Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."
Çizgi Filmlerin Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Televizyonun hayatımızın önemli bir parçası olduğu yadsınamaz bir gerçek. Hem görsel hem de işitsel açıdan dikkat çeken bu renkli iletişim kutusundan çocukların da etkilenmemesi mümkün değil.

Televizyon ve çocuk arasındaki ilişki, bebeğin 1-1,5 yaşını doldurmasından sonra başlar. Bu dönemlerde bebekler, reklamlar ve müzik/klip yayınları gibi seslerin tonunun aniden değişebildiği, görsel açıdan hareketli şeylere başlarını çevirip bakmaya başlarlar. Ancak bu bakış, bebeğin televizyona sadece çok kısa bir süre dikkatinden ibarettir. 2-2,5 yaşlarında, çocuğun artık konuşmaya başlaması, zihinsel, duygusal ve sosyal işlevlerinin de gelişmesi ile birlikte, televizyon da daha fazla anlam kazanır. Ve artık bu çocuklar kısa süreli çizgi filmleri izlemeye başlarlar.

Tam da bu dönemlerde anneler televizyonu, özellikle çizgi filmleri çocuklarına yemek yedirmeyi kolaylaştıran, kendileri ev işleri ile uğraşırken çocuklarının usluca oturmasını sağlayan, yardımcı bir araç olarak görmeye başlarlar. "Aaa bak, Caillou nasıl güzel yemeğini bitirdi; hadi sen de aç ağzını, sonra biz de seninle parka gideceğiz" gibi cümleleri küçük yaşlarda çocuk olan her evde duymamız mümkündür. 2-3 yaşlarından itibaren çocuğun taklit yeteneği ve sembolik oyun dediğimiz "-mış, -miş gibi" (örneğin, oyuncak bir aslana canlı bir hayvanmış gibi bir rol verme ve onu konuşturma) o-yun oynama yeteneğinin de gelişmesi ile birlikte çizgi filmler ve kahraman karakterler onlar için daha da önemli olmaya başlar.

"Anne biliyor musun uzaylılar dünyamıza saldırdığında ben ve arkadaşlarım özel güçlerimizle onları yenebilir, sizi kurtarabiliriz...", "Odama giremezsin abla! Kapıyı açtığın anda sana kollarımdan çıkan ışınları gönderirim ve hemen yere düşersin." Bu cümleleri hayal dünyaları oldukça geniş olan 3-4 yaş çocuklarından duyabiliriz. Onlar, hayal ile gerçeği henüz yeni yeni ayırt etmeye başlamışlardır.

Masallar dinlemeye, hayali hikâyeler anlatmaya bayılırlar. Bu hikâyelerinde en çok sevdikleri şeyler-den biri de, kendilerini izledikleri çizgi film kahramanlarının yerine koymak ve onlar gibi davranmak-tır. Hatta bu kahramanların kıyafetleri, kalemleri, yastıkları vs. şeyler satın alınmaya başlanır ve onlarla daha da bütünleşirler.

Kimdir bu kahramanlar?

Günümüz çizgi filmleri daha çok, dünyanın dışından farklı gezegenlerden gelen, uzaylılar olarak bilinen "kötüler" ve dünyayı, insanlığı kurtarmaya çalışan iyi ve süper güçlü çocuk ya da bir grup çocuktan oluşuyor.

Çoğunlukla erkek çocukların sıklıkla izlediği bu çizgi filmlerdeki kahramanlar sahip oldukları bazı nesneler sayesinde bir takım üstün güç İle donatılmış oluyorlar ve "savaşçı" rolünü üstleniyorlar. Aynı şekil-de yine sihir ve üstün yeteneklere sahip bir grup peri kızın, kötülere karşı savaştığı ve kazandığı çizgi filmler de kız çocuklar arasında oldukça sevilenler arasında. Bunlar dışında savaşın, silahı n ya da özel güçlerin yer almadığı, günlük yaşamın ve sosyal paylaşımların anlatıldığı şirin bir ailenin vc sevimli bir çocuğun hikâyesini konu eden bir çizgi dizi de en beğenilenlerden.

Hayal ile Gerçek

İlk çocukluk dönemi olarak bilinen 2-6 yaş arası çocuklarda dil, zihinsel ve sosyal gelişim alanlarında çok büyük ilerlemeler gösterilir. Çocuk bağımsızlık ve özerkliğe girerek anne ve babadan ayrı aktivitelerde bulunmaya başlar. 8u dönemde düşünce yapıları simgesel olur ve daha karmaşık oyun etkinlikleri keşfetmek isterler.

Çocuklar çizgi film karakterleriyle özdeşleşip oyunlar kurarak kendilerine ait, özel bîr dünya oluştururlar. Bu sayede, hem eğlenirler, hem de gerçek davranıştan kaynaklanabilecek tehlikelerle karşılaşmaksızın bazı davranışları ve farklı rolleri deneyimleme fırsatı bulurlar: "Hadi motosikletlerimizi uçuruma doğru sürelim", "Sen kötü adam ol, ben de polis..." Aynı zamanda gerçek hayatla belki de tam olarak ortaya koyamadıkları sevgi, öfke, korku, pişmanlık, güçsüzlük vb. yoğun duyguları, sevdikleri o kahramanın rolüne geçerek dışarıya yansıtma ve rahatlama fırsatı bulurlar. Farklı rollere girmek, 2-3 kişiyi aynı anda konuşturarak oynatmak, ses tonu ve bakışları değiştirmek tabiiki öğrenmeyi, hayal gücünü ve üreticiliği geliştirmek adına çocuğa pek çok şey kazandırır. Bu sırada ebeveynlerin, özellikle 2-4 yaşları arası, hayal ile gerçeğin henüz tam anlamıyla ayırımını yapmamış olan çocuklarına sürekli gerçeklerden bahsederek onların hayal gücünü ezmemesi önemlidir. Sonuç olarak, doğal hayatın akışı ve günlük sohbetler ile birlikte onlar da büyüdükçe bu ayırımı zaten yapmaya başlayacaklardır.

Peki, olumsuz etkileri yok mu?

Çocuğun yaşı, zihinsel ve sosyal gelişim düzeyi çizgi filmlerden olumlu ya da olumsuz yönde etkilenmesinde önemli bir etkendir. Örneğin, henüz çok küçük, muhakeme ve yargılama yeteneği henüz gelişmemiş bir çocuğun savaş, yok etme, uçma vb. sahneleri olan çizgi filmleri izlemesi onu olumsuz yönde etkileyebilir.

Gerçek hayatta da benzer davranışları deneyip hem kendine hem de çevresindekilere zarar verebilir. Bunun yanı sıra, evde olduğu müddetçe zamanının çoğunu televizyon karşısında ve bu çizgi filmleri seyrederek geçiren bazı çocuklarda bu kahramanlar bir tutku haline gelebilir. Güncel hayattaki günlük konuşmalardan uzaklaşıp ev içerisinde ve okulda sürekli bu role bürünerek dolaşabilirler. Dolayısıyla, bu çocuklar hem adaptasyon sorunu yaşayabilirler hem

de bu tutumları çevre ife olan iletişimlerine engel oluşturur. Her zaman yenen, hep kazanan kahramanların rolleri ile Özdeşleşmek bazı çocuklarda "tüm güçlülüğün" gelişmesine yani "En güçlü benim", "Her zaman ben kazanırım" gibi sürekli yeterli ve güçlü olma duygusunun gelişmesine sebep olabilir. Ancak, gerçek hayatta bu "tüm güçlülük" sergilenemeyeceğinden öfke, kızgınlık, hayal kırıklığı gibi duygular da kaçınılmaz olur.

Eğer, çocukta abartı olarak kabul edilebilecek bu tutum ve davranışlar gözlemleniyorsa, onu bu fazlaca daldığı belki de sığındığı hayal dünyasının içinden çıkarmak gerekir. Annenin veya babanın çocuklarıyla kısa süreli de olsa "kaliteli zaman" ayırması çok önemlidir. Bunun içinde kısa süreli de olsa, o an uğraşılan işleri uzaklaşılarak (yemek yapma, tv izleme, gazete okuma vb.) sadece çocuğun istediği şeyle birlikte oynamak, sadece ona odaklanmak, onu dinlemek ve anlamaya çalışmak yeterli olacaktır.

Tüm bunlarla birlikte, bazı televizyon programlarında da olduğu gibi, çocukların çizgi filmlerdeki şiddet içerikli sahnelerden etkilendiği de unutulmamalıdır. Sürekli şiddet ve saldırganlık izleyen çocuklarda çevreye karşı agresyon ve öfkenin arttığı bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmıştır.

AİLELER NELER YAPABİLİR?

0-3 yaş çocuklarını mümkün olduğunca televizyondan uzak tutmak oldukça önemlidir. Özellikle ilk iki yıl televizyonun çocuğun dil, zihinsel ve sosyal gelişimine olumsuz etkileri (konuşmama, sosyal iletişimde kopukluk gibi) olduğu görülmektedir.

3 yaşından itibaren eğitici ve öğretici programlara günde 1 saat gibi bir sınırlama getirilebilir.

Çizgi filmler aileler tarafından izlenip içeriği ve konusu çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun olanlar çocuğa izlettirilebilir.

Filmlerde geçen saldırgan ya da uygun olmayan bazı davranışlar üzerine çocuklarla konuşulabilir. Alternatif çözüm önerileri geliştirmesinde çocuğa yardımcı olunabilir. "Daha farklı nasıl davranabilirdik?"

Okul çağı çocuklarında televizyon, ödevler bittikten ya da ders çalışıldıktan sonra gelen bir Ödül olmalıdır.

Televizyon çoğunlukla yapacak başka bir şey olmadığında başvurulan bir keyif aracı olduğundan, çocuğun farklı aktivitelere katılmasına yardımcı olmak, farklı uğraş ve hobiler geliştirmesini sağlamak önemlidir (spor aktivitesi, kitap okumak, birlikte oyun oynamak, koleksiyon yapmak vb.)

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Çocuklarda Fazla Kiloya Dikkat

Obezite vücutta artmış yağ kitlesini ifade eder.

+ Devamı

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top