Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."
Değişim ve dönüşüm dönemi

Ergenlik dönemi pek çok değişimi içinde barındırır. Bu değişimler nedeniyle ebeveyn tutumlarında da farklılıklar yaşandığını görürüz. Bu farklılıklara rağmen, geçmişin etkisi de devam eder ailenin tutumlarında. Çünkü alışık oldukları ebeveyn-çocuk ilişkisinin devamını ararlar, bu değişen ilişkiye ayak uydurmak o kadar da kolay değildir.

Esen rüzgârda kendilerini de yeniden konumlandırmak durumunda kalırlar. Bu nedenle ilişkiler gözden geçirilir. Değişen ergen, bu değişimi sırasında her ne kadar uzak duruyor gibi görünse de ebeveyn desteğine, güvenine, anlayışına en çok ihtiyaç duyduğu dönemdedir.

Bu dönemde ergenin çelişen duygularına ve ihtiyaçlarına ayak uydurmak çok da kolay değildir. Bu kadar gelgitin arasında ebeveynlerin de zaman zaman ne yapması gerektiğini bilmediği ve kafasının karıştığı anlar yaşanır. Bu karışıklığın hiç yaşanmaması elbette ki mümkün değildir. Ergenin anlaşılmaktan, anlaşılmamaktan, bir taraftan bağımlı olmaktan diğer taraftan bağımsız olmaktan korktuğu düşünülecek olursa ebeveynin işini kolaylaştıracak olan hem çocuğunu yeteri kadar iyi tanıması, hem de bu dönemin özellikleri hakkında bilgi sahibi olmasıdır.

Her ne kadar kendimiz de bir zamanlar kendi öykümüzü yazmış olsak da ve hatta belki bir önceki çocuğumuzla başka bir öykü oluşturmuş olsak da... Her çocuk ergenliği boyunca kendi "öyküsünü" yazacaktır. Bu nedenle bizler bu öyküye tanıklık edeceğiz ama zaman zaman da o öyküye yabancılık çekeceğiz...

Ergenin değişen bedeni

Ergenlik deyince ilk akla gelen değişen bedendir belki de... Ergen değişen, yetişkin ölçülerine ulaşmaya başlayan bedenine adapte olmaya çalışırken, bunca zamandır alıştığı, tamdık olan beden uyumunu kaybettiğini, sakarlaştığım, sanki denetim merkezinden uzaklaştığını fark eder.

Ergenlikte bedendeki değişim büyümeyle, ancak orantısız bir büyümeyle başlar. Ayaklar, eller, yüzdeki kemikli yapı daha önce gelişir. Bu orantısız ve hızlı değişimin getirdiği bir "çirkin ördek yavrusu" dönemi yaşar ergen. Çocukluğundaki orantılı ve sevimli bedeninin gerilerde kaldığım kabul etmesi gerekir. Ön ergenlik olarak da kabul edebileceğimiz bu dönemde ergenlik habercisi sorunlardan en nesnel olarak görebileceğimiz bunlardır belki de...

Bununla birlikte ergenlik sivilceleri, saçtaki yağlanmalar, kemik ağrıları vs. göz önünde bulundurduğumuzda ergenin bedeni ile olan ilişkisinin neden bozulduğunu anlamamız kolaylaşır. Ergenin başlatmadığı ve kontrol edemediği bu değişim kendisinin basma dert açmaktadır. Böylece ergenlik, ergenin bedeninde emrivaki bir hüküm sürmeye başlar.

Bedenindeki değişimlere nasıl ayak uyduracağını bilemeyen ergenler önce bedenlerine hiç özen göstermeme, yıkanmama, taranmama gibi yaklaşımlarla değişime karşı direnç gösterirler.

Bu süreci genellikle bedene aşın bir yatırım yapma izler. Ayna karşısında geçirilen uzun zamanların altında yatan neden budur, hem değişen bedene tanıklık etmek, hem de bu değişimlerin getirdiği yeni bedene alışmak ve onunla barışık olmak.

Çünkü ergenin bu dönemde başarması gereken olumlu bir beden algısına sahip olarak yani kendi bedenini kabullenerek bu dönemi sonlandırmasıdır.

Kayıplar dönemi olarak ergenlik

Ergenlik dönemini yetişkin olma yolunda ilerleyen çocuğumuzun boyundaki, sesindeki, görünüşündeki değişime indirgersek dönemin altında yatan dinamiği anlamakta eksik kalmış oluruz. Ergenlik bir kayıp dönemidir aslında. Alışık olduğunuz sesinizi, görünüşünüzü, çocukluğunuzu kaybetmeye başladığınız bir dönemdir. Gidenler vardır hayatınızdan. Kayıp demek yas demektir.

Gidenlerin, tanıdığınız bildiğiniz şeylerin değişiminin yasım tutarsınız bir taraftan. Diğer taraftan da yetişkinlerin yetişemediği bir yaşam enerjisi vardır ergenin içinde. Değişimin sonucunda nerede olacağım merak ettiklerinin getirdiği bir enerjidir bu belki de... Ergen her şeyi yapabileceğine inanır, bu enerji bazen de tehlikenin ona dokunmayacağı hissini yaşatır, risk alır ergen...

İki uçta gidip gelinen bir süreçtir yani ergenlik. Bir uçta enerji varken diğer tarafta hüzün vardır, yas vardır. Bu iki zıt duygunun aynı anda aynı ruhta taşınması kolay değildir. Bunun gel-gitlerini yaşar ergen.

Ergenin yanılsaması: Dokunulmazlık

Ergenlerin bu dönemde yaşadıkları en büyük yanılsama kendilerine zarar gelmeyeceği, bir şey olmayacağı duygusudur. Bu duygu ergenleri çoğu zaman risk almaya yönlendirebilir. Hatta pek çok ergen psikoloğuna göre ergenlik döneminde, riskli davranışlara yönelmek bu dönemin olmazsa olmazlarındandır. Peki, neden ihtiyaç duyar ergenler riskli davranışlara?

Riskli davranışlar sınır arama çabasıdır ergen için, yeni deneyimler elde etmek ve böylelikle sınırlarını çizmek için riskli davranışlara yönelirler. Ergen bu dönemde haz ve doyum arayışı içerisindedir. Bu haz arayışına, dünyayı ve kendisini yeniden keşfetme, aykırı davranışta bulunma isteği de eklenir. Haz duygusunun temelini oluşturduğu risk arayışım, ergen "Yapıyorum, çünkü hoşuma gidiyor." "Yapıyorum, çünkü bana bir şey olmaz." diyerek anlatabilir...

Riskli davranışlarla ergen bir yandan bedeninin kendisine sağladığı olanakların sınırlarını arar, öte yandan toplumsal sınırlan. Bu arayış onun yeni toplumsal ilişkilerini belirlemesinde vazgeçilmez bir öğedir. Ergen erişkin yaşamın toplumsal kodlarım öğrenir, tanır ve kabullenir. Toplumsal kodların sağladığı sınır düşüncesi onun kendi bireysel sınırlarım belirlemesini de sağlayacaktır.

Ergenin var olma ihtiyaç

Ergenlikte diğer bir mesele ait olma ve bağımsızlık ihtiyacı arasında yaşanan iç çatışmadır. Ergen aileden bağımsız olmak, bireyselliğini ispat etmek için çabalarken onların desteğine, sevgisine, onayına olan ihtiyaçları çelişkili duygulan beraberinde getirir. Bu çatışma ergenin var olma isteğinin bir sonucudur aslında. Kendini göstermek, bir çocuk değil bir yetişkin olarak "yeni kendi'sini kabul ettirmek ister başta ebeveynleri olmak üzere yetişkin dünyasında gördüğü herkese...

Bu nedenle çatışması aslında ebeveynleri ile değildir, yetişkinlerle değildir, çatışması kendisiyledir. Ergen iç çatışmaları ile birlikte bağımsızlaşmaya başlar ve bunun ilk denemelerini prova ettiği yer aslında kendisini en çok güvende hissettiği ailesidir. Ergenin, yeni benliğini, değişen duygularım, kimliğini ilk sergilediği sahnesidir anne ve baba ile kurduğu ilişkiler.

Bu sahneye baktığımızda çelişkiyi yaşayanın yalnızca ergen olmadığım görürüz... Sahnede başka aktörler ve o aktörlerin de çelişkileri, iç çatışmaları ve kaygıları vardır. Ebeveyn açısından çocuklarının büyüdüğünü, bireyselleştiğini görmek sevinç yarattığı gün ayrılık habercisi gibi algılanabilecek bu değişimler ebeveynin hüznünü de beraberinde getirir. Bu hüznün içinde bazen ebeveynin kendi ergenliğinin hüznüne de rastlarız.

Bedenin uyanışı: Cinsellik

Ergenlikle yetişkinliğin kapışım aralayan, çocukluk dönemiyle vedalaşmaya hazırlanan ergen cinsel kimlik kazanan bedenine adapte olmaya, bedenini kabullenmeye çalışır.

Ergen bu dönemde bir taraftan cinselliğinin farkındadır ve bu cinselliğin etkilerini sınamaktadır. Diğer taraftan ise bu sınamanın verdiği tedirginliği yaşamaktadır. Genellikle kendi bedenine ilgi ile başlayan bu süreç, çevresindeki kişilere yönelen cinsel bir merakla devam eder. Bu merak ergenlikte utanç duygularım da beraberinde getirir.

Ergen ve arkadaşları

Ergenin kimliğini bulmaya çalıştığı, ben kimim, kim olacağım, hedeflerim neler sorularına yanıtlar aradığı bir dönemde bu soruların cevapları arkadaşlarından gelir. Aileden mesafe aldığı bu dönemde sosyal çevresi yani arkadaşları ergenin kendini bulma sürecine tanıklık eder. Arkadaşlar aynı zamanda ergenin kendini oluşturmaya çalıştığı dönemde onun kendini görebildiği bir aynadır da. Artık anne ve babasıyla paylaşımda yaşadığı sınırlılık duygusunu arkadaşları ile giderecektir.

Sınırsız bir paylaşım ve bir kabul vardır arkadaşlıkta, anlaşılma duygusunun getirdiği. Eleştiriler ve öğütler yoktur bu ilişkide. Bu nedenledir ki, ergen aileyi değersizleştirirken arkadaşlarını yüceltme ihtiyacı içerisindedir.

Ergen ve sınırları

Ergen, tüm bu değişimler sırasında kendim yemden tanımlamaya çalışırken, sınırlarım da yeni baştan çizmeye çalışır. Bu dönem özgürlük ihtiyacı o kadar yoğundur ki, otoriteyi temsil eden her şeyle savaş halindedir. Bu savaşa rağmen kendini güvende hissedebilmesi için sınırlara ihtiyacı vardır. Herkes büyük bir eve sahip olmak isteyebilir ama hiç kimse duvarsız bir ev istemez, duvarlar koruyucudur çünkü. Dışarıdaki tehlikelerden uzak olduğunuzu, güvendiğiniz, sevdiğiniz insanlara bir zarar gelmeyeceğini hissettirir. Bunun içindir ki ergen kendi alanını geniş tutmaya çalışsa da o alanın çevrelenmesi onu daha korunaklı bir ortamda hissettirecektir.

Siz de ergen olmuş muydunuz?

Evet, bugünün ebeveynleri olarak sizler de bir zamanlar kendi ailelerinizin ergenleriydiniz. Bazen bu soruyu sorarız kendi kendimize, biz de ergen olduk mu? Ya da bizim zamanımızda ergenlik böyle miydi? Böyle mi yaşamıştık biz de ergenliğimizi?

Çocuklarımızınkine benzer sorunlarla karşılaşmış mıydık? Üzerine bu kadar konuşulmuş muydu ergenliğimizin? Bizi bu kadar çok anlamaya çalışan, "ergenliğimizle" bu kadar çok ilgilenen ebeveynler ya da yetişkinler var mıydı çevremizde?

Ergenlik geçmişten günümüze her zaman vardı aslında, çünkü ergenlik gelişimsel bir dönemdir aynı zamanda. Ancak ergenliğin yaşanma şekli, ergene yaklaşılma biçimi kültürden kültüre, toplumdan topluma, zamandan zamana değişiklik gösterir. Tüm bu değişkenler bizim ergenliğe bakış açımızı, ergenliği ele alış biçimimizi değiştirir çünkü. Belki de günümüz ebeveynleri tam da ergen olamayan (ya da oldurulamayan...) bir gençliktiler.

Ergenliğin ne demek olduğunu bilmemek, onu yalnızca söz ettiğimiz fiziksel değişimlerle bir tutmak, aslında ergenliğin tam olarak farkında olamamak, dönem özellikleriyle ilgili birçok şeyden bihaber olmak, etkili anne babalığın doğaçlama şekilde ilerlemesi... Bir dönemin "ergen" olduğunu hiçbir zaman hissedememesinin altında yatan nedenler bunlar belki de...

Ancak sonraları, aile yapıları başta olmak üzere toplumsal hayatta yaşanan her türlü değişimle birlikte ergenlerin ergenliği, yaşayışları, ebeveynle-rin bu duruma yaklaşımları da değişmeye başladı.

Geniş aileler yerini çekirdek ailelere bıraktı. Bununla birlikte çocuk bakımı, çocuğa yaklaşım da değişti. Çocuk bakımında annenin sorumluluğu çocuğa ayırdığı ilgi ve zaman modern toplumda annenin iş hayatında daha aktif bir yer almasına bağlı olarak bakıcılara ya da çeşitli kurumlara geçmiş oldu. Modem şehir hayatında ailelerin küçülmesi, sosyal bağların zayıflamasına, komşuluk, akrabalık, arkadaşlık ilişkilerinin yoğunluğunu ve önemini kaybetmesine ve bazı değerlerin içinin boşalmasına yol açtı.

Gelişen teknoloji de yasanım her alanını olduğu gibi çocukların gelişim süreçlerini de etkiledi. Çocuklarımız televizyonun, bilgisayarın, internetin ve mobil telefonların bombardımanı altında, her tür etkiye açık ve savunmasız kaldılar... Teknolojinin bu kadar hızlı gelişmesiyle iletişim ve bilgiye erişim; büyük kolaylık, akışkanlık ve esneklik kazandı. Mesafeler, fiziksel engeller ve sınırlamalar büyük ölçüde ortadan kalktı. Uzaklar yakın, özel alanlar kamusal, mahremler aleni olurken, aile yaşamı ve sosyal paylaşımlar da yerini yavaş yavaş bireysel yaşantıya ve hatta o da git gide yalnızlığa bıraktı... Tüm bunlarla birlikte ergenlik daha zor, daha karmaşık, daha riskli ve üzerine daha çok konuşulan bir dönem haline geldi belki de... Yani hiç birimiz ergenliği yeni keşfetmedik aslında...

Bu süreci yaşayanlar da ilk kez bizim çocuklarımız değil. Ama şu da bir gerçek ki, günün değişen koşullarıyla ergenlik de pek çok şey gibi kendi içinde farklılaşarak daha çok önem kazandı.

Sonsöz...

Ergenlikle birlikte yalnızca ergen olan çocuğumuz değil tüm aile bir sürecin içinden geçer. Bu süreç ergenin kendini yeni baştan var etme çabası, ebeveynlerin buna tanıklığı ve değişen ilişkiler çevresinde herkesin kendini yeni baştan konumlandırdığı bir süreçtir.

Pek çok şey değişir bu dönemde, bu değişime karşı çıkmak imkânsız ancak ayak uydurmak da bir o kadar zordur... Çünkü her öykü gibi her ergen de farklıdır birbirinden. Ortak öğeler olsa da her ergen kendi öyküsünü kendisi yazar. Hataların, güvensizliğin, korkuların, öğünmelerin, zaferlerin, kayıpların, korunmasızlığın, endişenin izleri vardır bu öykülerde... Ve şarkıda da geçtiği gibi hepsi "küçük bir iz bırakmak için didinirler" ama hepsi yetişkin olma yolunda yavaş yavaş ilerleyen küçüklerdir, daha çok küçükler..."

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Çocuklarda Fazla Kiloya Dikkat

Obezite vücutta artmış yağ kitlesini ifade eder.

+ Devamı

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top