Haberler :
"İçerdeki Çocuklara" Anaokulu -- "Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak ..."
Anaokulu Döneminde Konuşma Yeteneği -- "Ana kucağından ilk defa ayrılmak, yeni ve bilmediği bir ortama uyum ..."
Anne, Baba ve Çocuklar Akıllı Telefon ve Tablet Uygulamasında Buluşuyor -- "Android ve iOS işletim sistemli akıllı telefon ve tablet ..."
Anneler Gününün Tarihçesi -- "Anneler günü, bizleri dokuz ay karnında taşıyan ve belki de ölene ..."
Devletten Yeni Kürtaj Kararı! -- "Tür­ki­ye­’de ya­sak­la­nıp ..."
Dikkat! Bebeğiniz Beyin Felci Olmasın -- "Beyin felci; anne karnında, doğumda veya doğumdan sonraki erken ..."
Eşten Organ Nakline İki Yıl Evlilik Şartı -- "Sağlık Bakanlığı, eşler arasında organ nakli için en az iki yıl ..."
Hasta Haklarınızı ve Sorumluluklarınızı Biliyor musunuz? -- "Hasta hakları, esas olarak insan hak ve değerlerinin sağlık ..."
Okula Başlamadan Okuma Öğrenmeli mi? -- "Okullarda her yıl daha da artan rekabet, sınavlar erken yaşta okumaya ..."
Türkiye'nin İlk Kadın Kariyer Sitesi -- "Ev ekonomisine katkıda bulunmak ve kendi ayakları üzerinde durmak ..."

Grip, influenza dediğimiz virüsün neden olduğu, solunum yoluyla insan vücuduna girerek özellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbahar ba­şında salgınlar yapan bir infeksiyon hastalığıdır. Nezle ile grip karıştırılmamalıdır. Nezle, diğer ismiyle soğuk algınlığı, nezle virüslerinin yaptığı, sürekli burun akıntısı, hapşırma, öksürme, gözlerde, boğazda yanma hissiyle seyreden, genellikle ateşsiz bir üst solunum yolu infeksiyonudur.

Hastalık 3-7 günde kendiliğinden düzelmekte, genellikle ayakta geçirilmektedir. Halbuki grip, hastayı yatağa düşürecek şiddette şikayetlerle seyreder. Bu şikayetler, 400C'ye varan yüksek ateş, genel vücut kırgınlığı, şiddetli bel, eklem ve kas ağrıları, baş ağrı­sı ve aşırı halsizliktir.

Grip de nezle gibi, hasta kişi­lerin bulunduğu ortamlarda, hap­şırma ve öksürme yoluyla ve virüs bulaşmış ellerle temas (örneğin tokalaşma) sonrasında kolaylıkla bu­laşır. Yatak istirahati ve ortaya çıkan şikâyetleri azaltmaya yönelik destekleyici tedaviler yanında gerekli görülmesi durumunda komplikasyonlara yönelik tedaviler verilir.

Grip için geliştirilmiş ve kulla­nılan grip aşıları mevcuttur. Grip aşısı inaktive (ölü) bir aşıdır ve her yıl tek doz olarak uygulanması önerilmektedir. Grip aşısının her yıl tek doz olarak uygulanmasının önerilmesinin nedeni grip virüsünün (influenza virüsü) hemen her yıl genetik yapısını değiştirmesi ve farklı bir virüs olarak ortaya çıkmasıdır. Gelişmiş ülkeler grip aşısını genellikle programlarına almış ve vatandaşlarına ücretsiz olarak sunmaktadırlar. Ülkemizde grip aşısı rutin olarak yapılmamaktadır, ancak aşı özellikle risk altındaki grup­lara önerilmektedir.

Grip aşısı, özellikle hastalığa yakalanma ve sonrasında oluşabilecek hastalıklar yönünden risk ta­şıyan yüksek risk grubu dediğimiz kişilere faydalıdır. Aşı, bir önceki senede en sık karşılaşılan virüs tipine karşı. Dünya Sağlık Örgütü'nün önerileri doğrultusunda hazırlanmaktadır. Her yıl Ekim-Kasım aylarında tek doz şeklinde yapılmalıdır.

Aşı ile koruyuculuk sağlıklı kişilerde %80'lere varmaktadır; yaş ilerledikçe koruyuculuk %50-60'lara inmekle birlikte hastalığın hafif geçirilmesi sağlanmaktadır. Aşının yararlı olması için salgın başlamadan önce yapılması gerekmek­tedir.

Grip aşısı, genel olarak 65 yaş ve üzerindeki bireylerle, grip son­rası hastalık riski olan herkese, 6 aylık bebeklikten itibaren yapılma­lıdır. Çünkü ağır seyirli hastalık nedeniyle işgücü kaybı ve dolayısıyla ekonomik kayıp olmakta, hatta özellikle risk gruplarında ölümle karşılaşabilmektedir. Aşı yapılması gereken bu yüksek risk grupları şunlardır:

1. 65 yaş ve üstündeki kişiler (özellikle bakımevlerinde kalanlar)

2. Kronik hastalığı olan kişiler: Kronik kalp, akciğer (astımlılar dahil), karaciğer, böbrek hastalığı, şeker hastalığı ve diğer endokrin sistemi hastalığı olanlar

3. Kronik hastalık dışında bağışıklık sistemleri zayıflamış olan kişiler: Kanserli-lösemili kişiler, ba­ğışıklık sistemi hastalığı olanlar, organ ve kemik iliği nakli yapılan ki­şiler

4. Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve gençler.

Ayrıca risk grubundaki kişilere grip bulaştırabilecek sağlıklı kişilerin de (örneğin hastanelerde yo­ğun bakım, yenidoğan, nakil, bağışıklığı zayıf hastaların bakıldığı bölümlerde çalışan doktor, hemşire, hastabakıcılar; kreş ve huzurevleri çalışanları; birlikte yaşayan aile bireyleri...) aşılanması önerilmektedir. Hamile kadınların da, gripten korunmak için gerekli önlemleri alması gerektiğine işaret eden uzmanlar, hamilelik sırasında bulaşan gribin, bebekte ve anne adayında çeşitli komplikasyonlara neden olduğuna işaret ediyor. İlk 3 ayından sonra tüm hamilelere grip aşısı öneren uzmanlar, 6 ayından itiba­ren bütün bebeklere de grip aşısı yaptırılması gerektiğini kaydediyor.

Aşı, embriyonlu yumurta kesesinden elde edildiğinden dolayı yumurta allerjisi olanlar kullanmama­lıdır. Aşı sonrası nadiren, hafif ge­çen, nezle benzeri bir tablo oluşabilir. Aşı yerinde kızarıklık, ısı artışı, hafif ateş, kas ağrıları, kırıklık hissi olabilir, bu semptomlar 1-2 günde düzelir. Ateşli hastalığı olanlara, iyileştikten sonra aşı önerilir. Aşı gebe kadınlara 3. aydan sonra ve yeni doğan dönemi bebeklerine yapı­labilir. AİDS hastalarına da aşı yapı­labilir.

Grip aşısı olan kişi sadece gribe karşı ve ancak belli oranda korunur. Aşının bağışıklık oluşturma­dığı kimselerde ve grip dışındaki diğer solunum yolu hastalıklarında genel korunma tedbirlerine dikkat edilmelidir. Solunum yolu hastalıklarının (grip, nezle, soğuk algınlığı vb) topluma yayılmasında sağlamlardan çok hasta olanların daha dikkatli ve sorumlu davranması ge­rekir. Hastalar en azından hastalıkları tamamen düzelene kadar başkalarıyla öpüşmemeli, kucaklaşmamalı ve hatta tokalaşmamalıdır (virüs yıkanmamış elde de bulunur). Ayrıca yine hastalar ağız ve burunlarıyla temas ettiklerinde, öksürük hapşırık nedeniyle ellerine sekresyonları bulaştığında ellerini yıkamadan başkalarının kullandığı telefon gibi ortak gereçlere temas etmemelidirler.

Hastalar ilk 3-4 gün zorunlu olmadıkları durumlarda si­nema, okul, işyeri, metro, otobüs gibi kalabalık ortamlara girmemeli, evlerinde istirahat etmeli, mutlaka gerekiyorsa başkalarına bulaştır­mamak için maske ile sokağa çıkmalıdırlar. Korunmak için sonbahar-kış aylarında uygun giyim ve beslenmeye dikkat edilmeli, kalın-yünlü sıcak giysiler kullanılmalı, terli kalınmamalı, bol sebze meyve tüketilmeli; vücut direncini düşüren aşırı yorgunluk, alkol, sigara, az ve düzensiz uyku, düzensiz ve tek yönlü beslenme gibi etkenler­den uzak durulmalıdır.

loading...
loading...

Çocuklar İçin

Çocuklarda Fazla Kiloya Dikkat

Obezite vücutta artmış yağ kitlesini ifade eder.

+ Devamı

Kardeşler Neden Anlaşamıyor?

Evinizin neşe kaynağı çocuğunuzu bir kardeş vermek

+ Devamı

Çocuklarla Empati Odaklı İletişim Kurma

Ebeveynler çocukların dünyasında en önemli

+ Devamı

Küçük Çocuklarda Anneden Ayrılma

Anneleri tuvalete girdiğinde bile kapının önünde durup

+ Devamı

Hafta Hafta Gebelik

loading...

Bebek İsimleri ve Anlamları

A B C Ç D E F
G H I İ J K L
M N O Ö P R S
Ş T U V V Y Z

mobil veri kurtarma

anne olmaya hazirmisiniz 1

loading...

ünlülerin güzellik sırları

tüp bebek uygulamaları

En meşhur diyetler

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Olive Sienna Teal Dark_blue
Background Color
Text Color
Select menu
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Direction
Scroll to top