birlikte, otizmde klinik belirtilerin şiddeti bireyden bireye değişiklik göstermektedir. Bu nedenle, ofistik spektrum içinde en hafiften en ağıra kadar değişik şiddette otistik davranış özellikleri görülebilir. Otistiklerde İletişim ve sosyal etkileşim yetileri ağır derecede bozuktur. Bu duruma bağlı olarak, gelişmede bir uyumsuzluk görülür. Bazı otizmli çocuklar, müzik ya da matematik gibi sınırlı alanlarda yetenekli olabilirken, günlük yaşamla ilgili birçok yetersizlikler gösterebilirler. Otizmli kişileri tanımlamak için kullanılan birçok davranış özelliği vardır. Genellikle hiç bir otistikte bu özelliklerin tümü bulunmaz ve sıklıkla hepsi aynı anda görülmez. Bu nedenle, otizm bir hastalık gibi değil, gelişimsel bir sendrom olarak tanımlanır.

Bu sendromun görülme oram incelendiğinde ise, her on bin kişiden dört-beş İrişinin otizme sahip olduğu ve on binde on beş-yirmi oranında bireyin otistik davranışlar sergilediği görülmektedir. Ayrıca, otizm erkek çocuklarda kızlara oranla üç-dört kat daha fazla görülmektedir. Kız çocuklarda daha az görülmesine rağmen, otizm tablosu kız çocuklarda daha ağır seyretmektedir.

Yapılan araştırmalar sonucunda; Avustralya'daki farklı topluluklarda ve Japonya'nın farklı bölgelerinde görülen yaygınlık oranlarında değişiklik saptanmıştır. Güney Amerika, Çin, İsrail, Afrika, Arap ülkeleri ve Hindistan'da otizm olgusunun yok denecek kadar az olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda bağlılaşmanın hastalığı artırdığı ilen sürülmektedir.

Otizmde görülen belirtileri üç temel grupta toplamak mümkündür;

1-Toplumsal ilişkilerin gelişiminde bozukluk,

2- Sözel ve sözel olmayan iletişimde bozukluk, sembolik oyun da dahil olmak üzere hayal gücünden yoksunluk.

3-Takıntılı, tekrarlarla davranışlar, ilgi alanının kısıtlılığı ve darlığı.

Bu temel gruplamaya ek olarak, otistik belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

- Taklit yetenekleri yoktur ya da sınırlıdır.

- Yemek yeme isteği yoktur ya da sınırsız yeme isteği duyulur. Bebeklerde emme zorluğuna sık rastlanır. Bazı otizmli çocuklar çiğneme güçlüğü yasarlar, bazıları da sert nesneleri çiğnemekten hoşlanırlar.

- Otizmli kişilerde göz kontağı kurmaktan kaçınma, yan bakma, tasa süreli bakma ya da durgun ve farklı bakma davranışları vardır.

- Bazı çocuklar kendilerine dokunulmasından hoşlanmazlar.

- Normal gelişen bebeklerde görülen merak ve çevreyi keşfetme arzusu, otizmli bebeklerde yoktur. Otizmli bebekler yardım istemek için herhangi birine gitmezler.

- Otizmli çocukların ortak özelliği, arkadaş edinme zorluğudur. Bu özellik çocukluk, gençlik ve yetişkinlik boyunca devam eder.

- Konuşma öğrenmeleri zordur. Yama konuşması (ekolalik) yapabilirler. Konuşma becerisi gelişmiş olan otizmli çocukların ezber yetenekleri iyidir. Dilin içeriğini anlamakta güçlük çekerler, vurgulan ve anlam değişikliğini zor kavrarlar, işaret dilini, jest ve mimikleri anlamakta zorluk çekerler.

- Otizmli kişiler farklı nesnelere ilgi duyarlar (metal, plastik gibi). Bir nesneyi rengi veya herhangi bir özelliği için seçip devamlı yanında taşıyabilirler.

- Otizmli çocukların tekrar etmekten hoşlandıkları rutinleri vardır. Parmak ucunda yürüme, sallanma gibi stereotipik hareketleri vardır.

- Otizmli çocuklar yüksek sese reaksiyon gösterebilirler.

- Kafasını yere vurma, kendini ısırma gibi kendine zarar verici davranışlar içinde bulunabilirler.

Otizmin kesin tanısı için kullanılan nesnel objektif bir yöntem yoktur.

Gözlemlere dayanarak ve aileden alman bilgilerle tam konulur. Otizmli çocuğun davranışlarını sistematik olarak gözlemlemek ve aileye ayrıntılı sorular sorabilmek için bazı yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin amacı, problemi erken dönemde belirleyip müdahaleye başlama kolaylaştırmaktır. Bu tekniklerden bazıları şunlardır;

1- ADİS-R (Autism Dİagnostic Interview-Revised): Otistik çocukların ailelerine sorulacak sorulan içeren yapılandırılmış bir görüşme yöntemidir.

2- ADOS (Autism Dİagnostic Observatıon Scale): Otizmin tanımlanmasına yönelik bir testtir.

3- CARS (Chıldhood Autism Raıting Scale): Otizmin tanımlanmasına yönelik bir testtir.

4- MVing Soru Çizelgesi

5- M-CHAT (Cheklist for Autism in Todlers): Otizmin erken dönemde tanımlanmasına yönelik bir formdur.

6- Conners Aile ve Öğretmen Anketi.

7- Aberrant Behavior Checklist: Otizmli çocuklarda görülen davranış problemlerini belirlemeye yönelik bir testtir.

8- S-Autistm Behavior Checklist: Otizmli çocuklarda görülen davranış problemlerini belirlemeye yönelik bir testtir.

9- PEP-R (Psycho Educational Profile Revised): Otizmli çocukları eğitimsel ve gelişimsel açıdan değerlendirmeye yönelik bir testtir.

Erken tanı, özel eğitimin erken dönemde başlaması açısından önemlidir.

Küçük çocukların öğrenme kapasiteleri yetişkinlere göre daha fazladır. Bu nedenle, erken dönemde eğitime başlanması ile, onların bu potansiyellerinin ortaya çıkarılması ve kullanılması sağlanabilir. Otizmli çocuklar, normal çocuklar gibi kendi başlarına bir öğrenme tekniği gelişemediklerinden, bir süre sonra var olan potansiyellerini de kaybettikleri saptanmıştır. Bu nedenle, normal bir çocuk kendiliğinden veya sınırlı bir yardımla tüm gelişimini aktif bir şekilde yürütürken, otizmli çocuk sürekli yardıma gereksinim duyar. Bundan dolayı, otizmde erken dönemde eğitime başlanması çok önemlidir.

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Çocuklarda Fazla Kiloya Dikkat

Obezite vücutta artmış yağ kitlesini ifade eder.

+ Devamı

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top