Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."

Diğerleri ile ilişki kurma insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Maslow' un ihtiyaçlar hiyerarşisinin ilk sırasında fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım), ikinci sırasında güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği), üçüncü sırasında ise aile olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık) bulunmaktadır.

İlk iki sıra hayatımıza devam edebilmemiz için olmazsa olmaz olanlardır. Ait olma ise hayatın kalitesini, insanın mutluluğunu belirler. Yalnızlığı gidermenin yanında neşe ve keyif kaynağıdır.

İlk ilişkimizi bebeklikte bize bakım veren kişi ile kurarız. Çoğunlukla bu kişi annedir Anne ile kurulan ilişki ileride kuracağımız tüm ilişkilerin temelini oluşturur. Bebeklikte anneyle güvenIi bir kurma ihtiyacımız vardır.

Anne bize gerekli bakımı ve sevgiyi verirse bu bağ kurulur. Eğer bu bağı kura bilirsek diğer insanlarla olan ilişkilerimizde de daha iyimser olur ve dış dünyaya karşı daha cesaretli oluruz.

İkinci olarak bağımsızlık, başarı, kendini kontrol ve kendine saygının temeli atılır. Çocuk ilk defa başarmayı, annenin yardımı olmadan bir şeyler yapabilmeyi öğrenir. İlk adımlarını atar, ilk kelimelerini öğrenerek iletişim kurar.

Bu şekilde bağımsız hareket edebileceğini, tek başına başarılı olabileceğini hisseder ve kendine saygı duyar. Bu dönemde sınırlandırılan, başarısız olan çocuk bu duygular yerine başkasına bağımlı olma, kendin den şüphe etme duyguları geliştirir.

Üçüncü olarak artık çocuk konuşa bilmekte ve yürüyebilmekte olduğundan diğer insanlarla çok rahat ilişki kurabilir. Bu genellikle oyun oynayarak olur. Hareket kabiliyeti çok arttığından koşmayı, yürümeyi, zıplamayı, oyun oynamayı çok sever. Merak duygusu çok artmıştır ve çocuğu sınırlandırmadan bunları özgürce yaşamasına izin verirsek girişken bir çocuk olur. Ama yaptıklarından dolayı azarlanırsa suçluluk hisseder ve içine kapanır.

Bu üç aşama ileride kuracağımız her ilişkinin temelini oluşturur. Aile, arkadaşlar, dostlar, iş çevresi, akrabalar ve sevgililerle kurulan her yakın ilişkide bunların yansımalarını yaşarız. Bu dönemlerde yeterime sevilmediğini, onaylanmadığını hisseden, ebeveynleriyle iç içe bir dışkısı olan ya da duygusal olarak yoksun hissetmiş kişiler daha sonraki ilişkilerinde kaygı yaşamaya eğilimli olabilirler.

Kendine güvensizlik, aşırı bağlanma ya da bağlanamama, başarı korkusu, çekingenlik, suçluluk duyguları çoğu zaman ilişkilerimize ve bize zarar vermektedir.

Kişi, beğenilmediğini, sevilmediğini ve onaylanmadığını hissedebilir ve hayatındaki önemli kişileri kaybedeceği korkusunu yaşamaya başlayabilir. Bu kaygı ve korkular, temasın kalitesini daha da bozup ilişkileri daha kotu bir noktaya getirebilir. Kişi kaybetme korkusuyla ötekine daha fazla yakın olmaya çalışma, güvensizlik, ötekinin davranışlarını ve hayatını kontrol etmeye çalışma gibi davranışlar gösterebilir. Kaygıyı gidermek için yapıtın bütün bu davranışlar sorunun daha da kötüleşmesine ve kaygının sürmesine neden olur.

iliskilerde kaygi 2

İlişkilerimizde kaygı yaratan diğer unsur ise yaşadığımız kötü deneyimlerdir. Bu deneyimleri bu kural gibi kabul edip başımıza gelme ihtimali üzerine çok yoğunlaşabiliriz. Karşımızdakinin zihnini okumaya başlarız. Mesela arkadaşımız bizi aramıyordur ve paniğe kapılıp bizi artık sevmediğini düşünürüz. Bunun sonucunda onun üzerine aşırı düşebilir, ona kızabilir, kendimizi uzaklaştırabiliriz. Oysa o ara çok yoğun olabilir, uğraşmakta olduğu bu sorunu olabilir, yalnız kalmaya ihtiyacı olabilir Bu bizi sevmediği anlamına gelmez. Onun zihnini okumaktansa gidip konuşmak en sağlıklısıdır.

İnsanın insana her zaman ihtiyacı vardır Sağlıklı ilişki kaliteli ve mutlu yaşamı akabinde getirir. Geçmişten getirdiğimiz olumsuz deneyimlerle ilişkilerimizi bozmak yerine üzerine biraz daha düşünelim ve sağlıklı ilişkiler kurmaya çalışalım İnsan insanın kurdu değil yurdudur.

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Çocuklarda İnatlaşma

Çocuğunuzun son zamanlarda her söylediğinize "Hayır"

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top